• 2014 senesinde yeni bir dünyaya adım attık. Yaşadığımız büyük değişim ne televizyonda duyuldu, ne Wall Streette dişe dokunur bir yükselişe sebep oldu nc de Twitter'in gündeminde kendine yer bulabildi, kısacası küçük bir tantana bile olmadan yaşadık bunu: Tarihte ilk kez. 2014’te kartlı ve temassız ödemeler, nakit ödemeleri tahtından etti.

    2025 vılına girdiğimizde torbacılar bile nakit parayla çalışmıyor olacak bu gidişle. Nitekim Güney Kore, 2020'ye kadar nakit parayı ortadan kaldırmayı planlıyor. Nakit para kullanımım ortadan kaldıran ilk Avrupa ülkesi olan İsveç’te sokak sanatçıları temassız ödeme makineleri kullanıyorlar. BuSK adında yeni bir uygulamaysa Londralıların aynı şeyi yapmalarına olanak sağlıyor. Hollanda'da evsizler için geliştirilen bir mont, insanların kol yenlerine kart okutarak evsizlere para vermesine imkan tanıyor.

    Kabul edelim ya da etmeyelim, şu anda cebinizde bulunan ve İsa'nın doğumundan 600 yıl önce kullanılmaya başlanmış bir ödeme sistemi olan nakit paranın artık sonu geliyor. Hatta Apple'ın CEO'su Tim Cook’a göre bir sonraki nesil paranın ne olduğunu dahi bilmeyecek.
  • Apple, her gün milyonlarca insanın gündelik hayatının bir ekonomik krizden geçtiğini, bu krizlerin insanların fikirlerini etkilediğini ve kapitalist rüzgarın etkisiyle birtakım olumsuzlukların geri geldiğini belirtmiştir.

    Krizin bir sürpriz olmadığını her gün görülebileceğini ifade eden yazar krize etki eden üç etmenden bahsetmiş ve şu şekilde sıralamıştır; sermaye birikim süreci, siyaset ve kültür. Ayrıca insanların her bir alanda mücadele ettiğinde ekonominin de bu durumdan etkilendiğini belirtmektedir.  

    ABD’de ırkçılık yüzünden siyah ve hispanik gençler arasında işsizliğin 1975’de %60 ile %70 arasında olduğunu belirten Apple bu durumun şimdiki zamanda da aynı oranlarda olduğunu ifade etmiş buna benzer şekilde çalışma hayatında cinsiyet ayrımcılığının da halen varlığını sürdürdüğüne ve sadece beyaz yakalı kadınların istihdama katılma oranında küçük bir artış olduğuna vurgu yapmıştır.

    Yazar, çalışma hayatındaki ücret bölünmüşlüğüne değinmiş buna örnek olarak düşük ücretli endüstrilerde çalışan işçilerin aldığı ücretlerin 20 yıl içersinde yüksek ücret ödenen endüstrilerdeki ortalama ücretin %75 inden %60’ına gerilemesini vermiştir.

    Apple, ABD’nin sağlık ve güvenlik konusunda çok geride kaldığını ve işverenlerin elde ettikleri kârları insanlardan daha üstün tuttuklarını ifade etmiştir.

    Eşitsiz iktidarın yapısal koşulundan bahseden yazar bu durumu “ABD’de 2 milyondan fazla şirketin sadece 200’ü endüstriyel varlıkların %50’ sinden fazlasına sahip ve kontrol sahibi durumunda” örneğiyle vermiştir. Ayrıca firmalar kendi içinde yaşadığı ekonomik sorunu çözmek için düşük ücret politikası güderek işçi emeğini sömürmektedir.

    Eğitim kurumlarımızın, arzu ettiğimizden daha az bir oranda demokrasi ve eşitliğin motoru olarak işlediği gerçeği, giderek daha da açık bir hâle geliyor diyen yazar bu durumu okul değişiminin bile ırkçı yaklaşımlara bir çözüm yolu olmadığı örneğiyle desteklemiş ve çözüm olarak geniş çerçevelerde değişiklik yapılması gerektiği yolunu göstermiştir.

    Apple, okulların eşitsiz bir topluma uyum sağlayabilen ve buna hevesli olan öğrencileri pasif varlıklara dönüştüren açık ve örtülü bilginin karşı konulmaz bir şekilde öğretildiği yeniden üretim kurumlarından ibaret olmadığı ve okulların hakim ideolojilerin yaratıldığı mücade alanlarından biri olduğu kanısındadır.

    Eğitimin liyakata bağlı olmadığını savunan yazar bir bilginin yapabileceği ve olabileceği durumun tek bir işlevi olmayacağını ifade etmiş ve bu duruma Boris ve Moris’e sorduğu bilmece nedir sorusunu örnek olarak vermiştir. Okulların pek çok eğitim araştırmacısının bizi inandırdığı gibi liyakata dayalı yerler olmadığı fikrinde olan yazar gerçekten liyakata bağlı olunması durumunda test sonuçlarının ve yetişkin başarısının ölçütleri arasındaki ilişkinin zaman içersinde artmasının, aile kökeni ve yetişkin başarısı arasındaki ilişkinin de düşmesinin gerekliliğinden bahsetmiştir.

    Apple, okulu sadece dağıtım görevi üstlenen bir kurum olarak görmemiş, üretici işlevinin olduğuna da vurgu yapmıştır. Yazar, okulun toplumsal iş bölümü için gerekli öznelerin üretilmesindeki rolü ile kültürel sermayenin bir üretim aracı olarak rolü arasında oldukça karmaşık bir ilişki bulunduğu görüşündedir.

    Okulların sadece insanların kendilerine uygun yerlere dağıtımı işlevi görmediğini belirten yazar okulların toplumdaki meta üretiminde önemli unsurları olduğunu ifade etmiştir.  

    Apple’a göre devletin sermaye birikimini sürdürerek, hizmetler sağlayarak, eski piyasaları muhafaza ederken biryandan da yeni piyasalar yaratarak,  artık nüfusun büyük kısmını kamuda istihdam ederek, ekonominin tam da merkezine yerleştiği açıkça görülmektedir.

    Apple, okulların sınıf, ırk ve cinsiyetle farklılaştırılmış ve kendilerinin  de parçası olduğu yapısal düzenlemelerin meşrulaştırılmasına yardımcı olan gizli bir müfredatın dağıtımı veya en azından oluşturulmasının koşullarını sağlama çabasında olduğu düşüncesindedir.

    Okulları (özellikle de okulun gizli müfredatında) toplumun aynası olarak gören yazar bir toplumun uysal işçilere ihtiyaç duyduğunu, okulların da toplumsal ilişkiler ve öğretim aracılığıyla alttan alta aktarılanlarla böyle bir uysallığın üretimini garantilediğini ifade etmiştir.

    Gizli müfredatın ekonomik sınıf ve kişinin beklenen ekonomik konumuna bağlı olarak farklıllaştığını düşünen yazar işçi sınıfı çocuklarına dakiklik, derli topluluk, otoriteye saygı ve alışkanlık oluşumunun çeşitli unsurlarının öğretildiğine, daha üst sınıflardan gelen öğrencilere ise entellektüel açık fikirlilik, sorun çözme, esneklik gibi onların vasıfsız veya yarı vasıflı işçiler değilde idareci ve profesyoneller olarak görev yapmasına olanak sağlayan beceri ve davranışların öğretildiğine dikkat çekmiştir.

    Apple,  enformal düzeyde de olsa kadın ve erkeklerin işlerimizde, fabrikalarımızda ve başka yerlerde bilgilerini, insanlıklarını, gururlarını korumak için mücade ettğinin görülmesi halinde  müfredat alanında girişilecek eylemin daha önemli olabileceğine vurgu yapmıştır.

    İşçilerin her düzeyde emekleri üzerinde bir miktar denetim elde edebilmek, zaman, işin hızı ve becerilerinin istihdamı üzerinde ciddi bir enformal iktidar oluşturabilmek için enformal koşullar yaratmaya çalıştığını belirten yazar işçilerin kontrol edilirken bir yandan da bu kontrole karşı çıkmayı dile getirmeye çabaladıklarını ifade etmiştir.  

    Apple, kızların boş zamanının ebeveynleri tarafından daha sıkı bir şekilde denetlendiğini ve kızaların evde başlayan ev içi yemek konusunda çıraklık yaptığını ifade etmiştir. Yazar erkek kadın mücadelesine ilişkin “Erkekler ve kadınlar tarafından devamlı bir mücadele süreci nedeniyle bütün kadınların mesleki rollerine dair geleneksel tanımlar kırılıyor olsa da neredeyse bütün kadınların hem iş yeri hem de evde yaşamı için hazırlandığı gerçeği, şu anlama geliyor: Bir ekonomik kriz yaşandığında -iyi işler oldukça azaldığında- işçi sınıfı kızlarının yaşanan kültürü içerisinde belli alanlar ve kültürel formlar yükselişe geçer” diyor.

    Kadınlar arasındaki işsizlik oranlarına değinen yazar 18-24 yaş grubu arasındaki kadınlar için işsizliğin arttığını, bütün kadınlarda işsizlik oranının %22 olduğunu fakat bu oranın siyah kadınlarda %30 seviyesinde olduğunu belitmiş ve çalışma hayatında yaşanan ırkçılığa vurgu yapmıştır.     

    Vasıfsızlaştırmadan da bahseden yazar vasıfsızlaştırmayı: Emeğin üretkenliği arttırmak verimsizliği azaltmak ve iş gücünün hem maliyetini hem de etkisini kontrol etmek için bölündüğü ve tekrar bölündüğü uzun bir sürecin parçası şeklinde tanımlamıştır. “Vasıfsızlaştırma ve yeniden vasıflılaştırmanın genel olarak tek ve aynı anda ve aynı insanlarla işlemediği ekonominin tersine, okuldaki durum tam da böyle. Önceden tasarlanmış değerlendirme sistemleri kisvesi altında teknik denetim prosedürleri okula girdikçe, öğretmenler vasıfsızlaştırılıyor. Fakat bir yandan da oldukça önemli sonuçlar doğuracak şekilde yeniden vasıflılaştırılıyor” diyor yazar. Öğretmenlerin işlerinin koşullarının diğer işçilerden hâla çok faklı olduğunu belirten yazar öğretmenin ürünlerinin bürolar ve fabrikalardaki kadar görünür olmadığını ifade ediyor.
  • Kitap hakkında değinmeden geçemeyeceğim ilk gözlemim Daniel Smith abimizin Steve Jobs hayranı olduğunu düşünmemdir. Bunun sebebi olarak Steve Jobs’un iyi yönlerine sayfalar boyunca yer verilmesinin yanında; kötü yönlerinin birkaç paragrafla sınırlandırılıp sonuna illa ki “ama dünyayı değiştiren bir adamın yaptığı bu yanlış kabul edilebilir, bu konuda sanırım hemfikiriz” şeklinde cümlelerin yerleştirilmiş olmasını gösterebilirim.
    İkinci bir konu da kitapta Steve Jobs üzerinden Apple markasının anlatılmasıdır. Steve Jobs’un Apple maceraları kitabın 2/3’ünde yer alırken, geri kalan kısma Jobs’un çocukluğu-gençliği, özel hayatı ve (bence hayatında oldukça önemli dönüm noktaları olan) Pixar ve NeXT deneyimlerinin sığdırılması; kitabın adının ”Steve Jobs’un Apple macerası” gibi bir şey olması gerektiğini düşündürdü. (Elbette Apple’ın, Jobs’un en büyük başarısı olduğu düşünülünce bu kabul edilebilir bir durum.) Tüm bunlara rağmen Steve Jobs araştırmaları için güzel bir başlangıç olduğunu düşünüyorum. Okunabilir
  • Dünya'da, öldürülen hayvanların hayaleti dolaşıyor, veganlık hayaleti. Dünya'nın tüm eski güçleri bu hayalete karşı kutsal bir sürgün avı için ittifak halindeler, McDonald's ile Burger King, KFC ile Popeyes, Louis Vitton ile Dolce&Gabbana, Adidas ile Nike, Nestle ile Danone, Apple ile Microsoft, Pfizer ile Novartis, Monsanto ile Cargill, Lockheed Martin ile Boeing.
  • Kitap okurken aklınıza takılan bir çok kelimeyi bulabileceğiniz çok güzel bir uygulama.

    Anlamanız Nedir Ne Demek (Türkçe Sözlük), Bilal Baysoy https://itunes.apple.com/...235724?l=tr&mt=8
  • Apple üzerinden e kitap okuyabileceğim uygulamalar?
  • Endamından rimeller kaynatır toplum Güzide
    Ve şeker hastası değildir sokak çocukları
    Ne de sahilde olta atanlar balıkçı
    Eceli gelen Fino'nun işi olmalı Berlin Duvarındaki yazı
    Say say bitmez, kısaca anlatmalı
    Tam iki asır öncesi ihtilâl-i Fransızı
    Ve yeniçerisi sevmez yağsız hoşafı
    Ortaçağda tükenmiş Batı Avrupa aslanı
    Ve sirklerin kedi ihtiyacı tez vakit karşılanmalı
    Bir mareşal bir de ateşe ivedikle atlanmalı
    Kendi akletmez belki söyleyin, bir de silahlanmalı
    İlle de bir yönden bahsedilecekse, bu ileri olmalı
    Mary Curie ve Mary Jane ve Virgin Mary
    Apple, elma ve C vitamini
    Alnımdaki kara yazı bir sahafın borç defteri
    Ve AB Rh pozitif kadar nankör damarımdaki sıvı
    Oysa o yayından kavimler göçüne niyetlenen bir ok olmalı
    Saplanmalı, saklanmalı
    Mağara duvarları bence alkışlanmalı
    Ve saatler artık sana alınmalı
    Ah Güzide
    Sana Nedim'den bir beyit, Chomsky'den bir satır okumalı
    Excel dosyalarında A1'lerin tümü sana ayrılmalı
    Maldivler sana nikahlanmalı
    Kim neyi en derin hissediyorsa hepsi sana bakmalı
    Ağlamak isteyen karşında çırpınmalı
    Gülmek isteyen toplum tarafından kınanmalı
    Ağıtlar senden utanmalı Güzide
    Safa tepesine artık senin çadırın kurulmalı
    Benliğim kanatları sapasağlam göçmen bir kuş olmalı
    Uçmayı öğrenir öğrenmez sana kanat çırpmalı
    Güzide, memleketimde mevsim Post-Modern kışı
    Al beni Güzide,
    Islah et beni!
    Karma ve karmaşa gırtlağımı avuçlamış bir Frankenstein
    Beni sadelikle yoğur
    Kaçır beni şu kendi arsız kalabalığımdan
    Mayama biraz toprak biraz övünç kat
    Bana oyuncak bir bebek yap
    Lütfen Honey Boo Boo'yu artık tarihin tozlu bir rafına at
    El açtım Güzide, el uzat!

    Sümeya Samıkıran