8/10
·230 syf.··
2026 13. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 17:44
Adınla Çağır Beni’yi bitirip direkt Bul Beni’ye daldığımda ne beklediğimi bilmiyordum. İlk kitapta o yaz İtalya’da yaşanan şey bir “yaz aşkı” gibi kalmıştı aklımda. Ama Aciman bu kitapta tokat gibi gerçeği yüzümüze vuruyor: Zaman geçiyor, insanlar değişiyor, ama bazı izler değişmiyor. Bu kitap aşk romanı değil aslında. Kayıp romanı. Elio büyümüş, baba olmuş, hayat kurmuş. Ama içinde hep o “ara beni, bul beni” cümlesi duruyor. Benim en çok takıldığım yer şurası oldu: “Sadece sevdiğimiz için tanıdığımızı sandığımız insanları görmediğimiz daha ne kadar farklı katmanları var?” İlk kitaptaki o gençlik yangını yok burada. Yerine olgun bir sızı gelmiş. “Yaşanmamış hayatın bedeli her daim zaman” dediği yerde kitabı kapattım, tavana baktım. Çünkü hepimizin hayatında bir “Oliver” var. Söyleyemediğimiz, cesaret edemediğimiz, gurura taktığımız biri. Spoiler yok ama şunu söyleyeyim: İlk kitabı sevdiysen, bu kitap seni rahatsız edecek. Çünkü Aciman “mutlu son” yazmıyor, “gerçek son” yazıyor. Ve gerçek son genelde yarım kalıyor. Sizce Elio haklı mıydı? Yoksa 20 yıl çok geç miydi? Yorumlara yazın, tartışalım.
1000Kitap
Bul BeniAndré Aciman · Sel Yayıncılık · 20221,039 okunma
9/10
·384 syf.··
2026 56. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 31 Mayıs 2026 16:36
Derin Mavi Sezer, sıradan bir son sınıf öğrencisiyken, çocukluk arkadaşının aniden yok olmasıyla birliktye hayatı tamamen değişmiştir. Üstelik arkadaşı Akın'ın da son görüldüğü kişi kendisidir. Bu olaydan sonra okuldakiler onun üstüne gitmeye başlamıştır. Sadece diğer çocukluk arkadaşları olan Dünya Can ve Berfu onun yanındadır. Birgün okuldaki çocuklardan bir tanesi üzerine gelirken araya giren Aziz Ata ile hayatı daha da değişecektir. Aziz Ata, Derin'in okuduğu okuldan mezun olmuş bir hukuk öğrencisidir. Aynı zamanda da abisi İstanbul İl Emniyet Müdürü'dür. Ve Derin'in yaşadığı olayla birlikte şikayette bulunmaya giderler. Bu sırada Derin not defterinin bir sayfasının katlı olduğunu fark eder ve oraya yazılmış 'Bul Beni' yazısı ile şoka girer. Çünkü yazı Akın'a aittir. İşler karmakarışık bir hal almaya başlarken Aziz Ata onun yanında her zaman destek olacak ve Akın'ı bulmak için yardım eden kişi olacaktır. Bu kitabı elimden bırakamadım.Ne ara bittiğini bile anlamadım.Olay içinde olay gizem içinde gizem...Kime neye inanacağımı ve neyin doğru olduğunu bile sorguladım.Yazar aslında bir yerde ipucu vermişti ama ben dikkat etmediğim için her şey ortaya çıktığında minik çaplı bir şok geçirdim.Derin, kendi halinde yaşayan biriydi ve onun hayatındaki tek sorun annesinin bir miktar uçarı olmasıydı.Ki bazı konularda kadın beni delirtti.Aziz Ata ise birden hayatımıza girdi ve kısa sürede odak noktası haline geldi.Bazı konularda Aziz Ata'nın konumunun ne olduğunu merak ettim bir yandan da Derin ile olan bağı nasıl ilerleyecek onu okumak istedim.Ve benim için işler çok karıştı.Olaylar çözüldü, çoğu şey yerine oturdu ama asıl bundan sonra neler olacak onu merak ediyorum.En kısa zamanda ikinci kitabı okumaya başlayacağım.Sizlerde hemen bu kitabı okumalısınız.
Bul BeniBeyza Alkoç · İndigo Kitap · 2024955 okunma
Reklam
Puan vermedi·468 syf.··
2026 33. kitabı
·
40 günde okudu
·
Okunma: 01 Haziran 2026 17:09
Bildiğimiz zamanlardan çok önce başlamıştı unutulan bu hikâye. Eski bir yolun geri dönüşü onu tekrar yazdıracaktı zamanı geldiğinde. Kadimlerin ilk kehanetlerinden doğacaktı sonun sonuncusu… Son Cadı; Sema Karakurt kaleminden, Kaktüs Yayınlarından basımı yapılan Cadı üçlemesinin ilk romanı. Olaylar bir geçmişte, bir şimdiki zamanda geçiyor. Ara ara başka kitaplardan alıntılar, kitaba ayrı bir bütünlük katmış. Karakterler değişse de; ihanetler, çıkar için yakın gibi görülmeler, o kişiyi kendisine bağladıktan sonra, gerçek kişiliği ile onu yok etmeye çalışanlar değişmiyor. Yazarımızın kalemi, konuya hakimiyeti çok güzel. Mitolojiye, antik çağlara ilgi duyanların severek okuyacağı bir kitap. Dünyaya, beş kız kardeşten oluşan beş meclis gönderilmiştir. Bu meclislerin üçü Hekate’ye ve ışığa bağlıyken, ikisi karanlığa ve Lilith’e bağlıdır. Lilith, insanlığın cadı soyuna yaptıklarından sonra insanlığın tamamen yok edilmesi gerektiğine inanır. Hekate ise bunu asla kabul etmez. O, insanlığı temsil eder ve kehanetin gerçekleşeceğine inanır. Akça; okuldan eve döndüğünde annesi ile babasının tartıştığını duyar. Bir süre sonra gelen silah sesi ile ne yapacağını şaşırır. Babası annesini ö* tür. Bu olay Akça için büyük travmaya sebep olmuştur. Teyzesinin yardımıyla bir ev tutar. Arkadaşı Sanem ile Atlas, sürekli yanındadırlar. Bir gece gördüğü rüya onu çok etkiler. Çok gerçekçi olan bu rüyanın etkisinden gün boyu kurtulamaz. Sonraki gecelerde de, rüyaların devam etmesi üzerine korkuya kapılır. Arkadaşı Sanem' e anlatır gördüğü rüyaları. Fa* gitmeye karar verirler. Fa** nın söyledikleri sonrasında iyice kafası karışan Akça, ne yapacağını bilemez. Kafalarını dağıtmak için, bir grupla birlikte geziye gitmeye karar verirler. Burada onunla telepatik olarak konuşan kadının
Son CadıSema Karakurt · Kaktüs Sanat Yayınları · 202513 okunma
Puan vermedi·627 syf.··
2026 48. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 14 Mayıs 2026 17:25
Selam. Bu ayın bir diğer okuduğum kitabı Güray Süngü'den “Delirmeler Sarayı” adlı romanı oldu. Romanda, zaman algısı mütemadiyen karakter geçişlerinde değişiklik gösteriyor. Bir geçmiş, bir şimdiki zaman aralığında, içsel dönüşümleri ve dışsal eylemleri yoğunlukla duyumsarız. Hakan, az konuşan çok susan, içkin bir karaktere sahip, kendiyle savaşım halinde olan, tanıdığına da tanımadığına da mesafeli duruşu onu soğuk, kaba gösterse de karşındakinin yine de saygı duyduğu biridir. Arif, kendi kabuğundan çıkamayan, annesinden başka bir dünyası yok iken, kendince şairliğe soyunan fakat bunu içinde bile sürdürmeye mecali olmayan hassas kişilikli biridir. İsmail, geçmişin gölgesinde, bir acayip hezeyanların pençesine düşen, hem söyledikleriyle hem eylemleriyle boşluğa doğru yalpalayan bir edebiyat aşığı daha sonra deliliğe "öteki"ne bürünendir. Selim, hayat dolu, çevresi ve arkadaşları tarafından sevilen saygı görülen biri. Bir gün okuduğu bir eseri sahneye uyarlamak ister ve hayat bundan sonra Selim için farklı bir surete bürünür. Kendini sorgulayan, bir başkasını merak eden, arayış içinde zaman zaman kendini bile kaybeden birine dönüşür. İstediği cevapların yanıtı için sonuna kadar da arayışını sürdürür. Ve İhsan Zahir, tüm bu karakterlerin ortak paydası olarak tam merkezde duran, fakat geçirdiği bir kaza nedeniyle hareket edemeyen, konuşamayan sadece dinleyen, karakterler için öznel bir varlık olarak baş köşede izler olanları. Bu defa yazarın diğer eselerindeki o çekici etkiyi hissedemedim. Hezeyanların yoğunluğu fazlasıyla boğucu hissetmeme neden oldu. Karakterlerin iç dünyasının işlenişi ara ara yordu. Anlamaya çalışmak, o arayışa dahil olmak cezbeder evet ama aşırı dozda buhran ve karamsarlık yüzünden belki de tatminsizlik yaşattı bana ne yazık
Edebiyat & Roman
Delirmeler SarayıGüray Süngü · Ketebe Yayınevi · 202586 okunma
10/10
·144 syf.··
2026 36. kitabı
·
19 saatte okudu
·
Okunma: 10 Mayıs 2026 15:08
Dua etmek sadece istemek değil, bir varoluş biçimidir. ‎Merhaba sevgili kitap kurtları bugün sizlere tasavvufi tarzda yazılmış bir kitapla geldim ‎Yazarımız bize yine içimize dokunacak satırlar bırakmış. 14 bölümde duanın ne olduğunu, nasıl yapmamız gerektiğini, hayatımızdaki yerini ve daha fazlasını bizlere anlatmış. Bitmek bilmeyen koşuşturmacamızın içinde unuttuğumuz en kıymetli hazineyi, duayı bizlere hatırlatmış. ‎Dua sadece talep etmek demek değildir. Yazarımız bize bunu en güzel şekilde anlatmış. Okurken ruhumuzu rahatlatmış. Bölüm bölüm olması ara ara aç oku, ferah bul der gibi. ‎Tam ihtiyacım olduğu anda imdadıma yetişti desem yeridir. Ben hep dua etmeyi bilmediğimden yakınırdım, sanki sadece talep ediyormuşum gibi gelirdi. Evet şükür de ediyorum ama hep eksik gelirdi. Şimdi tamamlandım. ‎Okuyup bitirip kenara bırakacağınız değil hayatınızda sizinle beraber yürüyecek rehber bir kitap. Sizin için dua ne demek? En sevdiğiniz dua cümlesi hangisi? Yorumlarda buluşalım. ‎Yazarımızın kalemine sağlık Mecit Ömür Öztürk
Duayı Yeniden KeşfetmekMecit Ömür Öztürk · Hayy Kitap · 202696 okunma
AĞIR SPOİLERR!!!
10/10
·400 syf.··
2026 10. kitabı
Selam millet! Bugün sizlere favori filmim, çocukluğumun mazisi "The Maze Runner'ın" ilk kitabının incelemesiyle karşınızdayım. Okuma sıralaması aşağıda belirttiğim şekildedir... 1- Labirent: Ölüm Emri 2- Labirent: Virüs Kodu 3- Labirent: Ölümcül Kaçış 4- Labirent: Alev Deneyleri 5- Labirent: Son İsyan 6- Labirent: Deli Sarayı Bunun haricinde üç tane yan seri kitabı mevcuttur. Ana seriyi bitirince bu kitapları da en kısa sürede temin edip, incelemelerini yapmayı iple çekiyorum zira şu ana kadar sadece bir kitabına bir inceleme yapılmış durumda. Kitabın konusuna gelecek olursak dünya güneş patlamalarıyla kavrulmuş ardından türlü zorluklarla yaşanmaz bir hal almıştır. Gıda azdır ve dünya nüfusu tüm bu zorluklara karşın çok fazladır. Nüfusu eritmek için "İsyan" o zamanın adıyla "Patlama Sonrası Koalisyonu" tam on üç yıl önce yani bizim ana karakterlerimizin üç- dört yaşında olduğu zamanlar bir virüs üretip, bunu masum insanları yok etmek için kullanmıştır. Fakat bir sorun vardır; Bu virüs o kadar bulaşıcıdır ki, tedavisini üretmeden fütursuzca kendi insanlarını katletmeleri bir noktada kendilerini de bulacaktır. Ne derler bilir, "Ne ekersen onu biçersin!" Şahsen bu kadar şeytani düşünce günümüzün Covit-19'u gibi kötü bir amaca hizmet etmişti.
Bilim-Kurgu
Labirent: Ölüm EmriJames Dashner · Pegasus Yayınları · 20155,4bin okunma
Reklam
Reklam