Öğün atlamak zararlıdır: Hayır, 3 öğün diye bir şart yok.
Yüz binlerce yıllık gelişimimizde insanlar günde bir öğün,
bazen 2 günde 1 öğün yemek yerlerdi. Bırakın gelişimimizi,
1 00 yıl öncesinde dahi günde 1 -2 öğün yenirdi. 3 öğün, 'modern'
yaşamın bir icadıdır.
• Kahvaltı günün en önemli öğünüdür: Bu ifadenin ABD'de
1 950'li yıllarda hazır kahvaltılık mısır gevreği üreten bir firmanın
reklam kampanyasından kaynaklandığı biliniyor. Bu
konuda tatmin edici hiçbir bilimsel çalışma yok. Kahvaltının
diğer öğünlerden hiçbir farkı veya ilave faydası yok.
• Sık sık ve azar azar yenmeli: Azar azar yemek insanlarda tat -
minsizliğe ve strese neden olur.
• Yemek aralarında ra öğünler' yemek metabolizmayı canlı
tutar: Metabolizma, yemek yemeyle hızlanmaz. Ara öğünler
gereksiz insülin salgılanmasına ve sürekli 'tıkınma' alışkanlığına
neden olur.
• · Rafine bitkisel sıvı yağ ve margarinler tereyağından daha sağlıklıdır:
Rafine bitkisel sıvı yağlar, adı geçen bitki yağının birçok
kimyasal işlemden geçirilmesi ile elde edilir. Margarinler
ise kalitesiz bitkisel yağların yine kimyasal işlemlerden geçirilmesi
sonucu elde edilir. Ayrıca tereyağı zararlı değil, faydalıdır .
• Kaloriden tasarruf etmek için 'suni tatlandırıcılar' kullanılmalı:
Suni tatlandırıcılar faydalı değil zararlıdır. Üstelik
zayıflatmaz, aksine, kilo almaya neden olur.
Dilek Kartal – Çifte Açmaz
çok mu güzel diye orda çocuklar
değmesin diye mi nazar kem gözlerden
yıllardır kurşun döküp duruyorlar
tepelerinden
**
herkes o ilk acıyla ölmediğinde çok gücenir hayata
sonra unutur
ben o son dakika dediğinde
otuzbeş can, ilk canlı bağlantı, olay yeri, ilk resmi sayıklama
ohlar ahlara bir kez daha galip geldiğinde
allahım ne çok acı vardı
**
kucağımda iki avuç çaresizlik
kusursuz bir sessizlik fotoğrafı gibiydim
oysa sen susmak demiştin bir defasında
öldürmeye tam teşebbüstür
kendini dişlerine vura vura
**
o saçlarıma değen dönüşlü gök
kör eden ışık, o korkunç sayha
inip çıkan adamlar
günahkar perçemlerine asılarak birbirlerinin
bir köy dolusu kadın
taşları yoklaya yoklaya
taşları koklaya koklaya bir köy dolusu...
oğul öksüzü eller... çemberler... karanfiller...
bir köy dolusu kadın
:rüya
Ara öğün adı verilen atıştırmalar, insanın beslenmesine bir katkı sağlamadığı gibi, insülin direncinin ve hiperinsulinemi'nin en önemli sebeplerinden biridir. Bununla birlikte yemekten iki ya da üç saat sonra oluşan kan şekerindeki düşüş ve enerji ihtiyacı glukagon adı verilen ve yine insülin gibi pankreastan salgılanan hormon aracılığıyla gerçekleşir.Glukagon önce karaciğerde depolanmış olan glikozdan enerji teminini sağlar. Burada ortaya çıkan şey şudur; yemek yenildikten iki saat sonra enerji ihtiyacı insülin hormonunun glikozun hücre içinde kullanımı ile sağlanırken, iki ya da üç saatten sonra bu görevi glukagon üstlenir. Ancak bu sınırlıdır. Bu sırada yapılacak olan ara öğün adı verilen atıştırmalar, kan şekerinin yeniden yükselmesine ve glukagon hormonunun salgılanmasına engel olur. Ancak bu da sınırlıdır ve herhangi bir yemek yenildikten dört ya da beş saat sonra, dışardan bir gıda maddesi alınmaz ise leptin adı verilen bir hormon salgılanır. Leptin hormonunun en büyük görevlerinden biri, yağ hücre- lerinde bulunan trigliseridlerin glikoza dönüştürülmek suretiyle enerji ihtiyacı için kullanılmasıdır. İşte ara öğün denilen şey, görüldüğü gibi vücutta yağ metabolizmasına da son derece olumsuz etki etmektedir...
İnsan değişimi ancak “yokuştan akan su” ile “yokuşa akan su” arasındaki farkı idrak ederse anlayabilir. Kutlu, bir bakıma yokuşa akan su imgesiyle insana ve içinde yaşadığı şehre dikkat çeker. İnsan da bidayetinde su ve toprak değil mi?
Öyleyse değişen ve dönüşen aynı zamanda insandır...
Yokuştan akan su yoktur artık ve bildiğimiz anlamda o toprak da yoktur. Çünkü şehirde yokuştan akan sular olmadığı gibi basılacak bir toprak da kalmamıştır.
“Bastığın yeri toprak diyerek geçme, tanı artık. O betondur, senin yeni vatanın. Asfalttır, parkedir, halıflextir. Koşuyorsun ciğerlerinde egzoz gümbürtüleri. Ayaklarında lastik. Üç öğün naylon yemektesin. Ara toprağı. Toprak bizim canımız, petrol olsun kanımız.”
Sayfa 54 - Dursun Çiçek, Mustafa Kutlu'nun fotoğrafları·Kitabı okudu
Ne yediğimiz dışında ne zaman yediğimiz de çok önemlidir.
En doğru besin bile yanlış zamanda yendiğinde sorun yaratabilir. Amacımız nefsimizi değil, hücrelerimizi beslemek ise biraz disiplin şarttır.
İdeali, doğru besinin doğru zamanda yenmesidir.
Akşam yemeğinde yemediklerimiz gün içinde yediklerimizden daha önemlidir çünkü, akşam yemeğindeki yanlışlar gün içindeki yanlışlardan daha fazla bedel ödetirler.
SAĞLIK İÇİN 1. İYİ SEÇENEK :
* Öğleden sonra 4-5 arası akşam yemeğini yemek ve daha sonrasında sadece söğüş sebze, sebze suyu ve bitki çayları içerek geceyi tamamlamaktır.
- Bu uygulanabilecek en iyi tercihtir.
- Daha hızlı bel bölgesinizden kilo kaybedersiniz.
- Akşam yemeğini atlarsanız gündüz yediklerinizin kalorisini de saymanız gerekmez.
- Akşam yemeği yemezseniz biyolojik olarak da gençleşirsiniz.
- Gece uykuda salınan büyüme hormonu sabaha kadar hücrelerinizi tamir eder ve kaslarınızı korur. Böylece kilo verirken sarkma olmaz, kırışmazsınız, avurtlarınız çökmez.
SAĞLIK İÇİN 2. İYİ SEÇENEK :
* Diyelim ki akşam 19:00’da masaya oturmak zorundayız. O halde akşam 19:00’dan “2 saat” önceye gideceğiz. 17:00’den hemen önce 16:30 - 17:00 arasında küçük bir ara öğün yapacağız. Bu ara öğünde badem, ceviz gibi yağlı kuruyemişler, avokado gibi yağlı sebzeler ve meyveler uygundur.
Bu ara öğünden sonra akşam yemeğine kadar tamamen aç kalacağız. Akşam yemeğini 19:00 yerine 20:00’de de yesek bu durum fark etmiyor.
Akşamüstü 17:00’den sonra akşam yemeğine kadar alkali su hariç hiçbir şey yemeyeceğiz.
19:00’DA YA DA 20:00’DE YAPILAN AKŞAM YEMEĞİNDE NELER YASAK OLMALIDIR?
- Tüm öğünlerde unlu, şekerli gıdalar, alkol, şekerli içecekler, kızartmalar, işlenmiş ürünler, cipsler vs. gibi yiyecekler çocuk - büyük herkes için faydasızdır.
- Ancak yetişkinlerin kilo verebilmesi
Rejim sevmem, yapmam. Yok ana öğün, yok birinci ara öğün, ikinci ara öğün. Sen üç öğün yiyip doymayıp bir de ara öğünde fındık ceviz peşinde koşuyorsan, belli ki zayıflamaya niyetin yok kardeşim!