Puan vermedi·152 syf.··
2026 2. kitabı
Ana Tema: Güç zehirlenmesi, devrimlerin yozlaşması ve kitle psikolojisi. İnceleme: Eğlenceli bir fabl gibi görünen bu alegorik roman, aslında eşitlik vaadiyle yola çıkan liderlerin zamanla nasıl eski zalimlerine dönüştüğünü anlatır. Toplumların apati (vurdumduymazlık) ve zayıf hafıza yüzünden diktatörlükleri nasıl kendi elleriyle beslediğini gözler önüne serer. Kritik Soru: Kırbaç sadece el değiştirdiğinde, gerçekten özgürleşmiş sayılır mıyız?
Hayvan ÇiftliğiGeorge Orwell · Can Yayınları · 2024296,7bin okunma
10/10
·168 syf.··
Beğendi
·
2026 10. kitabı
İnsanın Anlam Arayışı - Kitap Analizi Tema: Varoluşçuluk, Yaşamın Anlamı ve İçsel Özgürlük. Yıl: 1946 (İlk basım). Dönem: II. Dünya Savaşı (1942-1945) Nazi Toplama Kampları dönemi. Karakterler: Viktor E. Frankl: Kitabın hem yazarı hem de gözlemci psikiyatr kahramanı. Mahkumlar: Kamptaki psikolojik yıkımı yaşayan farklı karakterdeki tutsaklar. Kapolar: Mahkumlar arasından seçilen ve düzeni sağlamakla görevli, genellikle zalimleşen iş birlikçiler. SS Gardiyanları: Sistemin uygulayıcıları. Öne Çıkan Alıntılar "Yaşamak için bir 'neden'i olan insan, her türlü 'nasıl'a katlanabilir." "Bir durumu değiştiremediğimizde, kendimizi değiştirmeye davet ediliriz." "Kişinin elinden her şeyi alınabilir ama tek bir şey hariç: İçinde bulunduğu koşullar ne olursa olsun kendi tutumunu seçme özgürlüğü." "Yaşamak acı çekmektir; yaşamı sürdürmek, çekilen bu acıda bir anlam bulmaktır." Kitap Özeti Kitap, Viktor Frankl’ın Auschwitz ve diğer toplama kamplarındaki üç yıllık dehşet verici deneyimlerini aktararak başlar. Ancak Frankl, yaşadıklarını sadece bir mağduriyet hikayesi olarak değil, bir bilim insanı titizliğiyle ele alır. Kamptaki mahkumların geçtiği üç temel evreyi analiz eder: Şok Evresi: Kampa ilk varış ve gerçekliğin reddi.
Alıntı
İnsanın Anlam ArayışıViktor E. Frankl · Okuyan Us Yayın · 202651,4bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
8/10
·64 syf.··
2025 39. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 29 Aralık 2025 00:31
Post-modernizmin değerleri birer birer çözdüğü ve kapitalizmin durmaksızın devinimine devam ettiği verimlilik-hızlılık çağında bicare ben'in suruklenmesinin hikayesinin kısa ve etkili bölümlerle ele alınışını izliyoruz. Foucault'un disiplin toplumundan performatif topluma geçiş ve "sürekli güncellenen", acele edip gerisinde kalmamamız gereken bir dünyada yorgunluk toplumuna evriliyoruz diyor Han. Bahse konu performatif toplumun ben'in elinden negativite hakkını almış olduğunu, devamlı olarak "kendini keşfetme, en iyi potansiyeli ortaya çıkarma" baskısının pozitivite kılıfına sarılmış olarak reçete edildiğini ve bu iki durumla birlikte ben'in artık kaçacak yeri olmadığı için apati içinde "yorgun" düştüğünü görüyoruz. Sizce de çok yorulmadık mı ? Evet, biraz durup dinlenmeye ihtiyacımız var.
Yorgunluk ToplumuByung-Chul Han · Açılım Kitap · 20152,172 okunma
Algernon’a Çiçekler İncelemesi
Puan vermedi·
Algernon’a Çiçekler beni uzun zamandır bu kadar sarsan, okurken durup düşünmeye zorlayan kitaplardan biri oldu. Toplumun belirlediği “normal” sınırlarının dışında kalan bireylerin nasıl görmezden gelindiğini, zekâ kavramının ne kadar yüzeysel ele alınabildiğini ve kabul görmenin bir insan için ne kadar hayati olduğunu çok çarpıcı bir şekilde anlatıyor. Kitap o kadar akıcı ki, okurken sanki bir film izliyormuş hissine kapıldım. Sayfalar hızla akarken Charlie Gordon’un duygularına kayıtsız kalmak neredeyse imkânsız. Onun sevincine eşlik ediyor, öfkesiyle öfkeleniyor, yalnızlığıyla içimiz burkuluyor. Bazı anlarda ağlamak geliyor insanın içinden; çünkü anlatılan şey yalnızca Charlie’nin hikâyesi değil, toplumun aynaya yansıyan yüzü. Roman, zekânın bir değer ölçüsü hâline getirilmesini sorgularken, sevgi ve kabul görmenin özellikle aile içinde nasıl derin izler bıraktığını da gözler önüne seriyor. İnsan olmanın, anlamanın ve anlaşılmanın ne demek olduğu üzerine güçlü sorular bırakıyor okurun zihninde. Bu kitap, özellikle öğretmenlerin ve eğitimle ilgilenen herkesin mutlaka okuması gereken eserlerden biri. Çünkü bize, bireyleri başarılarıyla değil, insan olarak görmenin ne kadar önemli olduğunu tekrar hatırlatıyor. Kurgusu, dili, çevirisi ve anlatımıyla çok güçlü bir bütünlük sunan Algernon’a Çiçekler, okuması bittikten sonra da etkisi devam eden, üzerinde konuşulmayı fazlasıyla hak eden bir kitap. Emine Özcan
Algernon'a ÇiçeklerDaniel Keyes · Koridor Yayıncılık · 202536,9bin okunma
varoluşçu yaklaşım
Puan vermedi·176 syf.··
2025 26. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 13 Ekim 2025 09:16
Spoiler! Bu kitap gerçekten çok etkileyici başladı ilk bölümü ile, bende çeşitli duygular uyandırdı. Örneğin tutsakların kamplarda apati yaşaması gerçekten de çok ilginçti. Önlerinde bir çok insan işkence görürken ve öldürülürken hala yemek yemeye devam etmeleri bu duygusuzluğun bir örneğiydi. Duyguları yok olduğu için cinsellik de yok olmuştu elbetteki ve etkileyici noktalardan bir tanesi de şuydu: ‘Ben asla şu olmadan uyuyamam’ diyenlerin bile tuğlaların üstünde birbirine sokularak uyuması ya da çıt sesi duysa uyanan insanların bile çok fazla horlayan insanlarla dip dibe yatması. Besin yetersizliği ile birlikte Maslow‘un hiyerarşik tablosunda en alt basamak olan temel ihtiyaçların karşılanmamasından ötürü rüyalarına bu besinler girmekte ve biraz olsun tutsakların hormonlarına katkı sağlayabilmekmekte diye düşünüyorum ancak gerçekten çok acı verici, bir parça ekmek ile bütün günü geçebilmeleri imkansız ama ceplerinde bunu insanlardan saklayarak geçirmeleri onları ayakta tutuyor. Tutsaklığın süresinin belirsiz olması da en önemli kaygı sebeplerinden ve deliriyum sebeplerinden bir tanesi olarak anlatılıyor. Tutsaklığın süresi aynı zamanda sınırsız, bu yüzden bir psikolog buna ‘geçici var olma’ demiş ama yazar da bunu sınırı bilinmeyen ‘geçici varoluş’ şeklinde genişletiyor. Frankl bu kamplarda psikolojisini nasıl koruduğunu anlatırken iki önemli durumdan bahsediyor: birincisi karısını düşünerek sadece bu düşünceyle bile tatmin olabildiği ikincisi ise kendini bir kürsüde bu toplama kampının psikolojisini ders olarak anlatırken düşünmesi. Bir diğer dikkat çekici nokta kamptaki opera sanatçısı bir adam rüyasında 30 Mart‘ta serbest bırakılacağını görmüş ama gün 30 Mart olduğunda hayal kırıklığından dolayı b ağışıklığı düşmüş ve bilincini kaybederek 31 Mart‘ta da
Psikoloji
İnsanın Anlam ArayışıViktor E. Frankl · Okuyan Us Yayın · 202651,4bin okunma
Puan vermedi·155 syf.··
2025 4. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 29 Haziran 2025 23:30
İnsanın Anlam Arayışı kitabı logoterapinin ilkelerinden bahsetmesinin yanı sıra, Victor Frank'ın toplama kamplarında yaşanan trajik olaylar karşısında bile insanın bir şekilde hayata tutunması ve anlam bulmasının mümkün olduğundan bahsediyor. Bir psikolojik danışman olarak bundan sonrasında okuduğumda bana hatırlatıcı olsun diye birkaç önemli kavramı buraya not alacağım. Öncelikle Victor Frank insanın üç şekilde hayatın anlamını bulacağını söylüyor: 1)Bir eser yaratarak veya bir iş yaparak. 2) bir şeyi deneyimleyerek veya biriyle temas ederek ( yani severek). 3) Acıya karşı tavır alarak. Toplama kamplarındaki esirlerin durumlarından bahsederken umarsızlık (apati) durumu yani duyguların körlesmesi acı veren durumlara tepkisizligin temelde bir savunma mekanizması olarak iş gördüğünden bahsediyor. Yani acı veren durumlar insanı tepkisizlige sürükleyebiliyor. Yine her insanın acısının küçük veya büyük olması fark etmez o acı insanın bilincini tamamen doldurur. Tıpkı bir gaz kütlesinin bir kutuyu tamamen ve eşit doldurması gibi. Ve bazen bazı insanların dönüştüğü kişi karşısında çevresini ve yaşam koşullarını bahane etmesi konusunda kitaptan şöyle bir anlam çıkardım; ne yaşarsan yaşa o insana dönüşmek senin tercihin. İnsanların zor durumlar karşısında ahlaki muhakemesinin devreye girdiğini ve bu durumun ahlaki seviyesine ulaşıp ulaşamayacağı da kişinin kendi tercihine bağlı olduğu görüşü de açıklanmış kitapta. Beni en çok düşündüren konu ise hayal kırıklığının insan üzerindeki etkisi oldu. Ki hayal kırıklığının insanın ölümüne bile yol açacağından dem vurmuş burada soğukta donan asker hikayesi aklıma gelmişti. Gerçekten de bir şeyden beklenti içerisinde olduğumuzda onunla ilgili bir hayal kırıklığı insanda fiziksel darbeye eş değer ve sık bir acı yaratıyor. İnsanın anlam
İnsanın Anlam ArayışıViktor E. Frankl · Okuyan Us Yayın · 202651,4bin okunma