2/10
·%34 (89/256 syf.)·
Kitabı beğenmedim ama aslında oldukça "farklı" bir eser. Mesela ana karakterimiz Frank kötü bir karakter, küçücük yaşında üç kişinin ölümünden sorumlu. Babası onu varsaymak istemeyen biri, doğum kaydını bile yaptırmamış. Ama kitaptan bir mesaj çıkartabilmek için ekstra çaba harcanması gerekiyor gibi. O bunun alt mesajıydı, bu bunun benzetmesiydi filan gibi. Kitabı beğenmedim, karakterler itici, olaylar çok olaysız olarak anlatılıyor. Kitabı sevmedim, okuması çok zordu. Okunmuş olsun diye okunmuş bir kitap oldu benim için...
Edebiyat
Eşekarısı FabrikasıIain M. Banks · Koridor Yayınları · 20151,685 okunma
Puan vermedi·192 syf.··
2026 41. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 02 Haziran 2026 01:08
Yazarın daha önce Hamnet kitabını okuyup sevmiştik. Bu kitapta da ilk kitap gibi geçmiş ve günümüz şeklinde ilerliyor ancak yazar öyle bir ilerliyor ki ilk başlarda hangi dönemde olduğunuzu unuta bilirsiniz. Esmenin hikayesi beni etkiledi diye bilirim tek istediği kendi hayatını istediği gibi yaşamak olan Esme’nin başına gelmeyen kalmıyor doğrusu. Kendi ayakları üstünde durmak isteyen kadın okumak yazmak özgürce düşünmek istedikçe ailesi tarafdan baskılandı öyle ki en büyük kötülüğü dışarıdan değil yine en yakınından gördü. Bazı insanlar unutulmaz Esme de öyle bir karakter geçmişinin sırları açığa çıktıkça kadının toplumun beklentisine uymadığından dolayı başına gelenleri okumak içimi acıttı. Ben keyifle okudum sizlerin de okumasını öneririm.
Esme Lennox Nasıl Yok OlduMaggie O'Farrell · Domingo Yayınevi · 20243,066 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Hakikat
Puan vermedi·72 syf.··
2026 13. kitabı
Hakikat nedir, gerçek, yalnızlık,annelik ve insanın Umut etme ihtiyacı üzerine düşündürücü bir kitap. Sadece yaşayarak değil hayal ettiklerimizde var olduğumuzu gösterir. Gerçeklik bu kadar mükemmel olamaz dediğim yerde, bir hayali yaşamın ortasında buldum kendimi. Siyasi baskıyla, kıtlık bilincinin hakim olduğu ve beklide yok olmak korkusuyla alınan kararların insan bedenine kadar hüküm sürdüğü coğrafyada hakikati sorgulayacagımız bir hikaye . Bayan Mingin hayal dünyası,hümanist yapısıyla, Fransız iş adamının sorgulayıcı, herşeyde mantık arayan ,şüpheci dünyasında okuyucunun da yeniden varoluşunu sorguladığı güzel sade bir anlatım okurlarını bekliyor...
Bayan Ming'in Hiç Olmayan On ÇocuğuEric Emmanuel Schmitt · Doğan Kitap · 20257,5bin okunma
10/10
·293 syf.··
Beğendi
·
2026 8. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 19:02
Filmi herkesin abarttigi kadar begenmemistim ve o yüzden kitabı okudum. Iyiki de okumusum, kitapta duygular, keder, o kadar iyi islenmis ki. Ayrica filmde olmayan bircok sahneyi ve kafa karisikligimi giderdi. Kitapta bir kere bile William'in adi gecilmemesi (Agnes'in kocası, Hamnet'in babası) düşündürücü... Hamnet'e daha cok baglandim okuduktan sonra, filmi de kesinlikle tekrar izleyecegim. Ikinci partin yarisinda agladim, aglamadiysam da aglamamaya calistim ve Krobak dinleyerek cok iyi gidiyor!!
HamnetMaggie O'Farrell · Domingo Yayınevi · 20249,6bin okunma
Her haliyle kendisi kalmaya çalışan kadınlara…
9/10
·303 syf.··
2026 33. kitabı
Elif Şafak’ın Siyah Süt’ü diğer kitaplarından biraz farklı. Bir roman değil, daha çok yazarın kendi iç dünyasına açtığı bir pencere gibi. Bu yüzden okurken kurmaca karakterlerden çok gerçek duygularla karşılaşıyoruz. Kitabın merkezinde annelik var gibi görünse de ben kitabı yalnızca annelik üzerine yazılmış bir eser olarak görmedim. Bana göre asıl mesele, bir kadının hayatındaki farklı roller arasında denge kurmaya çalışması. Kadın olmak, eş olmak, anne olmak, üretmek, çalışmak, yazmak… Hepsini aynı anda taşımaya çalışırken insanın kendisine ne kadar yer kalıyor sorusu kitabın her satırında hissediliyor. Kitap boyunca Elif Şafak kendi içindeki farklı sesleri karakterleştirerek anlatıyor. Kimi zaman hırslı, kimi zaman kaygılı, kimi zaman eleştiren, kimi zaman koruyan bu sesler bana oldukça tanıdık geldi. Belki isimleri farklıdır ama sanırım çoğu kadının içinde buna benzer bir kalabalık yaşıyor. Siyah Süt’ü okurken en sevdiğim şey, yazarın kusursuz görünmeye çalışmaması oldu. Korkularını, çelişkilerini ve zorlandığı noktaları açıkça anlatıyor. Bu samimiyet kitabı daha etkileyici hâle getiriyor. Belki de bu kitabı okurken en çok dikkatimi çeken şey, anneliğin ne kadar büyük bir değişim olduğu kadar, insanın o değişimin içinde kendisini kaybetmekten duyduğu korkuydu. Çünkü bazen toplum kadınlardan her şeyi eksiksiz yapmalarını bekliyor. İyi anne olacak, iyi eş olacak, başarılı olacak, güçlü olacak… Ama insan her zaman bu kadar kusursuz olmak zorunda değil. Ben kitabı okurken bazı bölümlerde Elif Şafak’ı değil, çevremdeki birçok kadını gördüm. Hatta zaman zaman kendimden de parçalar buldum. Bu yüzden Siyah Süt benim için yalnızca bir yazarın annelik deneyimini anlattığı bir kitap olmadı. Bir kadının kendi kimliğini koruma çabasının hikâyesi olarak kaldı. Kitabı
Siyah SütElif Şafak · Doğan Kitap · 202411,3bin okunma
Ülker Abla
8/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2026 46. kitabı
·
30 saatte okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 23:41
Ülker Abla – Seray Şahiner Bazı kitaplar olaylarıyla değil, anlattığı hayatlarla etkiler. Ülker Abla da benim için tam olarak böyle bir kitaptı. Ülker’in çocukluğundan başlayıp hastane köşelerinde geçen yıllarına kadar uzanan hikâyesi insanın içini burkuyor. Yoksulluk, yalnızlık, sevgisizlik ve çaresizlik içinde geçen bir ömür… Okurken sık sık “Bir insan bu kadar yükü nasıl taşır?” diye düşündüm. Kitapta en çok etkilendiğim şey, Ülker’in yaşadıklarının aslında hiç de uzak bir hikâye olmamasıydı. Hastanelerde, bakım evlerinde, unutulmuş odalarda böyle hayatlar gerçekten var. Çoğu zaman görmediğimiz, görsek bile hikâyesini bilmediğimiz insanların yaşamlarına tanıklık ediyoruz. Yalnız final konusunda biraz farklı hissettim. Ülker’in eşine dönmesini elbette istemezdim ama hayatının geri kalanını sonsuza kadar hastanede geçirmesi içimde buruk bir his bıraktı. En azından askerdeki oğlundan bir haber almasını, onunla bir kez olsun görüşebilmesini isterdim. Bu eksiklik kitabı benim için daha da hüzünlü kıldı. Seray Şahiner, yine toplumun kıyısında kalmış bir karakteri büyük bir gerçeklikle anlatmış. Ülker’e üzülüyorsunuz, öfkeleniyorsunuz, bazen çaresiz hissediyorsunuz ama en çok da onu unutamıyorsunuz. “Bazı insanların hikâyesi mutlu sonla bitmez; yine de anlatılmayı hak eder.” Ülker Abla, bittiğinde içinizde uzun süre kalacak, sessiz ama etkili bir roman.
Ülker AblaSeray Şahiner · Everest Yayınları · 20213,429 okunma