{İsa(as)} Suyun üzerinde yürürdü. Bir gün havarileri sormuştu:
"Su üzerinde nasıl yürüyebiliyorsun?"
"Yakin ile!"
"Biz de yakin sahibiyiz.
"Sizin yanınızda taş, çamur ve altın eşit midir?"
"Hayır."
"Bunlar benim yanımda eşittir."
Sayfa 210 - Yakîn, şüpheden kurtulmuş, doğru, sağlam ve kesin bilgi; doğru ve kuvvetle bilme, mutlak kanaat ve tam bir itmi’nân anlamına gelmektedir.·Kitabı okuyor
Bununla birlikte sükûnet de aramıza giriyor gibiydi, hayır, gerçeği söylemek gerekirse bir engel olarak değil, bir mesafe olarak da değil, bir hatıra olarak sadece..
Biz şeytanı nasıl tanıyoruz? Rivayetlerde, Âdem Aleyhisselâm yaratılmadan önce şeytanın Allah'ın ihlaslı kullarından biri olduğu, hatta meleklerin hocası derecesinde bulunduğu an-latılır. Adem [as] yaratıldığında da zaten hiçbir tepki vermedi. Asıl kırılma, secde emrinin gelmesiyle yaşandı. Şeytan o anda isyanını açıkça dile getirdi: "Ben ondan daha üstünüm. Beni ateşten, onu ise çamurdan yarattın." 10 Bu söz, onun Allah'a nasıl bir meydan okumaya kalkıştığını göstermesi açısından çarpıcıdır. Asıl itirazı şuydu: "Ben dururken ona secde edilmesini nasıl emredersin? Ben ateştenim."
Öte yandan meleklerin tavrı tamamen farklıydı. Onlar sa-mimiyetlerinden kaynaklanan kısa bir sorgulama yaşadılar: "Orada fesat çıkaracak ve kan dökecek birini mi yaratacaksın? Oysa biz seni tesbih ve takdis ediyoruz."11 Allah-u Teâlâ ise "Ben sizin bilmediğinizi bilirim.” buyurdu. Bunun ardından melekler hiçbir tereddüt göstermeden secde ettiler. İçlerinden geçen kısa bir şaşkınlığın ardından emre hemen teslim oldu-lar. Fakat şeytan bunu yapmadı.
Âyetin sonunda Yakup Aleyhisselâm'ın şeytana dikkat çekmesi son derece anlamlıdır. Çünkü Yusuf Aleyhisselâm'ın kardeşleri rüyayı öğrendiğinde yaşadıkları duygu, şeytanın Adem Aleyhisselâm'ın yaratıldığını öğrendiği anda hisset-tiklerine benzer bir duygu. Şeytan, Adem'in [as] yaratılması ve ona secdenin emredilmesi karşısında büyük bir hayal kırıklığı, öfke ve kin duymuş; bu duyguların aynısını insanlara yaşatacağına dair Allah'a yeminler etmiştir. Şeytan, Adem konusunda kendisinin yaşadığı bu düşüşü, bu kıskançlık ve öfke hâlini insanların da yaşaması için uğraşacağına dair açık bir taahhütte bulunur: "Sonra onlara mutlaka önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından sokulacağım. Sen de onların çoğunu şükredici bulamayacaksın. Ayrıca şöyle der: "Beni azdırmana karşılık, yemin olsun ki ben de kullarını saptırmak için senin doğru yolunun üzerinde pusu kurup oturacağım". Bu sözler, Yakup Aleyhisselâm'ın işaret ettiği tehlikenin mahiyetini daha iyi anlamamızı sağlar. Çünkü kardeşlerin iç dünyasını karartan da aynı kıskançlık, aynı öfke ve aynı zaafları hedef alan şeytanî bir vesvesedir. Hz. Yakup'un uyarısı bu yüzden hem yerinde hem de son derece güçlüdür.
my god
is not waiting inside a church or sitting above the temple's steps my god
is the refugee's breath as she's running is living in the starving child's belly is the heartbeat of the protest my god
does nót rest between pages written by holy men my god
lives between the sweaty thighs of women's bodies sold for money
was last seen washing the homeless man's feet my god
is not as unreachable as they'd like you to think
my god is beating inside us infinitely