Bit Palas - Elif Şafak
Puan vermedi·384 syf.··
2025 2. kitabı
Altına hücum!! Bazen bir hikâye, bir altın tanesinin toprağın içinde parlamasıyla bazen de görünmeyen ama kokusuyla varlığını hissettiren bir çürümenin ortasında başlar. O sabahki yoğun sis, Sacramento Nehri’nin üzerini ince bir buhar tabakası gibi kaplamıştı. Kıyıda yaşlı bir Kızılderili adam, tüylerle süslenmiş deriden yapılmış başlığını düzeltti. Elinde pürüzlü bir sopa, yorgun gözleri ise uzak dağlardaydı. Bölgeye yeni geldiği her hâlinden belli olan genç bir altın arayıcısı yanına yaklaştı. Genç adam: Söylesene yaşlı adam, bu topraklarda altın var mı gerçekten? Yaşlı Kızılderili: Altın hep vardı. Suyun altında, taşın içinde, rüzgârın hikâyesinde ama biz onu uyandırmazdık. Genç adam: Aman Tanrım! Neden? Bulan zengin olurdu işte. Yaşlı Kızılderili: Altını uyandırırsan ruhları da uyandırırsın ancak bazı ruhlar yerin altında kalmak ister. Genç adam: O zaman hiç kazmamak mı gerekir? Yaşlı Kızılderili: Senin gibi beyaz adam için kazmak kaçınılmaz ama evlat sadece neyi çıkarmaya niyetlendiğini bil. Altın mı arıyorsun yoksa kendi felaketini mi? Genç adam, bu sözleri pek de anlamadan omzundaki kazmayı kavradığında hafif bir rüzgâr suyun yüzeyinde halkalar oluştururken güneşin ilk ışıkları bu halkalarda altın gibi titreşti. O anda hem kendi hem de toprağın hafızasında yeni bir yarık açılmak üzereydi aslında. 1848 yılı… Amerika Birleşik Devletleri bir yandan Sanayi Devrimi’nin ivmesini yakalamış bir yandan da batıdaki bakir topraklarıyla hâlâ “keşfedilecek” bir ülke gibiydi. Bu topraklar binlerce yıldır kendi efsanelerini gökyüzünden, dağlardan, nehirlerden alan yerli kabilelerin yurduydu. Onlar için toprak, ataların ruhlarının dolaştığı ve ilahi hikâyelerin kök saldığı canlı bir varlıktı. Tam da o yıl, Sacramento Vadisi’nde kereste işçisi olarak çalışan James W.
1000Kitap
Bit PalasElif Şafak · Doğan Kitap · 20234,598 okunma
10/10
·184 syf.··
Beğendi
·
2025 2. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2025 11:01
Anlam uğruna, anlamsızı anlamlı yapabilmek adına neler feda edilebilir? Peki anlamlı olan şeyler, gerçekten de anlamlı mıdır? Önümüze koyulduğu zaman eskisi kadar değerli ve özel midir? Önemli midir? Pierre Anthon sayesinde ben de sık sık kendimi bu soruların içerisinde buldum. Hayatın asıl anlamı nedir ki? Anlamı kazanmak veya anlamı kaybetmek adına neler yapılabilir? Sanırım anlam tamamen geçici bir şeydir. Anlam, anlam yüklediğiniz kadar anlamlıdır. Ve tamamen öznel bir ögedir. Herkesin anlamı farklıdır ve diğerleri tarafından aynı ölçüde anlaşılamaz. Fakat belki de o kadar önemli bir şey değildir? Sadece içinde olduğumuz süreç boyunca çeşitli duygular kazanır. Onun haricinde anlamsız bir hiçliktir. Peki, insanlar ne kadar ileriye gidebilir? Birkaç çocuk, anlamlarının anlamını başkalarına ödetmek uğruna neler yapabilir? Git gide korkunçlaşan bu çocuklar her zaman aklımın bir köşesinde kalacaklar! Kitaba başladığımda seveceğimi biliyordum fakat cümlelerine bu kadar takılı kalabileceğimi düşünmemiştim. Kitapta sorgulanması gereken çok fazla şey var. Ve ben, bu büyümekten korkan fakat aslında yeterince yetişkin olan çocukları ve Pierre Anthon'u okuyabildiğim için çok mutluyum...
Edebiyat
AğaçtakiJanne Teller · On8 Kitap · 2014117 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Puan vermedi·184 syf.··
2025 17. kitabı
Ne diyeceğimi bilemediğim bir gençlik romanı. Jane Teller'ın yazdığı Ağaçtaki'nin Çevirmeni Abdülgani Çıtırıkkaya. Buram buram Nihilizm içinde yüzen bir kitap bu. Anlam arayışı o kadar büyük ki! Her şeyin anlamsız olduğu bir evrende anlam aramak, bulmak, kaybetmek, yüzünüze vurulan anlamsızlıklar. Siz hiç anlamınızı buldunuz mu? Peki sonra kaybettiniz mi? 🪻 Her şeyin anlamsız olduğunu söyleyerek okula gitmeyi bırakan ve bir ağacın üzerinde yaşamaya başlayan Pierre Anthon. Ve ona anlamın varlığını kanıtlamaya çalışan sınıf arkadaşları. Yedinci sınıf öğrencilerinin bu anlam arayışı nereye varabilir derseniz her yere, her şeye varabilir. Ben çocukların bu kadar ileri gidebileceklerini görebilen biri olarak yazara hayran kaldım. Okuyun. Merak etmeyin alacağınız darbe iyi olacak.
AğaçtakiJanne Teller · On8 Kitap · 2014117 okunma
Puan vermedi·608 syf.··
2024 83. kitabı
Doktor Jivago'yu sanırım yıllar önce Altın Kitaplar'dan okumuştum.Şu an okuduğum 600 sayfalık Yapı Kredi Yayınları'ndaki Doktor Jivago'dan çok daha kısaydı, diye düşünüyorum. Boris Pasternak, ilk ve tek romanı, Doktor Jivago'yu 1945-1955 yılları arasında yazar. Pasternak, şiirleriyle ünlüdür o güne kadar. Yazmaya başladığı kâğıtlar, 1937 yılında idam edilen Gürcü şair Titsian Tabidze'ye ait filigranlı kâğıtlardır.Şairin ölümünden sonra şairin eşi Nina tarafından hediye edilir, bu kâğıtlar Pasternak'a. Pasternak romanın adını ilk başta "Oğlanlar ve Kızlar" olarak belirler. Dört bölümü tamamladıktan sonra, romanın adının Doktor Jivago olmasına karar verir.Jivago sözcüğü bir Ortodoks duasından alınmıştır. Boris Pasternak, düzenlediği edebiyat gecelerinde Doktor Jivago'dan bölümler okur. Ünlü edebiyat dergisi Novy Mir, bu geceleri, " devrim karşıtı bir romanın yeraltında devam eden okuma faaliyetleri " olarak nitelendirirken, gizli polis de Pasternak'ı takibe başlamıştır. Romanın daha yazım aşamasında, rejim tarafından kara listeye alınır, Pasternak. Novy Mir Pasternak'ın bazı şiirlerini geri çevirir, tamamladığı çevirinin yayımı da askıya alınır. Doktor Jivago, tamamlandığında , "Novy Mir"in yayın kurulu tarafından reddedilir.Gerekçesi ise kendisine şöyle bildirilir, " Romanınızın ruhu sosyalist devrimin kabul edilmemesi yönündedir.Romanınızın genel havası da Ekim Devrimi'nin İç Savaş'ın ve bunların beraberinde getirdiği toplumsal dönüşümlerin insanlara acıdan başka bir şey vermediğini ve Rus entelijansiyasını fiziksel olarak ya da ahlaken yok ettiğini söylemektedir." Doktor Jivago'nun Sovyetler Birliği'nde yayımlanma ihtimali yoktur.Boris Pasternak sıkı bir gözetim ve baskı altına alınır. 15 Kasım 1957 yılında Doktor Jivago, İtalya'da yayımlanır. Doktor Jivago'nun
Doktor JivagoBoris Pasternak · Yapı Kredi Yayınları · 20231,362 okunma
9/10
·232 syf.··
Beğendi
·
2024 32. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2024 13:44
"Aslına bakarsanız bir papazı sırf papazdır diye öldürmek bir köylüyü sırf köylüdür diye öldürmekten daha haklı bir iştir; bir papaz kendi imanının askeridir, oysa bir köylü yalnızca köylüdür." (S.210) "Aşk bir erkekle bir kadının hayatın kahrını,hem özellikle kahrını birlikte gögüslemeyi iyi başardıklarını huzur içinde keşfetmeleridir." (S.197) Sicilyalı Amcalar Sciascia'dan okuduğum 2. kitap oldu. Daha önce "Oyunun Kuralı"nı okuyup yazarın diline bayılmıştım. Yazardan başka ne okumalıyım derken çevirmenin de etkisiyle yolum Sicilyalı Amcalar ile kesişti. Baskısı olmadığı için ve ikinci ellerde biraz tuzluya satıldığından dilerseniz yorumu hiç okumayın. Amerikancı Teyze, Stalin'in Ölümü, Kargaşalı Kırk Sekiz, Antimon adında dört öyküden oluşan bir kitap. Hepsi de birbirinden güzeldi. Favorim tek kelimeyle hepsi :) Kasvetli, siyasi hikayeler sevenlerin de bayılacağına eminim. Amerikancı Teyze'de, Sicilya'nın karmaşık olduğu dönemde Amerika'da yaşayan teyzenin kendi ülkesine layık görmediği Cumhuriyet hikayesi vardı. İtalya krallıkla yönetilmeli, cumhuriyet Amerika'ya layık zihniyeti ne kadar tanıdık değil mi? Kesinlikle bizlerden çok şey hissedeceğiniz harika bir öyküydü. Stalin'in Ölümü rüya mı gerçek mi diye sorgulatan tarihi bir kurguyken, Kargaşalı Kırk Sekiz yine burjuvayı hicveden, bana dokunmayan yılan bin yaşasın zihniyetinin ulaşabileceği noktayı oldukca kasvetli anlatan hikaylerdi. Ve en sonda 3 bölümden oluşan, nispeten daha uzun Antimon hikayesi...Madende çalışmaktansa savaşta asker olmayı tercih eden bir karakter üzerinden başlayarak İspanya ic savaşını konu edinen olağanüstü bir öykü. Hikayelerde amca metaforu bazen Amerika için bazen Stalin icin bazen de İspanya icin kullanılmış gibi hissettim. Sciascia ise kesinlikle Sicilya'dan ayrı
Sicilyalı AmcalarLeonardo Sciascia · Yapı Kredi Yayınları · 201317 okunma
10/10
·232 syf.··
Beğendi
·
2023 266. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 05 Ağustos 2023 18:03
"Amerikancı Teyze" adlı ilk öyküde, İkinci Dünya Savaşı'nın son günlerinde Müttefikler'in Sicilya'ya yaptığı askeri çıkarmanın yansımaları, "dünyayı ve cinselliği yeni yeni keşfederek büyüklerin şiddet ve çıkar âlemine kendince ayak uydurmaya çabalayan bir kasaba çocuğunun" gözünden anlatılıyor. Işık, bu öykünün, 19. yüzyıl sonlarından başlayarak, Yeni Dünya'ya göç veren her ailenin ABD'de bir ya da birkaç hısmı bulunan, Sicilya'da serpilmiş bolluk ve refah ülkesi "Amerika efsanesi"nin eleştirel bir çözümlemesi olduğunu vurguluyor. * * * İkinci öykü "Stalin'in Ölümü"nün başkişisi, komünist kundura tamircisi Calogero. Calogero, dönemin Sovyet propagandasının etkisi altında Stalin'i putlaştıran bir Sicilyalı. Işık, bunu, "yeryüzündeki yoksullara sahip çıkacak, onları koruyacak, güçlü sömürücüler karşısında davalarını savunacak babaca bir figüre inanma, güvenme yolunda acıklı bir gereksinim" olarak niteliyor. Calogero ile dükkânına gelip giden başpapazın çekişmelerine tanık oluyoruz bu öyküde. Bilmem, Giovanni Guareschi'nin, inatçı papaz Don Camillo ile öfkesi burnunda komünist belediye başkanı Peppone'nin ikide bir kapışmalarını konu edinen öykülerini anımsar mısınız? Sciascia'nın "Stalin'in Ölümü" öyküsünde de benzer bir gülmece söz konusu. * * * Üçüncü öykü, "Kargaşalı Kırk Sekiz", Avrupa'nın devrimlerle sallandığı 1848 yılının Sicilya'sında geçiyor. Garibaldi'nin Sicilya'yı yeni kurulan İtalyan Birliği'ne katarak adaya yeni bir düzen getirdiği günler. Sicilya'nın, yüzyıllar boyunca kemikleşmiş toplumsal düzeni ile halkının kökleşmiş kendine özgü ruhsal yapısının yenileşmeye ayak dirediği dönem: "Sciascia bu tarihsel gelişimi, yine çocukluktan gençliğe geçen bir Sicilyalının deneyimleriyle… ince, keskin nüktelerle örülü bir dille hikâye ediyor. Belli aralıklarla
İnsan ve Hayat
Sicilyalı AmcalarLeonardo Sciascia · Yapı Kredi Yayınları · 201317 okunma