Başlangıçta tanıdık bir hikaye gibi gelse de bukez önemli olan hikayeden çok “insan”a dışarıdan bakabilmekti. Bakabilmekti diyorum çünkü günlük hayatın hır-gürünün içerisinden çıkabilmek “insanlar” için oldukça zor.
... o dönemin din adamlarının en bayıldığı sorun hakkındaki tartışma çoktan başlamıştı. "Kainat daha iyi yaratılabilir miydi?" "Evet" diyenler, Allah'ın eserine yeterince özen göstermediğini ima ettikleri için, dinsizlikle suçlanıyorlardı. "Hayır" diyenler de, Yüce Yaratan'ın elinden daha iyisinin gelmeyeceğini kastettikleri için dinsizlikle suçlanıyorlardı.
Yazarın daha önce birçok kitabını okuduğum için bu kitabı da gözüm kapalı alıp okudum. İyi ki de okudum. Kitabın dili öyle yalın ve akıcı ki, elimden düşürmeden bir solukta okudum.
Yazar, farklı bir yaşam öyküsüne sahip bir karakterin hatta ünlü bir karakterin ölmeden önce yazmış olduğu mektupları bizim için yeniden kurgulamış. Yalanı hayatının merkezine yerleştirmiş birinin, son nefesini vermeden, yaşamından alıntılar yapıp kendini aklama çabasını anlatıyor bize. İnsan hayatının, şöhretin getirdikleriyle bir anda değişimi ve dünyanın değişimiyle şöhretin insan hayatını tepe taklak edişi ustalıkla aktarılmış.
CasusPaulo Coelho · Can Yayınları · 20166,9bin okunma
"..bizim bütün memleketimiz böyledir. Güzel, yeşil bir vadi. Baharda hoş bir koruluk. Toprağını kazın, papatyalarla düğün çiçeklerinin azıcık altında ölüleri bulursunuz."