Ahmet Ümit çok sevdiğim, tarzını çok beğendiğim bir yazar. Romanları genel olarak polisiye içerikli ve oldukça akıcı. Polisiye roman hayranı biri olarak okuduğum her kitabından ayrı zevk aldım.
Bab-ı Esrar’a gelirsek, bence okuduğum diğer romanlarından çok farklıydı. Mevlana ve Şems Tebrizi ‘yi ele alarak işlenmiş tasavvuf hakimdi romana. Tabi doğaüstü olaylar da bolca mevcuttu. Genelde bu tarz romanlarda bu kadar çok hayali öge olmasından çok hoşlanmasam da okurken rahatsız etmedi, oldukça akıcıydı. Polisiye konusunda bir tık hayal kırıklığına uğramış olsam da, bu kitabın bana farklı bir anlam kattığını düşünüyorum. Tasavvufa olan ilgim arttı, araştıracağım birçok soru sahibi olmama vesile oldu. Ve nedense okumaya her başladığımda kendimi huzurlu hissettim. Şu yaşadığımız dünyanın boş ve geçici olduğu, hayat telaşesinde unuttuğumuz bu gerçekliği apaçık yüzüme vurdu.
Okudukça kendinizi çokça sorgulayabileceğiniz bir kitap olabilir. Mutlaka tavsiye ederim.
İnsan tükenir sanırım bir çiçeğe durmadan baksa bile bir güzel aşk okusa bile.
Biz nerden tükeniriz adımız saydam
hele akşam oldu muydu çok daha saydam,
kapanır gideriz sözlükteki bir aşk anlamına
aslında buydu beni geliştiren, aşksızlık!..
aşksızlık büyütür beni
yeni bir aşka doğru ve
öyle sanıyorum ancak birkaç yıl sürer
insanın sebepli umutsuzluğu