Stefan Zweig ne yazdıysa okurum diye düşünerek başladım. Hiç de yanılmadım. Bir erkek olarak, bir kadının eşini aldatmaya giden ruh halini böylesine net bir şekilde yansıtması çok etkileyiciydi.
Karakterimiz yaptıklarının, olabileceklerin farkında olduğu halde korkunun kafesine sürükleniyor. Yaşadığı korkuyla duyuları ,algıları kilitleniyor ve büyük bir belirsizliğin içine kendini hapsediyor.
Kurgusu ve sonu tahmin edilebilir olmasına karşı psikolojik analizler o kadar çarpıcı ki. Kitap okuru kendine bağlayıp, bir solukta okutuyor.
Korku cezadan çok daha beterdir, çünkü ceza bellidir, ağır da olsa, hafif de, hiçbir zaman belirsizliğin dehşeti kadar, o sonsuz gerilimin ürkünçlüğü kadar kötü değildir