"Boş versene! Servis şoförüne gününü göstermeyi biliyorsun ama asıl haksızlıklarla yanlışlıklar karşısında senin de koyundan farkın yok. Ortalık yolsuzluk söylentileriyle çalkalanıyor, trilyonlarla vergi kaçırılıyor, adamını bulanlar deve yüküyle teşvik ve kredi alıp geri ödemiyor, çalışanlar enflasyonun altında ezilirken kimileri kılını kıpırdatmadan paradan para kazanıyor, hakkını arayanlar susturuluyor, siyaset hiçbir dönemde görülmemiş ölçüde yozlaşmış, memleket şeriatın kucağına itiliyor... Sen kuyruğunla kavga ederken, birileri sana her gün durmadan haksızlık ve kötülük ediyor. Onlara ne yapıyorsun?.. Hiç!.. Koca bir hiç!.. Son seçimlerde sandığa bile gitmedin. Ucu doğrudan doğruya kendine dokunmadıkça, hiçbir şey karşısında kılını kıpırdatmıyorsun."
Sayfa 50 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları (Aslan Yürekli Reşat)·Kitabı okuyor
Fikir ve irfan hayatımız üç yüz yıl çorak bir çölde bocaladıktan sonra kurtuluş yolunu arayanlar, geçen asrın sonlarından başlayarak kısa aralıklarla hamleler yapıp Batı kültür ve maarifinin kucağına sığındılar. Yeniler, bunaltıcı karanlıktan sıyrılmanın çaresini, her şeyden önce kendi varlığımızdan uzaklaşmakta buldular.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Yeryüzünün tüm seslerini yutup yine de doymak bilmeyen bir sessizlik kapladı beni. Sessizliğin de bir rengi var; rüyaların dahi yadırgamayacağı kadar güzel hem de. Onu ancak aradığını buldukça yeniden arayanlar bilir.
BULMAK
Bir an kayboldun gibi! yaşadım kıyâmeti Yoruldun ama buldun ey kalbim emâneti
Yeniden su yürüdü dalıma yaprağıma Bir bakışın can verdi kurumuş toprağıma
Çiçeğe durdu kalbim içtim parmaklarından Göz çeşmem suya erdi sevda kaynaklarından
Bir aydınlık denizin sonsuz derinliğinde Yüzüyorum gözünün yeşil serinliğinde
Bir ışık bir kelebek biraz çiçek biraz kuş Yeni bir ülke yüzün ellerimde kaybolmuş
Soluğum bir kuş gibi uçuyor ellerine Kapılıp gidiyorum saçının sellerine
Gözlerinden göğüme sayısız yıldız akar
Bir gülüşün içimde binlerce lâmba yakar
Bir kurtuluştur o an çağrılsa senin adın Sesin ne kadar sıcak sesin ne kadar yakın
Tabiat bir bembeyaz gelinlik giymiş gibi Yüzüme kar yağıyor sanki elinmiş gibi
Sensiz geçen zamanı belli yaşamamışım Sensizlik bir kuyuymuş onu aşamamışım
Bir yol buldum öteye geçerek gözlerinden İşte yeni bir dünya peygamber sözlerinden
Ölüm bize ne uzak bize ne yakın ölüm Ölümsüzlüğü tattık bize ne yapsın ölüm
Trump'ın ilk döneminde Kongre üyelerinin ofis telefonları gün boyu susmuyordu; arayanlar, "Rahip Brunson'u kurtarın" diyordu. Onların düşüncesine göre Evanjelist rahip, Armageddon savaşında düşman olan tarafın elinde tutsaktı. Böyle düşünüyorlardı, bu nedenle bence tamamen çıldırmış durumdaydılar.
Sadece kendi dünyalarında çıldırmakla kalsalar bu zararsız olabilirdi ama kendileri gibi Kongre'deki ve yönetimdeki insanları da çıldırtmışlardı ne yazık ki.
Biliyorsunuz sonunda Rahip Brunson geri verildi ve birlikte dua etmek için hemen Oval Ofis'e, Trump'ın yanına geldi.
○ diplomatik kriz bitmiş gibi görünüyordu ama Evanjelist çevrelerde Türkiye karşıtı söylemler bir türlü bitmedi.