7/10
·140 syf.··
Beğendi
·
2026 37. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 10:41
Melisa Kesmez’in kalemini çok seviyorum Kısa hikayelerden oluşan bu kitabını da çok severek okudum. Kadın hallerini anlatıyor her hikayesinde; olmamışlıkları, karşılıksız aşkları, aldatılmayı, aldatmayı, kaçmayı, kovalamayı, ebeveyn çıkmazlarını… Mutlaka kendinizden bir parça bulacaksınızdır çünkü her hikaye her kadın çok sahici Favorilerimi yazıyorum hemen, okursanız karşılaştırırız Balık Kraker Arif Süslü Annem Halam Sarı Elmalar Kitabı hediye eden canım @pibalica’ya da sonsuz teşekkürler Kitap hediye edenlerimiz bol olsun #melisakesmez #atlarıbağlayıngeceyiburadageçireceğiz #öykü #turkedebiyatı #2026okuduklarimsedus
Atları Bağlayın Geceyi Burada GeçireceğizMelisa Kesmez · Sel Yayıncılık · 20175,2bin okunma
Puan vermedi·416 syf.··
2026 36. kitabı
·
24 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 11:18
Gerçek olması dolayısıyla kalbim kırık ,gözlerim dolu okuduğum bu harika kitabı yazıp bize çok değişik zamanlarda yaşamış Şefika hanımın hayatını anlattığı için kızı Nuriye hanıma çok teşekkürler. Yaşadığı tüm zorluklara rağmen hayat enerjisini kaybetmemesi sürekli kendini geliştirip okumaya, eğitime devam etmesi bizlere çok iyi bir örnek teşkil ediyor. Keşke sağken görebilseydim kendisini. Ama sevdiklerinin mezarının üstü otobüs terminali yapılan, dedesinin mezar taşı köprüye merdiven taşı yapılan bir insan için benim dileğim ne ki. Göremesem de kalpten sevgilerimi gönderiyorum umarım ben de onun gibi uzun yıllar okuyup etrafıma ışık saçabilirim naçizane
Annem ŞefikaNuriye Ortaylı · Kronik Kitap · 202658 okunma
Reklam
Yabancı ~
10/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 08:28
“Bugün annem öldü. Belki de dün, bilmiyorum” cümlesiyle çarpıcı bir başlangıç yapıyor yazar. Ve şu cümle ; “Annemi elbette çok severdim; ama bu bir şey ifade etmezdi ki. Sağlıklı bütün insanlar, sevdiklerinin ölümünü az çok arzu etmiştir.” bizi ilginç bir hikayenin beklediğinin habercisiydi Hikaye de kahramanın asıl adını yazmadı yazar ama soyadı vardı. Kendine ve topluma yabancılaşmış bir adamın hikayesi. Hayatı sorgulyan ve anlamsız bulan kahraman sırf topluma ve kendine yabancılaşmasından dolayı yargılanır ve idam edilir Mahkemede şöyle bir cümlesi vardır; “Bu işin benim dışımda görülüyor gibi bir hali vardı. Her şey, ben karıştırılmaksızın olup bitiyordu, kaderim bana sorulmadan tayin olunuyordu ... İyi düşününce söylenecek bir şeyim olmadığını anlamaktaydım. Kendi kendimi seyrediyormuş gibi bir hisse kapıldım.” Bu düşünce ,yabancılaşma kavramını ne kadar benimsediğini anlatıyor... Ve idam kararını duyunca Camus kahramanına şunları söyletir; "Herkes bilir ki, hayat yaşamak zahmetine değmeyen bir şeydir, aslında otuz ya da yetmiş yaşında ölmenin önemli olmadığını bilmez değildim, çünkü her iki halde de gayet tabii olarak başka erkekler ve kadınlar yine yaşayacaklar ve bu binlerce yıl devam edecektir... İnsan madem ki ölecektir, bunun nasıl ve ne zaman olacağının önemi yoktur" Kitap boyunca dünyanın boş ve manasız olduğu vurgulanıyor...Hayat yaşamaya değmez... Yabancı’yı okurken, bütün olağan dışılığına rağmen öykünün doğallığı, kahramanın ölümü kabullenişindeki doğallık ,hiç telaş etmemesi insanı rahatsız ediyor... Kitap , derinlik sevenler için♡
Psikoloji
YabancıAlbert Camus · Can Yayınları · 2025137,1bin okunma
J bree den Kopuk Bağlar incelemesi
6/10
·288 syf.··
2026 60. kitabı
Yeni bir kitap ile geldim Kopuk Bağlar Bu seriyi bilmeyen, duymayan hatta okumayan kalmamıştır. Bi ben okumamıştım galiba ben de okudum. Normalde hiç Fantastik türü okuyabilen biri değilim. Bunu profilime gittiğiniz de okuduğum kitaplardan anlamış olursunuz zaten. Ama hiç bir zaman bu türü seveceğime dair olan umudumu yitirmedim. Kendimi tamamen bıktırmadan yavaş yavaş alıştırmaya çalıştım. Ve her zaman ki gibi yine bir fantastik kitaba daha şans vermek istedim. Fakat övüldüğü kadar güzel değil di. Evet ilginç bir konusu vardı. Kırk yılda bir görülecek değişik bir Fantastik turüydü. Ama ben bu kadar övüldüğüne değer bir seri olduğunu düşünmüyorum. Şimdi şey diyebilir siniz "Daha serinin ilk kitabından böyle konuşmak biraz erken değil mi?" Evet aslında erken ve ben seriye devam etmeyeceğimi söylemiyorum. İlk başta dediğim gibi ben zaten bu türü seven biri değilim. Yani sorun kitap değil de tamamen benim bu türü sevmemem. Arka Kapağı: Annem ve Bağlananlarının ölümünden sonra kendi Bağlarımı bulduğum için rahatlamıştım. Onlar yanımda olduğu sürece her şeyin yoluna gireceğini düşünüyordum. Ama öyle olmadı. Toplumumuzun kaderi benim ellerimdeydi. Hepimizin İyiliği için yalnız olmam gerekiyordu. Beş yıl boyunca onlardan saklanarak kaçak hayatı yaşadıktan sonra yakalandım ve kaçtığım Bağlarımla yüzleşmek için geri getirildim. Kaçarak herkes için doğru olanı yaptığımı sanıyordum. Şimdiyse bundan o kadar emin değilim. North, Nox, Gryphon, Atlas ve Gabe beni asla affetmeyecek gibi görünüyorlar. Ama aslında ben kendimi asla affetmeyeceğim. İncelemeye gelirsek: İlk başta başladığım da beklentim çok yüksekti. Serinin ilk kitabı çok önceden çıkmış olduğu halde ben okumayıp biraz daha devam kitaplarının çıkmasını bekledim. Ve hiç ara vermeden böyle değişik, güzel konusu olan bir
Kopuk BağlarJ. Bree · Olimpos Yayınları · 2024823 okunma
Puan vermedi·328 syf.··
2026 19. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 17:23
Annem Öldü Mü? – Vigdis Hjorth Bu kitabı bitirdiğimde ilk hissettiğim şey üzüntü değil, şükürdü. Hem bir anne olarak hem de bir evlat olarak kendi annemle olan ilişkimi düşündüm. Elbette her ilişkide kırgınlıklar, yanlış anlaşılmalar, söylenemeyen sözler vardır. Ama bu kitapta anlatılan görülmeme, duyulmama ve yok sayılma hissi öylesine ağırdı ki sayfalar boyunca içim sıkıştı. Yazar, bir çocuğun yalnızca fiziksel ihtiyaçlarının karşılanmasının yeterli olmadığını; anlaşılmaya, görülmeye ve duygularının kabul edilmesine ne kadar ihtiyaç duyduğunu çok çarpıcı bir şekilde anlatıyor. Kitabı okurken zaman zaman kendi çocuklarımı düşündüm. Bir anne olarak beni en çok sarsan şey, onların bir gün kendilerini bu kadar yalnız ve değersiz hissedebilecekleri ihtimaliydi. Çünkü bazen çocukların en çok ihtiyaç duyduğu şey çözüm değil, gerçekten görülmektir. Bu kitap bana bir kez daha şunu hatırlattı: “Çocuklar anne babalarının mükemmel olmasına değil, duygularının fark edilmesine ihtiyaç duyar.” Bitirdiğimde anneme karşı daha fazla minnet, çocuklarıma karşı ise daha fazla farkındalık hissettim. ️ Bazı kitaplar hikâye anlatır, bazıları ise insanın kendi hayatına ayna tutar. Bu kitap benim için ikinci gruptaydı.
Annem Öldü müVigdis Hjorth · Siren Yayınları · 20251,791 okunma
Mitolojiyi Ters Yüz Etmek
Puan vermedi·408 syf.··
2026 21. kitabı
·
1575 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 19:01
Madeline Miller’ın anlatım tarzı o kadar akıcı ve şiirsel ki, antik döneme ait efsaneleri sanki dün yaşanmış gibi taze bir dille okuyorsunuz. Kitap boyunca yolu Aiaie adasından geçen Daidalos, Odysseus, Hermes, Medea ve Minotauros gibi tanıdık figürleri de Kirke’nin gözünden görüyoruz. ​Ancak yazar bu karakterleri kahramanlaştırmak yerine, onların da zaaflarını, acımasızlıklarını ve insani yönlerini ortaya koyuyor. Özellikle Odysseus karakterinin o bildiğimiz kusursuz "kahraman" imajından sıyrılıp, savaşın yıprattığı, şüpheci ve yorgun bir adama dönüşmesi anlatıya müthiş bir gerçekçilik katıyor. ​"Kız doğduğumda, bir süre hiç sesim çıkmamış. Annem benim zekasız olduğumu düşünmüş. Ama ne zaman ki konuşmuşum, sesim bir ölümlünün sesine benziyormuş. İşte o an benden tamamen vazgeçmişler." ​ Neden Okunmalı? ​Ben, Kirke, sadece bir mitoloji anlatısı değil; dayatılan kimlikleri reddeden, maruz kaldığı tüm zorbalıklara ve hayal kırıklıklarına rağmen kendi sesini bulmaya çalışan bir kadının özgürleşme hikayesi. ​Eğer güç elindeyken canavarlaşıp canavarlaşmayacağını seçen, acıdan bilgelik devşiren ve ölümsüzlüğün getirdiği o sonsuz boşluğa karşı hayatın anlamını arayan bir karakterle tanışmak isterseniz, bu kitap kütüphanenizin en özel yerini hakediyor. Miller, antik çağın gölgede kalmış cadısına sadece sesini geri vermekle kalmamış, ona muhteşem bir taht kurmuş.
Ben, KirkeMadeline Miller · İthaki Yayınları · 202444,2bin okunma
Reklam
Reklam