Sen geliyorsun; kuşlar geliyor bahçelerden
Papatya kokusu bir de , sen gelmeden önce
Nasıl tanıyorum bilsen geçtiğin sokakları
Biraz mahmur oluyor bakışları
Ölü kelebekler görüyorum sokak köşelerinde
Duvar diplerine bırakılmış acılar
Yorgun ihtiyarlar birde, gençliklerini arayan
Sen tüm sokaklardan geçmişsin meğer
Bir asker ağlıyor bir kenarda sessizce
Yavuklusunun adını unutmuş gözlerinde
Ne zaman biteceğini askerliğinin
Nereye gideceğini, kim olduğunu…
“Yine de, bırakamam yerlere gururumu.
İstenmediğim yeri usulca terk ederim.
Hâtıra kalsın diye bırakır da ruhumu;
Mahzun bir derviş gibi boyun büker, giderim.