Bana yaklaştı. Kendimi, sözlerimi, vehimli düşüncelerimi, günlerimi, hep midemde, içim de bir yerlerde duyduğum sürekli yanmayı, kendim olarak yaşadığım ağrılı olma hâlini ister istemez bütün olarak gördüm, kütle hâlinde gördüm. Geldi, yanaklarımı tuttu, gözlerime bakmaya çalıştı. Birden ağlamaya başladım. Gözlerimden, burnumdan değil en uzak yerlerimden, çok derinlerden ağlamaya başladım. Kendimi durduramıyor, nasıl olduğunu da anlayamıyordum. Bana sarılıp bir şeyler söyledi, söyledi. Yüzüm, gözlerim yanarak, içimde sonsuz bir acınma, bir müddet durdum. Burnumu tekrar tekrar çekip arkamda duran çantamı aldım, çıktım. Bir daha da oraya gitmedim.