Jean Teule

Jean Teule

Yazar
7.6/10
77 Kişi
·
174
Okunma
·
3
Beğeni
·
924
Gösterim
Adı:
Jean Teule
Unvan:
Fransız Karikatürist, Senarist ve Yazar
Doğum:
Saint-Lô , Manche, Fransa, 26 Şubat 1953
JEAN TEULÉ, 1953 doğumlu, Fransız karikatürist ve yazar. 1978de dergilerde çizmeye başladığı karikatürleriyle popüler olan Teulé, aynı zamanda televizyon için de çalıştı. Çeşitli dergilerde yayımladığı karikatürleri ve çizgi romanları, ondan fazla kitapta derlendi. 1991 yılında ilk edebi eseri -1996da sinemaya da aktarılan- Rainbow pour Rimbaud nun ardından bugüne kadar 13 kitabı yayımlandı. İntihar Dükkânı Fransız yönetmen Patrice Leconte tarafından uzun metrajlı animasyon olarak sinemaya da aktarılmıştır.
Çevremde sizin gibi cömert insanların saysı biraz daha fazla olsaydı ya da annem babam sizin gibi ilgili, koruyucu insanlar olsaydı ben de şimdi bu durumda olmazdım...
-Her kırk dakikada bir intihar, yüz elli bin intihar girişimi, on iki bin ölü. Korkunç...
-Evet, korkunç, ne kadar çok başaramayan var bu işi.
Jean Teule
Sayfa 16 - Sel Yayıncılık
Ayrıca her zaman şunu söylerim, insan bir kez ölür ve bunun unutulmaz bir an olması gerekir.
Jean Teule
Sayfa 22 - Sel Yayıncılık
Her zaman her şeyin bir çözümü bulunur. Hiçbir zaman umutsuzluğa kapılmamak gerekir.
İnsanlar o kadar yalnız ki satın aldıkları zehirli hayvanlara bağlanıyorlar. Hayvanlar da ilginç, hissediyorlar durumu ve ısırmıyorlar o insanları.
Jean Teule
Sayfa 38 - Sel Yayıncılık
Lucrèce çocuğuna bakıyor ve pişmanlıktan başka bir şey hissedemiyor:
—Ah, niçin delinmiş bir prezervatif kullandık?!
Jean Teule
Sayfa 70 - Sel Yayıncılık
Unutulmuş Renkler isimli bir masal kitabı vardı. Dünyanın tamamen siyah-beyaz olduğu, renklerin bulunamadığı bir dünyada birkaç boya kalemi bulup resim çizmeye başlayan bir kız ve dünyanın durumu anlatılıyordu. Yine öyle bir dünya düşünün. Özellikle kent takımı maçı kaybettiği günlerde sitede bir yıldız yağmuru oluyor tabiri caizse. Gökten yerlere dökülen akın akın yıldızlar. Kendilerini atmaya cesaret edemeyenler yahut daha farklı ölümler düşleyenler içinse her daim hizmet veren bir İntihar Dükkânı var. Neler neler yok ki bu intihar dükkânında? Zehirler, ipler, zehirli hayvanlar, siyanürlü elma bile var. Hatta intihar etmek isteyen minikler için şekerler kasanın yanında minik müşterilerini bekliyor… Ama tabii ki bu şeker kavanozunda her iki şekerden bir tanesi temiz, bir tanesi zehirli. Devlet, çocuklara bir şans verilmesi gerektiği kanısında çünkü. Öyle de düşünürler halkı tabii. Peki ya günün birinde gülen bir çocukları olursa bu ömrünü intihara adamış ve bir kez bile gülmemiş İntihar Dükkanı’nın sahiplerinin?

Hani Yeşilçam filmleri vardır ya, izlememiş olsak bile olayların nasıl gelişeceğini bilsek de izlemeden duramayız. Öyle bir kitap İntihar Dükkanı. Nasıl desem, insanı kendisine çeken bir havası var. Neşeli olduğunu iddia edenlere bile durup sorgulatacak gibi. Öyle edebi betimlemelerle, felsefi bakışlar ile sorgulatmak değil bu. Samimiyet var yalnızca. Samimiyetle anlatılan bir öykü. Çok uçuk görünse de çok uzak değil bize, inanın. Sokakta gülümseyerek dolaşan kaç insan görüyoruz ki artık? Birbirine selam veren, hiç tanımadığı insanlara iltifat eden, teselli eden kaç insan kaldı? Peki ya biz? Ne zaman dert yanmayı bırakıp da dostlarımıza “o değil de, hayatımda olduğun için çok şanslıyım” diyebiliyoruz? Birisi ne zaman bir derdini anlatsa, “bir de bana sor” diye başlayıp kendi dertlerimi anlatmaya geçiveriyoruz. Nasıl desem, küçük çocukların birlikte oyun oynadıkları zaman konuştukları konuları dinlediniz mi hiç? Her biri bambaşka şeylerden konuşur, diğerinin ne söylediğini duymaz asla. İnanın, artık tüm diyaloglar böyle. Sanki en kötü durumda olmak özel ödüller getirecekmiş gibi bir ruh halindeyiz.

Mutluluk çok zor değil dostlar. Kafanızı kaldırınca gördüğünüz güneş var ya, işte mutluluğun kaynağı oradan geliyor. Güneş yok mu havada? Bulutlar deseniz en güzel bulmaca. Bakın bakalım şu sağ taraftaki bulut neye benziyor? Bir tavşan mı, sayfaları rüzgarda uçuşan bir kitap mı yoksa? Hele bir de yağmur yağıyorsa… Ne güzeldir o yağmurda ıslanmak, yağmurdan sonra gökyüzünün ne kadar temiz olduğuna dikkat etmiş miydiniz hiç? Kar varsa bir de, ondan hiç bahsetmeyeceğim bile. Yanınızda biri varsa, sevdiğiniz/sevildiğiniz bir kişi olsa yeter, gününüz kurtulmuş olmaz mı? Sevdiğinizi söyleyin, ihmal etmeyin sakın. “Çok şükür diyebiliyorum ya, çok şükür!” diyin bir kez. İçinizin nasıl da gökkuşağının müthiş renkleri ile doluverdiğini göreceksiniz. Bir parça çikolata, radyoda çalan bir parça, iğde çiçeklerinin kokusu, bir çocuk gülüşü, bir sevdiğinizin sesi. Mutluluk daha karmaşık değildir. Mutluluk içimizde, kdv de dahil :) Hadi kocaman bir gülümseme ile bakın şimdi aynaya. Kendinizi, kendiniz olduğu için sevin. Üstelik ne kadar şanslı değil miyiz, kitaplar var durup dinlendiğimiz limanımız. 1k var üstelik, o limanda yaşadıklarımızı paylaşabildiğimiz. Az mutluluk mu?

Not: Müzikal tarzdaki animasyon filmi de görülmeye değer.
Kitap oldukça akıcı, çok fazla diyalog içeren enteresan bir kitap. Sonu da oldukça enteresan bitiyor. İntihar Dükkanı sanılanın aksine mizahi yönü ağırlıklı bir kitap ama içinde bolca ironi kullanılmış. Konuya gelirsek üç çocuğu olan Madam Lucrecre ve Mösyö Misimha'nın işlettiği bir dükkan var bu dükkan ve insanların intihar etmesi yardımcı olmak için bir takım ürünleri satıyor. Kitap tamamen bu dükkana gelen müşteriler ile olan olayları kapsıyor. Ailenin kendi içinde yaşadığı bazen dramatik çokça komik olaylarda kitaba renk katmış. Ben keyif aldım. Tavsiye ederim.
Kitap bana tamamen süpriz yaptı içeriğiyle. Şaşırmakla birlikte sevdim, güldüm, düşündüm ve kendimi yolda pamparapam pam pamm diye ritim tutarken buldum (:
Ve Alan, ne güzelsin.
Anneciğinin de dediği gibi:
"Onun yanında yaşam kemanla çalınan bir ezgi sanki."
Kitabı Sel Yayıncılığın rafında görüp isminden de etkilenerek elime aldım.Kitap ilk başta o kadar ilgi çekici geldi ki bir bakıma Fahrenheit 451 gibi 1984 gibi ters metaforik bir kitap olduğunu düşündüm.Aslında konusu o kadar ilginç ve detayla işlenebilir bir vaziyette ki kitabı konunun derinliğine göre sığ buldum diyebilirim.
Öncelikle şunu belirteyim. Hayatıma yön verdi diyebileceğim kadar iddialı bir kitap olduğunu düşünmüyorum fakat sevdim. :) Konusunun oldukça orijinal olduğunu düşünüyorum. Kimin aklına insanların intihar edebilmesi için bir dükkan açmak  gelir ki? Ayrıca bu malzemeleri satan aile, dükkanları kadar değişik. Sonu ise zaten beni şok etti. Tam o anda yazarın zihnine girmeyi diledim. ^-^
Çok sevgili Sesile'in bana hediyesiydi bu kitap. Öncesinde müzikal tarzındaki animasyon filmini izlemiştim fakat kitabını okumak çok daha zevkliydi. (Çoğu zaman olduğu gibi.)

Hikâye, insanların yaşamı yaşamaya değer göremeyecekleri kadar karanlık bir dünyada, geleceğimizde geçiyor. Her kırk dakikada bir, bilmem kaç yüz bin insanın intihar ettiği distopik bir gelecek. İntihar Dükkânı ise, hayatı yaşamayı başaramayan insanların en azından ölmeyi başarabilmeleri için her an yardıma hazır. Nesillerdir insanlara intihar edebilmeleri için gerekli malzemeleri sunan Tuvache ailesinin ise ciddi bir sorunları var: evin küçük, mutlu oğlu Alan. Bu minik bebek, kıvırcık kızıl saçlarıyla dünyanın içinde bulunduğu karanlığı aydınlatmak üzere doğmuş olan bir ateş gibi adeta...
Alan'ın doğumuyla beraber, intiharın kasvetli havasının sinmiş olduğu dükkan bambaşka bir havaya sahip olmaya başlıyor. Ve zamanla, Alan büyüdükçe, dükkana intihar etmek üzere gelen insanlar yaşam sevinciyle çıkmaya başlıyorlar. Üstelik Alan'ın bu gücü sadece müşterilerle kalmıyor, aile üyelerini de yavaş yavaş etkisi altına alıyor ve nesiller boyu mutsuzluğu, depresifliği bir gurur nişanı gibi göğsünde taşımış olan Tuvache ailesi için değişim çanları çalıyor.

Oldukça hoş, okuması zevkli bir hikâyeydi fakat görünenin ötesinde anlatılan asıl fikir için bu olay örgüsü biraz hafif kalıyordu sanki.. Unutulmuş Dinler Sitesi'nin kulelerinde, semt takımının maçı kaybettiği gecelerde bir yıldız yağmurunu andıran intiharlar, oluşturulmuş distopyavari dünya bu yüzeysel hikâyenin ötesinde bir şeyler anlatıyor bence.

Kitabın sonu beni gerçekten şaşırttı ve açıkçası, birileriyle bunun üzerinde tartışmak isterim zira yazarın neden böyle bir sonla bitirmiş olabileceğine dair bir fikrim yok. Doğru cevabı bilmek elbette mümkün değil ama en azından bu konuda bir fikre sahip olmak isterdim.
İntihar etmek isteyenlere her türlü yol ve yöntem için gerekli malzemeleri satan bir dükkanı işleten ailenin küçük oğullarının çabasıyla geçirdikleri değişimi okuyoruz. Annesi, babası, abisi ve ablası dükkanı işletmek ve mutsuzluklarını devam ettirmek isterken Alan, devamlı gülümseyen, gülümseten tavırları ve pozitif enerjisiyle hayatlarını değiştirmek için uğraşıyor. Kurgusunu, atmosferini ve yaratıcı intihar yöntemlerini beğendiğim bir kitap oldu.
Karanlığın içinde tabelası parıldıyor: İntihar Dükkânı.
Hayatın yüküne dayanamayanlar son alışverişlerini yapıyorlar.
Zehirler,ipler,tıraş bıçakları ya da daha ilginç intihar yöntemi paketleri...
Nesillerdir müşterilerinin son anlarında kullandıkları malzemeleri temin eden bu aile şirketine, bir gün sizin de yolunuz düşebilir...
'
▶Üç çocuğu olan Lucréceve ve Misimha,intihar malzemeleri satan bir dükkan işletmektedir.
Ailece karamsarlık içinde yaşamakta olan bu ailenin en küçük çocukları Alan,onların aksine gülümseyen,yaşamın güzeliğini savunan çok mutlu bir çocuktur.
Belkide bu küçük çocuk ailesindeki tüm karanlık düşünceleri aydınlatacak onlara yepyeni bir yol çizecektir ?
'
Kitabın ismine bakınca ürkütücü gelebilir ancak aksine çok eğlenceli bir kitaptı.
Keyifle okudum
'
İnanılmaz. Sanırım kitabı anlatmak için başka bir sıfat uygun düşmezdi. Akıcı bir hikaye, merak uyandıran satırlar. Belki kahramanı Alan kadar güzel ve umutla baksaydık dünyaya, başka bir son yazabilirdik.
Alan'ın mücadelesi bence her insanın kendinde icinde duygularına karsi verdigi mücadeleyi temsil ediyor. Kitap cok güzeldi karanlıkları aydınlıga cevirmek nedir bunu anlatiyor benim gôzümde keyifli okumalar

Yazarın biyografisi

Adı:
Jean Teule
Unvan:
Fransız Karikatürist, Senarist ve Yazar
Doğum:
Saint-Lô , Manche, Fransa, 26 Şubat 1953
JEAN TEULÉ, 1953 doğumlu, Fransız karikatürist ve yazar. 1978de dergilerde çizmeye başladığı karikatürleriyle popüler olan Teulé, aynı zamanda televizyon için de çalıştı. Çeşitli dergilerde yayımladığı karikatürleri ve çizgi romanları, ondan fazla kitapta derlendi. 1991 yılında ilk edebi eseri -1996da sinemaya da aktarılan- Rainbow pour Rimbaud nun ardından bugüne kadar 13 kitabı yayımlandı. İntihar Dükkânı Fransız yönetmen Patrice Leconte tarafından uzun metrajlı animasyon olarak sinemaya da aktarılmıştır.

Yazar istatistikleri

  • 3 okur beğendi.
  • 174 okur okudu.
  • 6 okur okuyor.
  • 129 okur okuyacak.
  • 3 okur yarım bıraktı.