Herkes bilir ki hayat, yaşanmak zahmetine değmeyen bir şeydir. Aslında otuzunda ölmekle yetmişinde ölmenin pek önemli olmadığını ben de biliyordum. Çünkü her iki durumda da başka erkekler ve başka kadınlar yine yaşayacaklar ve bu, binlerce yıl devam edecektir. Öyleyse sonuçta bundan daha açık bir şey olamazdı. Sıra bende miydi, şimdi miydi yoksa yirmi yıl sonra mıydı? Her ne olursa olsun ölecek olan bendim. İşin bu yönünü düşünmek, içimde her şeyi altüst eden bir sevinç uyandırıyordu.