“Hayattaki en büyük anlar bazen en küçük anlar oluyor.”
Sayfa 67 - Domingo·Kitabı okuyor
Beni anlar mısınız bilmiyorum ama, yandığım yere veda edemediğim için kül oluyorum...
Reklam
Deniz günlük hayatımın bir parçasıdır.
Ayaklarımı suya değdirir değdirmez denizin gözlerimi yakacak tuzlu bir sıvı; gövdemin en ücra köşesine pervasızca sokulacak yapışkan bir şey olduğunu aklımdan önce gövdem anlar. Tuzlu, biraz da pis suyun içine küçük adımlarla ilerlerken bir yandan da ayak parmaklarımın üzerinde yükselerek kendimi ondan korumaya çalışırım. Kafamla gövdemin ayrı merkezlerden emir aldığını böylece ürpererek hissederim.
Sayfa 42
Alıntı
“İnsan kendini bilmeye, etrafını saran boşluğu farkettiği an başlar. Adını koyamadığı bu boşluğa tırnaklarını geçirir. Onu eksiltemediğini, yok edemediğini anlayınca direnmekten vazgeçer ve çevresini eşyalarla , türlü uğraşlarla ve ilimle, sanatla doldurmaya çabalar. Bir süre sonra anlar ki bunca şeye rağmen başını döndüren boşluk aslında dışında değil , içindedir.”
Sayfa 145·Kitabı okudu
Oysa insan hayatında öyle anlar olur ki hepimiz kendi masumlarımızın zalimlerine dönüşebiliriz.
Sayfa 39·Kitabı okudu
Çoğunlukla ateşe dokunduğunda değil, eli yandığında anlar insan ateşle oynadığını
Reklam
Reklam