Vincent van Gogh: Mektupların Aynasında Bir Hayat
10/10
·252 syf.··
2025 52. kitabı
Giriş: Theo'ya Yazılan Bir Ömür Vincent van Gogh'un dehası, yalnızca tuvallerinde patlayan renklerde ve fırça darbelerinin tutkulu enerjisinde değil, aynı zamanda ruhunun en mahrem haritasını çıkardığı yüzlerce mektupta saklıdır. Kardeşi Theo'ya adanmış bu satırlar, bir sanatçının iç dünyasına yapılmış en samimi, en filtresiz yolculuktur. Van Gogh'u yalnızca kulağını kesen trajik bir figür ya da eserleri milyonlar eden bir ikon olarak değil; entelektüel arayışlarla dolu, şefkatli, inatçı, seven, acı çeken ve her şeye rağmen sarsılmaz bir inançla yaratmaya devam eden bir insan olarak tanımak, bu mektupların sayfalarında mümkündür. Bu anlatı, sanatçının fırçasının yanı sıra kaleminin de izini sürerek, hayatının dönüm noktalarını kendi kelimeleriyle aydınlatmayı amaçlamaktadır. Theo’ya yazılan bu ömür, Van Gogh’un trajik olduğu kadar üretken yaşamını anlamak için vazgeçilmez bir rehber, ruhunun en dürüst portresidir. 1. İlk Yıllar: Arayış ve Dini Buhran (1872-1880) Vincent’ın gençlik yılları, sanat simsarlığının düzenli dünyasından dini mistisizmin yakıcı ateşine uzanan, kimliğini ve hayattaki amacını aradığı çalkantılı bir arayış dönemiydi. Bu dönem, onun hassas karakterini şekillendiren ilk büyük hayal kırıklıklarına sahne olurken, aynı zamanda sanatla kuracağı sarsılmaz bağın ve insan acısına duyacağı derin empatinin de tohumlarını attı. Dünyevi olandan ilahi olana savrulan bu ruh, aradığı huzuru ne ticarette ne de kilisede bulabilecek, nihai sığınağını tuvallerde ve fırçalarda keşfedecekti. 1.1. Sanat ve Aşkın Ufukları: Lahey, Londra ve Paris Vincent van Gogh, 1869'da Goupil & Ortakları Şirketi'nde sanat simsarı olarak çalışmaya başladığında, henüz bir ressam değildi; fakat sanata ve edebiyata olan tutkusu filizlenmeye başlamıştı.
Sanat
Theo'ya MektuplarVincent Van Gogh · Yapı Kredi Yayınları · 20168,2bin okunma
Puan vermedi·176 syf.·
2025 298. kitabı
"Fransız Post-Empresyonist ressam."yazar denizci çok yönlü Paul Gauguin'ın elınden okuduk Bu günceyi "Şair, insan, düşünür kaynaşmış, bütünlenmiş haliyle karşımızda. Romantizm, Aydınlanma hareketinin hemen ardından fışkırmış bir akım, modern çağı hazırlayan büyük ve derin bir hareket, bir zihinsel yenilenme girişimi. Mahremiyetin sınırlarını, açıklığın uzantılarını aktarıyor. Seyirlik olmakla, gizlenme duygusunu karşı karşıya getiriyor. geçmiş zamanın çadırındaki seyirliklerle, günümüz apartmanındaki seyirlikleri, ilginç noktalardan benzeştirerek; seyirlik olanlarla, onları başkalarına seyrettirenleri gözler önüne seriyor."gauguin’nin kendiği yazdığı ve mahrem günlük adını verdiği kitabında gauguin, tahiti ve markiz adalarında geçirdiği günlere, burada yaşayan insanlara ve yaşamın buralarda nasıl olduğuna, degas, cezanne, rembrandt, holbein, daumier, velasquez gibi ressamlara, ıbsen, georges sand, goethe, emile zola gibi yazarlara, stephane mallarme ile komün olaylarına dair sohbetine, strindberg’den aldığı mektuba ve resim üzerine fikirlerine kadar bir çok önemli olay ve görüşlerini anlatır . ama asıl ilginç olan olaylar ise fransa’nın arles kasabasında bir süreliğine aynı evi paylaştığı van gogh’la aralarında geçen olaylardır. bir sinir krizi anında paul gauguin ile gittikleri cafede van gogh elindeki dolu kadehi gauguin’nin kafasına fırlatır. daha sonra gauguin vincent’ı beraber kaldıkları eve götürür. vincent uyandığında, sevgili gauguin, hayal""hayal meyal sana saldırdığımı hatırlıyorum der. gauguin ise seni içtenlikle bağışlıyorum ama eğer isabet almış olsaydım, kontrolümü kaybedip seni boğabilirdim der. akşam olup biraz hava almak için dışarı çıkan gauguin, victor hugo meydanına geldiğinde arkasında tanıdık, kısa ve düzensiz adımlar işitir. tam bu esnada
Anı mektup günlük edebiyat sanat
Mahrem GünlükPaul Gauguin · İthaki Yayınları · 200517 okunma
Reklam
''Hüzün sonsuza dek sürecek''
Puan vermedi·252 syf.··
2023 65. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 30 Ekim 2023 12:30
Vincent Van Gogh 30 Mart 1853 yılında Hollanda'da dünyaya gelen Vincent Van gogh genç yaşında Flamanca dışında Fransızca, Almanca ve İngilizce okuyup yazacak düzeyde dört dile hakimdi. Yaşadığı süre içerisinde sadece tek tablosu satılan Van Gogh ölümünden sonra dünyanın resim sanatına adını altın harflerle yazdırmıştır. O dönemde üretip sattığı Arles'te Kırmızı Bağ isimli tablosu karşısında Van Gogh 400 frank kazanmıştır. Yaşamı boyunca 800'ün üzerinde mektup yazmış bunların büyük çoğunluğunu da kardeşi Theo'ya göndermiştir. Ölümünden sonra sonra üne kavuşan Vincent Van Gogh'un en pahalı tablosu ''Portroit of Dr. Gochet'' 82,5 milyon dolara satılmıştır. Van Gogh 37 yaşında ruhundaki buhranlara dayanamayıp eserlerinde sıkça kullandığı bir mekan olan buğday tarlasında kendini vurmuş olayın ardından iki gün sonra hayata gözlerini yummuştur. Kardeşi Theo'nun anlattıklarına göre hayata veda ederken sın sözleri ''La Tristesso durera toujours'' yani ''Hüzün sonsuza dek sürecek'' Theo'ya Mektuplar olmuştur. Vincent Van Gogh resim yapmaya 27 yaşında başlamış ve sadece 10 yıl boyunca üretebilmiştir. Van Gogh ölümüne kadar geçen 10 yıl içerisinde 900 eser 1100 eskiz üretmiştir. En önemli eserlerini ömrünün son yıllarında ortaya koyan ressam çizdiği 10 yıllık süreçte haftada ortalama 2 eser üretmiştir. 28 Ocak 1873 tarihli ilk mektupla başlayan bu kitap büyük ressam Vincent Van Gogh en büyük destekçisi kardeşi Theo'ya yazdıklarından oluşmaktadır. Van Gogh'un duygu dünyasını, ruhsal devinimlerini, hayatın akışı içerisinde kazanıp kaybettiklerini kendi sözcüklerinden okuduğumuz bu mektuplar dünyayı kasıp kavuran bir ressamın nasıl var olmaya çalıştığını gözler önüne seriyor. Yüzlerce eser üretip sadece tek bir eserini satabilen ömrü boyunca kardeşi Theo'ya maddi olarak yükümlü olup bu sefillikle
Edebiyat & Roman
Theo'ya MektuplarVincent Van Gogh · Yapı Kredi Yayınları · 20168,2bin okunma
Puan vermedi·112 syf.··
Beğendi
·
2023 39. kitabı
·
27 günde okudu
·
Okunma: 30 Mayıs 2023 21:01
Vincent Van Gogh ile ilgili bilinen ve bilinmeyen pek çok bilgiler yer alıyor eserde. Hayatına, resimlerine, resimlerine verdiği öneme, ilk resimlerinden son resimlerine kadar yaparken ki ruh hallerine, sanata, insanlarla olan ilişkilerine, kardeşinin desteklerine, ona yük olduğu için pişman ve mutsuz oluşuna, yalnızlığına, resimlerinin değer görmemesine, hastalığına, malum olay; kulağını kesişine, kardeşine yazdığı duygusal mektup ve ölümünü planlayıp kendini göğsünden vurarak, tüm müdahalelere rağmen hayatının son bulunuşuna dair gerçekçi ve samimi bir üslup kullanmış yazar Orhun Göktuğ Gündoğan. Sanatçının hayatı boyunca yaptığı resimlerde kitabın içinde görsel olarak yer alıyor. Resimlerini nasıl bir ruh hali ile yaptığını ve yaparken neleri öncelediğini ve fırça darbelerini hangi resimde hangi yöntemle kullandığına dair detaylı anlatan yazar size sanatçı ile ile ilgili pek çok bilgi sunuyor. Biyografi türünde yazılan eseri çok beğendim. Vincent Van Gogh'un yaşamını merak edenlere keyifli ve verimli bir okuma olacağının teminatını verebilirim kesinlikle. Okumayanlara mutlaka tavsiye ederim. #kitapalıntıları : ~İlk yağlı boya tablosu Kıyıda İnsanlar Denizde Tekne'yi yaptı. ~Van Gogh inanmış bir toplumcu olarak, işçi sınıfının çalışma ve yaşam koşullarını daha önce bire bir yaşadığı için çok iyi biliyor, ressamlığı da bir tür el işçiliği olarak nitelendiriyordu. ~Sanatını işçi sınıfı adına yapmalıydı. Sanatının ardındaki dürtü , halk için halkın sanatı düşüncesiydi... ~Van Gogh kısa bir süre sonra, Cafe Terrace'ta Gece adlı eseriyle açık hava resimlerine dönüş yaptı. Kırmızıya çalan sarı alacakaranlığın koyu mavisine karşıtlık oluşturan teras, yıldızlı gökyüzünün altında ışıl ışıl görünüyor... ~Atölye dışında, açık havada resim yapmak 19. yüzyılda ulaşılmış
Biyografi, Edebiyat, Sanat
Vincent Van Gogh 1853 - 1890Orhan Göktuğ Gündoğan · ABC Yayınevi · 200518 okunma
Umberto Arte ile Sanat 1
10/10
·424 syf.·
2023 6. kitabı
Umberto Arte ile Sanat, Vincent van Gogh, Leonardo da Vinci, Raffaello Sanzio, Caravaggio, Vladimir Tatlin, Pieter Bruegel, Hans Holbein, Louis Gallait, Andrew Wyeth gibi pek çok önemli ressamın kısa ve öz bir biçimiyle hayatlarından ve eserlerinden bahseden oldukça keyifli bir sanat kitabıdır. Resim sanatına ilgi duyan ve önemli eserler hakkında minimal bilgilere sahip olmak isteyenlere hitap edecektir. Sanata başlangıç kitabı diyebiliriz. Ama şunu belirtmeliyim ki akademik bir sanat kitabı edasıyla okursanız sert eleştirileriniz olabilir. Çünkü yazar kendi düşünce ve varsayımlarına sıklıkla yer vermiş. Bu yüzden yazı dili de özellikle bazı bölümlerde sanki bir arkadaşına anlatır gibi geldiği için ciddiyetsiz algılanabilir. Fakat açıkçası ben aşırı bir rahatsızlık duymadım. Kitabın en önemli artısı resimlerin renkli ve kaliteli baskısıyla inceleme fırsatı sağlaması ayrıca gerekli kısımlarda detaylı zoomlu hallerini görebilmek okumayı daha kolaylaştırıyor. Yani sürekli sayfa karıştırmak durumunda kalmıyorsunuz. Akıcı ilerleyen ve sıkmayan bir kitap olduğunu düşünüyorum. Özellikle Bruegel’in «Flemenk Atasözleri» ile Hieronymus Bosch’un «Dünyevi Zevkler Bahçesi» eserleri çok dikkatimi çekti. Çünkü eserler kendi içlerinde birçok sembol ve anlam barındırıyor. Sanat tarihine olan ilgimi arttırdı. Şunu da belirtmek gerekir ki bu kitap akademik bir sanat tarihi kitabı değil, sadece derleme olarak ele alınması daha uygun olacaktır. Önceden set halinde aldığım için devam kitaplarını da mutlaka okumayı düşünüyorum. Kitap içerisinde hoşuma giden bazı alıntılarla incelememi tamamlamak istiyorum. «Resim elle değil akılla yapılır. - Michelangelo» S .5. «Van Gogh resme oldukça geç başladı.(27)» S. 7. «Van Gogh'un fırçasını bırakması, Kafka'nın kalemini
Sanat
Umberto Arte ile SanatUmberto Arte · Destek Yayınları · 20191,058 okunma
68 günlük bir müthiş yorgunluk..
10/10
·252 syf.··
2022 76. kitabı
·
68 günde okudu
·
Okunma: 02 Kasım 2022 12:30
2022 yilinda Kitabi bitirince tekrar 1. Sayfadan tekrarını mı okusam dediğim ve bunu ciddi ciddi düşündüğüm tek kitap oldu. Yari-deli bir insan mı yoksa tam bir filozofun mektuplarını mi okudum acaba. Buna okuyunca kendiniz karar verin. Kitabı ilk aldığım zaman ve her elime aldigimda herhalde bugün bitiririm dediğim bir türlü bitiremediğim bir kitap oldu. Çünkü her mektup en uzunu yaklasik 5 sayfa olmasına ragmen o kadar dolu ki Van Gogh eline her geçen kitabı okumuş, her kitap hakkında fikirleri ve tavsiyeleri mevcut, bunun yanında kendi resimlerini hangi duygular içinde ve hangi sıkıntıların üstesinden gelerek bu eserleri ortaya çıkardığı çok akıcı bir dille anlattığı gibi döneminin diğer ressamların ve eserleri hakkında da her mektubunda neredeyse bunlardan bahsetmiş. Yani Allahtan akıcıymış akıcı olmasa kaç günde bitirirdin dediğinizi duyar gibiyim. Yorucu olan kısmı ne kadar akıcı olursa olsun dolu bir kitap insanı yoruyor. Çünkü içinde geçen eserleri, kişileri ve resimleri internetten araştırma gereği duyuyorsunuz. Buda size ister istemez bir meşakkat vermiyor değil. Sindirerek ve araştırarak okumakta fayda var diye düşünüyorum. Özellikle konu sanatsa ister istemez görselde insan merak ediyor sonuçta. Daha önce Van Gogh hakkında bir kitap okumasam da kendisinin yaşamı hakkında 1 animasyon 1 de biyografi filmini izlemiştim kitabı okuduğum esnada bazen kitabı sadece okuyup hiçbirşey anlama zahmetine girmeden filmin sahnesinde buldum kendimi o kadar ki 18 yıl içinde yazmis olduğu bu mektuplarda insanı hayatına, yaşanmışlıklarına ortak ediyor. 68 gün içerisinde her mektubunu sindire sindire okumaya çalışsamda bir çok mektubu hızlı geçmiş olabilirim. Daha önce "Da vinci'nin" şifresini Alfa yayinevinden kuşe kağıda resimli okumuştum. Van Gogh'un da 1. elden
Yorgunluk
Theo'ya MektuplarVincent Van Gogh · Yapı Kredi Yayınları · 20168,2bin okunma
Reklam
Reklam