9/10
·284 syf.··
Beğendi
·
2026 43. kitabı
Teknoloji hayatımıza o kadar hızlı, o kadar agresif bir geçiş yaptı ki... Peki, bu kusursuz sistemlerin, insansız hava araçlarının ve plazaların soğuk duvarları arasında "insan" nerede kalıyor? Son zamanlarda beni hem en çok cezbeden hem de içten içe en çok ürküten kitaplardan biri oldu Çıban. Bilimkurgu ve distopya türünü seven biri olarak, özellikle IHA-1 ve IHA-2 ehliyet sahibi biri olan ben, İHA (Vortex) projesini geliştiren Serdar’ın dünyasına adım attığım an hikayenin içine çekildim. Ama bu sadece teknik bir bilimkurgu değil; insan ruhunun mekanikleşmeyle savaşı. Okurken yer yer öyle anlar oldu ki, kendimi Serdar ile bütünleşmiş, onun hissettiği o çaresiz kaybolmuşluk hissini kendi içimde duyar gibi buldum. Bir yanda teknolojinin büyüleyiciliğini sevip onu kucaklamak isterken, diğer yanda "Acaba ne olacak?" sorusunun getirdiği o git-geller... Sistemin kusursuzluğu arttıkça, insan zihninin ne kadar kırılganlaştığını görmek beni gerçekten ürpertti. Hem çekindiğim hem de elimden bırakamadığım, modern dünyanın getirdiği o tekinsiz yalnızlığı iliklerine kadar hissettiren bir ilk roman olmuş. Peki Siz teknolojinin bu kadar hızlı ilerlemesinden korkuyor musunuz, yoksa heyecan duyanlardan mısınız? Yorumlarda buluşalım!
ÇıbanFurkan Emre Aynur · Tilki Kitap · 202680 okunma
Yaşamak, bazen bir günlüğün arasında kaybolmaktır.
Puan vermedi·220 syf.··
2026 73. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 20:18
Cahit Zarifoğlu denildiğinde çoğu okurun aklına şiirleri gelir. Benim için ise onunla tanışma noktası, Yaşamak kitabı oldu. Her ne kadar zaman zaman şiirlerini okusamda.Fakat itiraf etmeliyim ki bu tanışma, beklediğim kadar güçlü bir iz bırakmadı. Yaşamak kitabı, klasik anlamda bir roman ya da anı kitabı değil. Daha çok yazarın iç dünyasına açılan, düşüncelerini, gözlemlerini ve ruh hâllerini satır satır kaydettiği bir günlük niteliğinde. Bu yüzden kitabı okurken bir hikâyenin peşinden gitmekten çok, bir insanın zihninde dolaşıyormuş hissine kapılıyorsunuz. Normalde varoluş üzerine düşünmeyi, insanın kendini sorgulayan yanına dokunan eserleri okumayı severim. Ancak bu kitapta karşılaştığım dünya, alışık olduğum varoluşsal metinlerden biraz farklıydı. Cahit Zarifoğlu 'nun düşünce akışı zaman zaman derin ve etkileyici olsa da, bazı bölümlerde metnin içine girmekte zorlandım. Hatta kitabı okurken sıkıldığım anlar da olmadı değil. Çünkü eser, okurundan sürekli dikkat ve sabır isteyen bir yapıya sahip. Ve ben çok sabırlı sayılmam.Kitap beni hemen sarıp sarmalamalı:)) Bununla birlikte kitap, yazarın ruh dünyasını yakından tanımak isteyenler için oldukça kıymetli. Bazı cümleler var ki insanın zihninde uzun süre yankılanıyor. Hayata, inanca, insana ve zamana dair yaptığı gözlemler, onun ne kadar hassas bir kaleme sahip olduğunu gösteriyor. Belki de Yaşamak kitabı, doğru zamanda okunması gereken kitaplardan biri ve benim doğru zamanıma denk gelmedi sanırsam. Benim okurluk yolculuğumda beklediğim etkiyi bırakmadı; fakat yine de bir yazarın iç sesine bu kadar yakından tanıklık etmek farklı bir deneyimdi. Bazı kitaplar bizi içine alır, bazıları ise uzaktan bakmayı seçer. Yaşamak, benim için ikinci grupta kalan; sayfalarını kapattığımda saygı duyduğum ama kalbimde derin bir yer edinemeyen bir
YaşamakCahit Zarifoğlu · Beyan Yayınları · 202011,2bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
10/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2026 12. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 22:28
Matt Haig'in inanılmaz bir kalemi var; bir anda kendinizi kitabın içinde buluyorsunuz. Bu kitap Gece Yarısı Kütüphanesi'in devamı değil, bilakis öldükten sonra hayatınızı tekrardan izlediğiniz bir kitap. Zor günler, zor anlar, hiç bitmeyecekmiş gibi gelen ve "Ne zaman bitecek?" diye beklediğimiz o anlar, geçmişe baktığımızda saniyeler kadar az geliyor. Zaman geçmişte ya da gelecekte değil; zaman şimdi, şu anda. Gece Yarısı Kütüphanesi bana hayatımı sevmeyi, öfkelerimi sakinleştirmeyi ve kırgınlıklarımı affetmeyi öğretmişti. Hayatta ne zaman "Keşke şöyle olsaydı," desem aklıma hep Nora Seed gelirdi. Artık zamanın kıymetini bilmemi sağlayan bir kişi daha var: Wilbur Budd. Teşekkürler #y:13269.
Gece Yarısı TreniMatt Haig · Domingo Yayınevi · 2026174 okunma
10/10
·128 syf.··
2026 26. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 16:12
İmam Gazali’nin Gökyüzüne Bakmanın Faydaları adlı eseri, insanı kâinatı tefekkür etmeye davet eden kısa ama yoğun bir düşünce kitabıdır. Kitapta Gazali, gökyüzü, yıldızlar, yeryüzü, denizler, hayvanlar ve insanın yaratılışı gibi varlıklardaki düzen ve hikmetleri ele alır. Ona göre gökyüzüne bakmak sadece bir manzara seyretmek değil, Allah’ın kudretini, sanatını ve yaratılıştaki mükemmel düzeni fark etmek için bir vesiledir. İnsan, kâinattaki bu uyumu düşündükçe imanını güçlendirir, şükür duygusu kazanır ve dünya hayatının geçiciliğini daha iyi anlar. Kitabın temel amacı okuyucuyu tefekküre, ibret almaya ve yaratılışın ardındaki hikmetleri görmeye yöneltmektir. Gökyüzüne ve kâinata dikkatle bakan kişi, yaratılıştaki kusursuz düzeni görerek Allah’ın varlığına, kudretine ve nimetlerine karşı daha derin bir bilinç geliştirir.
Gökyüzüne Bakmanın Faydalarıİmam Gazali · Nesil Yayınları · 20233,121 okunma
9/10
·632 syf.··
2026 76. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 21:53
"İnsanlık özgürlüğe kavuştuğunda gerçekten özgür mü olur, yoksa yeni efendiler mi yaratır?" Dune Sapkınları, Frank Herbert'in altı kitaplık destanının belki de en az konuşulan ama en önemli halkalarından biri. Tanrı İmparator Leto Atreides'in ölümünün ardından geçen yaklaşık bin beş yüz yıl boyunca insanlık, onun tasarladığı Altın Yol'un etkileri altında yaşamaya devam etmiştir. Ancak artık eski düzen sona ermiş, insanlık evrenin bilinmeyen bölgelerine doğru büyük bir göç gerçekleştirmiştir. Tarihe "Dağılım" olarak geçen bu olay, Dune evrenini geri dönülmez biçimde değiştirmiştir. Kitap, işte bu değişimin sonuçlarını anlatıyor. Dağılım'a katılan milyarlarca insanın torunları geri dönmeye başlamıştır. Ancak geri dönenler, ayrıldıkları insanlar değildir. Yeni kültürler, yeni teknolojiler, yeni düşünce biçimleri ve en önemlisi yeni güç odakları ortaya çıkmıştır. Bene Gesserit Kardeşliği, binlerce yıldır olduğu gibi olayları perde arkasından yönlendirmeye çalışsa da bu kez karşısında alışık olmadığı bir rakip vardır: Onurlu Analar. Onurlu Analar'ın sahneye çıkışıyla birlikte kitapta hissedilen tehdit duygusu giderek büyüyor. Frank Herbert onları yalnızca yeni bir düşman olarak tanıtmıyor; aynı zamanda Dağılım'ın insanlığı nasıl değiştirdiğinin bir yansıması olarak sunuyor. Onların yöntemleri, güç anlayışları ve evrene bakış açıları Bene Gesserit'in temsil ettiği her şeyle çatışıyor. Bu nedenle kitap boyunca yalnızca iki örgütün mücadelesini değil, iki farklı insanlık anlayışının savaşını okuyoruz. Romanın merkezindeki en önemli karakterlerden biri Sheeana. Genç yaşına rağmen kumsolucanlarını kontrol edebilme yeteneğine sahip olması onu yalnızca Arrakis için değil, tüm insanlık için önemli bir figür haline getiriyor. Leto Atreides'ten sonra kumsolucanları ve baharatın
1000Kitap
Dune SapkınlarıFrank Herbert · İthaki Yayınları · 20212,793 okunma
Puan vermedi
"Bazı yaralar görünmezdir; onları ancak satır aralarında hissedersiniz." Beyaz Leke, yalnızca romantik bir hikâye anlatmıyor; aynı zamanda insanların geçmişlerinden taşıdığı izleri, kırgınlıklarını ve iyileşme çabalarını da gözler önüne seriyor. Karakterlerin kusursuz olmaması, onları daha gerçek ve daha yakın hissettiriyor. Okurken zaman zaman sinirlendiğim, zaman zaman ise duygulandığım anlar oldu. Yazarın akıcı anlatımı sayesinde sayfalar hızla ilerliyor. Özellikle diyaloglar ve karakterlerin iç dünyasına yer verilmesi, hikâyeyle bağ kurmayı kolaylaştırıyor. Elbette bazı olaylar klasik gençlik romanı havası taşısa da, duyguların samimi aktarılması bu eksikliği büyük ölçüde kapatıyor. Bu kitabı bitirdiğimde aklımda kalan şey, herkesin içinde başkalarının göremediği bir "beyaz leke" taşıyabileceği düşüncesiydi. Kimileri bunu saklamayı seçerken, kimileri ise doğru insanlarla karşılaştığında iyileşmeye başlıyor. Eğer duygusal yönü güçlü, akıcı ve karakter gelişimine önem veren gençlik romanlarını seviyorsanız, Beyaz Leke'ye bir şans verebilirsiniz. Benim için keyifli ve düşündürücü bir okuma deneyimiydi. Puanım: 8,5/10.
Beyaz LekeAslı Arslan · İndigo Kitap · 20246,1bin okunma