Anna butterfly

Kalanlar
Tanrı'ya güvendi; Tanrı da onu avuttu. Biri umudunu kesmedi, öteki ise kendini umutsuzluğa kaptırdı. İkisi de kendi yazgısını kendi seç­ti; böyle olunca da, yazgılarına katlanacaklardı.
Edebiyat
Reklam
Yalnız, ihanet ile şiddet iki ucu sivri oklara benzer; kullananları düşmanlarından be­ter yaralarlar."
Hayata Dair
seni bulamadığım bu uçurumun dibinde beni bırakma
Benim de bir tek duam var, dilim ku­ruyuncaya kadar durmadan bunu söyleyeceğim: Cathe­rine Eamshaw, ben yaşadıkça rahat yüzü görme! 'Beni sen öldürdün,' dedin, öyleyse peşimi bırakma! Öldürü­lenler, öldürenlerin peşini bırakmazlar. Yeryüzünde dola­şan hayaletler olduğunu sanıyorum, biliyorum bunu. Ya­nımdan hiç ayrılma! Hangi biçime girersen gir, beni çıl­dırt! Yalnız, içinde seni bulamadığım bu uçurumun di­binde beni bırakma! Of Tanrım! Anlatılamaz bu! Canım olmadan nasıl yaşarım! Ruhum olmadan nasıl yaşarım!"
Aşk
İnsan bazen, kendine de, başkalarına da acımak nedir bilmeyen kimselere de acıyor.
Hayata Dair
ölüm kalanlar içindir
"Hepimizden uzakta, çok uzakta ve hepimizin üzerinde! İster hala bu dünyada olsun, ister öbür dünyada, ruhu Tanrı'nın ya­nında huzur içindedir!"
O gece saat on ikide, Uğultulu Tepeler'de gördüğü­nüz Catherine dünyaya geldi. Yedi aylık cılız bir bebekti. İki saat sonra da anne, Heathcliff' in yokluğunu anlaya­cak yada Edgar'ı tanıyacak hale gelemeden öldü.