Ölü bir kentin
meydanında durup
kırmızı ayakkabıları bağlıyorum...
Bana ait değiller,
Anneminler.
Ona da annesinden kalmış.
Bir aile yadigarı gibi elden ele geçmiş
ama yüz kızartıcı mektuplarmışcasına gizlenmişler de.
Ait oldukları evler ve sokaklar da gizlenmiş
tıpkı
bütün kadınlar gibi...
Panik bir kibir biçimidir. Dünyanın ne yöne (aşağı doğru) ilerlediğini bildiğine emin bir histen kaynaklanır. Şaşkınlık duymak daha mütevazi, dolayısıyla daha sağduyuludur.