Edebi dili olsun ama çok da akıcı olsun diyorsanız, araştırma içersin ama beni boğmasın diyorsanız, hayatın gerçek yüzünden kesitler olsun ama büyüsüyle beni kendine bağlasın diyorsanız Haruki Murakami1Q84 - 1. Kitap
Başlangıçta tanıdık bir hikaye gibi gelse de bukez önemli olan hikayeden çok “insan”a dışarıdan bakabilmekti. Bakabilmekti diyorum çünkü günlük hayatın hır-gürünün içerisinden çıkabilmek “insanlar” için oldukça zor.
Aslında ilk okula giderken okumuştum. Şimdi 4 yaşındaki kızımla birlikte tekrar kısaltılmış metni okudum. Bir süre sonra orijinal metni de okumak istiyorum.
Siyah İnciAnna Sewell · İş Bankası Kültür Yayınları · 201911,9bin okunma
Efsanelere, büyülü gerçekliklere bayılırım ama her sayfasından buram buram türkü tüten bu efsaneleri okumak bir başkaydı. Hem böyle büyülü hem de böyle insani anlatmak ancak Yaşar Kemal’in kaleminden dökülebilirdi.
Köroğlu’nu içimde; “Benden selam olsun Bolu Beyi'ne…” diye esen türkü ile,
Karacaoğlan’ı; “Karacaoğlan der ki bakın geline, ömrümün yarısı gitti talana...” diyen Zülfü Livaneli’nin sesiyle,
Alageyik’i; “Ben de gittim bir geyiğin avına…” Moğollar grubunun derinden gelen tınısıyla okudum.
İhsan Oktay Anar'ın bu kitabında azraille yol çıktık ama tahmin edemeyeceğim kadar çok kişiyle tanıştım yine. Hatta anadolu süpermeniyle bile. Uzun İhsan Efendiyi kovaladık durduk. Bunca dünya hırgürü içinde, hayat koşturmacası içinde bile kitabı elime aldığımda beni hemen o sihirli gerçeklik dünyasına taşımasını çok seviyorum. Ve en önemlisi tanıştırdığın onca insanın her birinin iç dünyasını öyle bir noktadan anlatıyor ki tanıdığını hissettiriyor.
Sırada Amat adlı eseri var, okumak için sabırsızlanıyorum.