Jean Teule

Jean Teule

Yazar
7.7/10
279 Kişi
·
688
Okunma
·
11
Beğeni
·
1211
Gösterim
Adı:
Jean Teule
Unvan:
Fransız Karikatürist, Senarist ve Yazar
Doğum:
Saint-Lô , Manche, Fransa, 26 Şubat 1953
JEAN TEULÉ, 1953 doğumlu, Fransız karikatürist ve yazar. 1978de dergilerde çizmeye başladığı karikatürleriyle popüler olan Teulé, aynı zamanda televizyon için de çalıştı. Çeşitli dergilerde yayımladığı karikatürleri ve çizgi romanları, ondan fazla kitapta derlendi. 1991 yılında ilk edebi eseri -1996da sinemaya da aktarılan- Rainbow pour Rimbaud nun ardından bugüne kadar 13 kitabı yayımlandı. İntihar Dükkânı Fransız yönetmen Patrice Leconte tarafından uzun metrajlı animasyon olarak sinemaya da aktarılmıştır.
-Her kırk dakikada bir intihar, yüz elli bin intihar girişimi, on iki bin ölü. Korkunç...
-Evet, korkunç, ne kadar çok başaramayan var bu işi.
Jean Teule
Sayfa 16 - Sel Yayıncılık
Çevremde sizin gibi cömert insanların saysı biraz daha fazla olsaydı ya da annem babam sizin gibi ilgili, koruyucu insanlar olsaydı ben de şimdi bu durumda olmazdım...
Hayat neyse odur. Değeri neyse odur! Hayat da beceriksizlikler ve sakatlıklarıyla yapabileceğini yapar. Hayattan da çok fazla şey istememek, beklememek gerekir. Dolayısıyla hayatı yok etmek gibi bir şey de istememek gerekir!
144 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
Unutulmuş Renkler isimli bir masal kitabı vardı. Dünyanın tamamen siyah-beyaz olduğu, renklerin bulunamadığı bir dünyada birkaç boya kalemi bulup resim çizmeye başlayan bir kız ve dünyanın durumu anlatılıyordu. Yine öyle bir dünya düşünün. Özellikle kent takımı maçı kaybettiği günlerde sitede bir yıldız yağmuru oluyor tabiri caizse. Gökten yerlere dökülen akın akın yıldızlar. Kendilerini atmaya cesaret edemeyenler yahut daha farklı ölümler düşleyenler içinse her daim hizmet veren bir İntihar Dükkânı var. Neler neler yok ki bu intihar dükkânında? Zehirler, ipler, zehirli hayvanlar, siyanürlü elma bile var. Hatta intihar etmek isteyen minikler için şekerler kasanın yanında minik müşterilerini bekliyor… Ama tabii ki bu şeker kavanozunda her iki şekerden bir tanesi temiz, bir tanesi zehirli. Devlet, çocuklara bir şans verilmesi gerektiği kanısında çünkü. Öyle de düşünürler halkı tabii. Peki ya günün birinde gülen bir çocukları olursa bu ömrünü intihara adamış ve bir kez bile gülmemiş İntihar Dükkanı’nın sahiplerinin?

Hani Yeşilçam filmleri vardır ya, izlememiş olsak bile olayların nasıl gelişeceğini bilsek de izlemeden duramayız. Öyle bir kitap İntihar Dükkanı. Nasıl desem, insanı kendisine çeken bir havası var. Neşeli olduğunu iddia edenlere bile durup sorgulatacak gibi. Öyle edebi betimlemelerle, felsefi bakışlar ile sorgulatmak değil bu. Samimiyet var yalnızca. Samimiyetle anlatılan bir öykü. Çok uçuk görünse de çok uzak değil bize, inanın. Sokakta gülümseyerek dolaşan kaç insan görüyoruz ki artık? Birbirine selam veren, hiç tanımadığı insanlara iltifat eden, teselli eden kaç insan kaldı? Peki ya biz? Ne zaman dert yanmayı bırakıp da dostlarımıza “o değil de, hayatımda olduğun için çok şanslıyım” diyebiliyoruz? Birisi ne zaman bir derdini anlatsa, “bir de bana sor” diye başlayıp kendi dertlerimi anlatmaya geçiveriyoruz. Nasıl desem, küçük çocukların birlikte oyun oynadıkları zaman konuştukları konuları dinlediniz mi hiç? Her biri bambaşka şeylerden konuşur, diğerinin ne söylediğini duymaz asla. İnanın, artık tüm diyaloglar böyle. Sanki en kötü durumda olmak özel ödüller getirecekmiş gibi bir ruh halindeyiz.

Mutluluk çok zor değil dostlar. Kafanızı kaldırınca gördüğünüz güneş var ya, işte mutluluğun kaynağı oradan geliyor. Güneş yok mu havada? Bulutlar deseniz en güzel bulmaca. Bakın bakalım şu sağ taraftaki bulut neye benziyor? Bir tavşan mı, sayfaları rüzgarda uçuşan bir kitap mı yoksa? Hele bir de yağmur yağıyorsa… Ne güzeldir o yağmurda ıslanmak, yağmurdan sonra gökyüzünün ne kadar temiz olduğuna dikkat etmiş miydiniz hiç? Kar varsa bir de, ondan hiç bahsetmeyeceğim bile. Yanınızda biri varsa, sevdiğiniz/sevildiğiniz bir kişi olsa yeter, gününüz kurtulmuş olmaz mı? Sevdiğinizi söyleyin, ihmal etmeyin sakın. “Çok şükür diyebiliyorum ya, çok şükür!” diyin bir kez. İçinizin nasıl da gökkuşağının müthiş renkleri ile doluverdiğini göreceksiniz. Bir parça çikolata, radyoda çalan bir parça, iğde çiçeklerinin kokusu, bir çocuk gülüşü, bir sevdiğinizin sesi. Mutluluk daha karmaşık değildir. Mutluluk içimizde, kdv de dahil :) Hadi kocaman bir gülümseme ile bakın şimdi aynaya. Kendinizi, kendiniz olduğu için sevin. Üstelik ne kadar şanslı değil miyiz, kitaplar var durup dinlendiğimiz limanımız. 1k var üstelik, o limanda yaşadıklarımızı paylaşabildiğimiz. Az mutluluk mu?

Not: Müzikal tarzdaki animasyon filmi de görülmeye değer.
144 syf.
·2 günde·7/10
Kitap oldukça akıcı, çok fazla diyalog içeren enteresan bir kitap. Sonu da oldukça enteresan bitiyor. İntihar Dükkanı sanılanın aksine mizahi yönü ağırlıklı bir kitap ama içinde bolca ironi kullanılmış. Konuya gelirsek üç çocuğu olan Madam Lucrecre ve Mösyö Misimha'nın işlettiği bir dükkan var bu dükkan ve insanların intihar etmesi yardımcı olmak için bir takım ürünleri satıyor. Kitap tamamen bu dükkana gelen müşteriler ile olan olayları kapsıyor. Ailenin kendi içinde yaşadığı bazen dramatik çokça komik olaylarda kitaba renk katmış. Ben keyif aldım. Tavsiye ederim.
141 syf.
·4 günde·Beğendi·Puan vermedi
"-Alan!... Kaç kez söylemek gerekiyor sana bunu? Buradan çıkan müşterilere 'görüşmek üzere' denmez. 'Elveda' denir çünkü bir daha gelmeyecekler. Bunu bir kafana sokmayı becerebilecek misin?"
Beceremedi, aksine ailesini de kendine benzetti içindeki iylikle, umutla, gülümsemeyle...
Yaşlısı, genci, kadını, erkeği; Hayatta kalma adına içinde umut kalmayanların son kez alışveriş yaptıkları bir dükkan ama bildiğiniz dükkanlardan değil. Zehirler, paslanmış tıraş bıçakları, tek atımlık kurşunu olan silahlar, intihar ipleri ve birçok ilginç intihar girişimi için ihtiyaç duyulan malzemelerin satıldığı bir dükkan. Tabi müşteriler böyle olunca dükkan sahibi ailenin de ruh hali pek sağlıklı olamayacaktır. Neyseki bu dükkana yolumuz düşmeden bir sürpriz bu karanlığı aydınlatıyor. Evet yolumuz düşmedi ama hikayesine göz atmakta bir fayda var derim, belki kıyıda köşede kalan karanlığımızı aydınlatmaya vesile olur
144 syf.
·2 günde·9/10
Kitap bana tamamen süpriz yaptı içeriğiyle. Şaşırmakla birlikte sevdim, güldüm, düşündüm ve kendimi yolda pamparapam pam pamm diye ritim tutarken buldum (:
Ve Alan, ne güzelsin.
Anneciğinin de dediği gibi:
"Onun yanında yaşam kemanla çalınan bir ezgi sanki."
141 syf.
·Puan vermedi
Okuduğum enteresan kitaplardan biri oldu İntihar Dükkânı. Mizaha sıkça yer verildiği, ironik bir şekilde intiharın ele alındığı bu kitap okuyucuyu hem güldürüyor hem de düşündürüyor. O kadar keyifle okudum ki kitabı anneme yanlışlıkla bitirdiğimi söylemişim
Bir dükkan düşünün yalnızca intihar etmek istediğinizde ölümünüze uygun eşya satın alabileceğiniz... ve sloganı da; "Merhaba, hayatta başarılı olamadınız mı bize gelin ölümü başaracaksınız."
Öğrendiğim kadarıyla kitabın bir de animasyon filmi de varmış. Birazdan onu da izleyeceğim. Ayrıca kitabın içeriğinde yer alan Alan Turing’in elması kısmı beni etkiledi. “Alan Turing, eşcinselliği yüzünden adaletle başı belaya giren ve ilk bilgisayarların yaratıcısı kabul edilen bir İngilizdi.(...) Bilgisayarın mucidi tuhaf bir biçimde intihar etti. 7 Haziran 1954’te bir elmayı bir siyanür solüsyonuna daldırdı ve bir sehpaya koydu. Daha sonra resmini yaptı elmanın ve arkasından da yedi.” şeklinde geçiyor kitapta. Apple’ın logosunun dişlenmiş bir elma olmasının sebebinin bu olay olduğu söyleniyormuş. Kitapta yer alan başkahramanın adı da Alan. Ailesinin aksine yaşama sevinciyle dolu olan Alan, kitabın sonunda büyük bir süpriz yapıyor biz okuyuculara
Öykü tadında güldürürken düşündüren bu güzel kitabı okumanızı tavsiye ederim.
141 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Öykü tadında harika bi romandı. Sıkıcı hayatıma çok güzel bir soluk getirdi gerçekten. Güldürdü ve düşündürdü. Kitap hakkında detay vermek istemiyorum zaten çok kısa ve harika o yüzden kendi düşüncelerimi yazdım. Okuyun gerçekten pişman olmayacağınız harika bir soluk alma molası. :)
141 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
Okuduğum en enteresan kitaplardan biriydi..
Konusuyla oldukça özgün, bir o kadar da sürükleyici bir kitaptı..
İntihar etmek isteyenler için bir dükkan hayal edin, bu dükkanı işleten ailenin hikayesi..
Sonu oldukça ters köşeydi..
Böyle bir zamanda okumak da ilginç bir deneyim oldu..
Ah Alan, sen ne güzel bir çocuksun be..

Herkese tavsiye ederim ;)
141 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10
"Merhaba, hayatta başarılı olamadınız mı bize gelin ölümü başaracaksınız."

Bir dükkan düşünün...
Bu dükkanda mutluluğa yer yok!
Bu dükkanda müşterilere umut vermek yok!
Bu dükkanın kapısı sadece hayatın koşuşturmacasından sıkılan, aldatılmanın tadına varan, değer görmediğini düşünen, birçok bunalım yaşayan insanlara açık...
Kitabın ismi size neler çağrıştırıyor bilmiyorum ama ben elime ilk aldığımda "ne yani insanlar burada intihar mı ediyor?" diye düşünmekten kendimi alamamıştım. Aslına bakarsanız yanılmış da sayılmam.


Karanlık, negatif bir aileye Tanrı tarafından gönderilmiş apaydın, umut dolu bir çocuktu Alan...
Kitabın sonunda (sırf bu son için bile okunabilir) "ne, nasıl yani?" düşünceleriyle kalakalmış olsam da birazcık hayal kırıklığına uğrasam da, kesinlikle okumanızı düşündüğüm, çok hızlı bir şekilde ilerleyebileceğiniz, zaman zaman kahkahalara boğulacağınız, tatlı mı tatlı, ilgiyle okuyabileceğiniz bir eser.
Kitabı okuduğunuz zaman ne anlatmak istediğimi çok daha iyi anlayacaksınızdır.
.
Alan'ın yanında yaşamı, kemanla çalınan bir ezgiye benzetmişti annesi - haklıydı.
.
Sağlıcakla, 'mutlu ve umutlu' kalmanız dileğiyle...
141 syf.
·2 günde·Beğendi
Elime alırken böyle hoş, farklı ve ilginç bir kurguyla karşılaşacağımı bilmiyordum. İntihar Dükkanı’nın konu itibariyle zaten dikkat çekici bir kitap olduğu ortada ancak yazar yalnızca 140 sayfa içerisinde bu konuyu mizahi ve melankolik yönleriyle öyle iyi ele almış ki her tasviri, her diyaloğu büyük bir zevkle okumaktan başka seçeneğim kalmadı. Sanırım kitabı güzel yapan asıl etken gerçekten de karakterler, atmosferin anlatımı ve yaşanan diyalogların içerdiği ironilerdi. Çok genel bir anlamda, mutsuzluk ve umutsuzluk arasında yeşeren iyimserlik anlatılıyor. Böyle diyorum ama, öyle basit ve sıradan ifadelerle yansıtılmamış bu genellik. Her şey usulca, insanı hem düşündürerek hem de umutlandırarak, sonra tekrar hüzünlendirerek işleniyor. Bir de animasyon filmi var tabii... Müzikleri kitaptaki atmosferi yakalamak konusunda oldukça başarılılar. Bu kitabı okumanızı tavsiye etmekle birlikte, özellikle de şu linkteki soundtrack ile okumanızı tavsiye ederim: https://youtu.be/a9zQb26I4DU
İyi okumalar!
144 syf.
·2 günde·7/10
Adıyla tezat olarak oldukça neşeli bir kitap olduğunu söyleyerek başlayayım.
Kitapda, adı bilinmeyen bir ülkede fakat tanıdık olduğumuz bir atmosferdeyiz. Ülkede herkes mutsuz, hava hep kapalı, etraf umutsuz insanlarla doludur.
"Hayatta hiç birseyi başaramadınız mı? Ölmeyi başaracaksınız" sloganıyla pırıl pırıl bir dükkan parlar, intihar dükkanı. Müşterileri ve bu müşterilere hizmet seçenekleri de boldur. Zehirli elmalardan, kendini asmak isteyenler için kevgir iplere kadar intihar adına ne varsa bulunur. Gelen müşterilere "görüşürüz" denilmez, buradan satılan ürünlerin garantili olduğunu anlayabiliyoruz :)
İntihar dükkanı 5 kişilik bir aileye aitdir. Anne, baba, abla, büyük erkek kardeş ve sonuncu ufaklık, yalnız bu ufaklık biraz sıkıntılıdır çünkü çevresine umut saçıyor, sürekli gülüyor ve ölmek isteyen insanlara kötü örnek oluyordur, toplu intihar etmek isteyenlere zehirli gaz yerine gülme gazı verecek kadar tam bir baş belasıdır :)
Oldukça hızlı okunan, dialogu bol, keyifli bir kitap, finali tahmin ediyordum fakat sonunda bir "o neydi gı??" Demedim değil, sonunda sağ gösterip sol vuran böyle olan kitapları çok severim, şayet sende seviyorsan ve okuyacak neşeli, nispeten hafif bir kitap arıyorsan, intihar dükkanı işte tam olarak bu kitap, öneririm :)

Yazarın biyografisi

Adı:
Jean Teule
Unvan:
Fransız Karikatürist, Senarist ve Yazar
Doğum:
Saint-Lô , Manche, Fransa, 26 Şubat 1953
JEAN TEULÉ, 1953 doğumlu, Fransız karikatürist ve yazar. 1978de dergilerde çizmeye başladığı karikatürleriyle popüler olan Teulé, aynı zamanda televizyon için de çalıştı. Çeşitli dergilerde yayımladığı karikatürleri ve çizgi romanları, ondan fazla kitapta derlendi. 1991 yılında ilk edebi eseri -1996da sinemaya da aktarılan- Rainbow pour Rimbaud nun ardından bugüne kadar 13 kitabı yayımlandı. İntihar Dükkânı Fransız yönetmen Patrice Leconte tarafından uzun metrajlı animasyon olarak sinemaya da aktarılmıştır.

Yazar istatistikleri

  • 11 okur beğendi.
  • 688 okur okudu.
  • 7 okur okuyor.
  • 344 okur okuyacak.
  • 11 okur yarım bıraktı.