İnsan yaşayıp gider, bir şeylerin özlemini çeker, birileriyle tanışır, sevişir, ardından evlenir, cemiyet içinde bir kadınla aşkı, doğumu ve ölümü tadar, sonra sokakta dönüp ince bacaklara bakar, muhteşem saçlar ya da ateşli bir öpücük yüzünden mahvolur, belki burjuva yataklarında ya da o leş otellerin yatılmaktan eskimiş şiltelerinde birkaç dakikalığına doyuma ulaştığı duygusuna kapılır, bazen bir kadına heyecan verici derecede cömert davranır, bazen ağlayarak dağ başında ya da bir büyük şehirde sonsuza dek birlikte yaşayacaklarına yemin eder. Fakat sonra aradan zaman geçer, bir yıl, üç yıl ya da iki hafta –tıpkı ölüm gibi aşkın da saat ve takvimle ölçülebilir bir zamanı olmadığını fark etmiş miydin?- ve büyük plan, büyük girişim başarısız olur ya da hayal edildiği kadar başarılı olmaz. Böylece ayrılık gelip çatar, öfke ya da huzur içinde; ve her şey, umut, arayış yeni baştan başlar. Ya da insanlar pes eder, ayrılmayıp birbirlerinin yaşama sevincini ve hayat enerjisini emerler, hasta olurlar, birbirlerini öldürürler, ölürler. Peki acaba gözlerini kapadıkları o en son anda anlamışlar mıdır? Birbirlerinden ne istemişlerdir? Onların tek yaptığı, emrini aşkın nefesi vasıtasıyla hayata geçiren büyük, kör bir kanuna boyun eğmektir; verilen emir de çiftleşerek türün devamını sağlayan erkek ve kadınlar yardımıyla dünyanın yenilenmesidir.
İnsan, döndüğünü zannederken,aslında sadece kaybettiği şeyi arıyor.
Sayfa 56·Kitabı okuyor
Alıntı
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
“Varoluşsal” terimi üç şekilde kullanılabilir: 1. Kendisini, yani özelikle insan olma durumunu anlatmak için, 2. Varoluşun anlamı için ve 3. Kişisel varoluşta somut bir anlam bulmaya yönelik arayış, yani anlam istemi anlamında.
Ben tuhaf bir yapbozdum sanki ve elli yıldır kayıp olan bir parça bir anda bulunmuştu. Tek yapmam gereken onu yerine koymaktı.
Alıntı
Yüce Allah, gerçekten doğruları arayan, doğru inanç ve yaşayış konusunda samimi bir arayış içinde olanların yeterli bulacağı âyetleri, başta Kur'an-ı Kerîm olmak üzere çeşitli kanıtları açık seçik bildirmiş, onlar da bu sayede iman etmişlerdir. Diğerlerinin inkârları ise, bu kanıtların yetersiz oluşundan değil, İslâmiyet'i kabul etmemekte ön yargılı davranmalarından ve inatlarından kaynaklanmaktadır (Râzî, IV, 29). Bu sebeple, Enfâl sûresinde de bildirildiği gibi (8/23), Allah onların taleplerini yerine getirseydi yine de gerçeğe sırt çevireceklerdi.
Sayfa 197 - Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, 9. Baskı·Kitabı okudu
Alıntı
İnsanın bütün aradıklarını tek bir dükkânda bulması enderdir...
Alıntı