Özge

:D
Eski bir semtteki evi leş, kendisi teke gibiydi, piyanosu, oda, cam­lar, kapılar, sehpalar tozdan kül dökülmüş gibiydi. Her şey yerlerde, 1982 yılına ait bir gazete bile hâlâ düştüğü yerdey­di. O oraya düştüğü vakit Edip Cansever sağdı.
Sayfa 23·Kitabı okudu
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Zamanın geçişi hiçbir şey değil, bu şekil bir zaman bir şey değil. Zaman ben hayal ku­rarken geçiyor, hayal içinde geçiyordu. Uyandığımda ben, yine o hayal kurmaya hazırlanan, daha iyisini, daha yükseği­ni, daha uzun ve süreklisini kurmaya hazırlanandım. Zaman beni değiştiremezdi ki; zaman, ona ayak uyduranı değiştirir. Ben ne müddettir hayal kurduğumu bile bilmiyorum.
Sayfa 23·Kitabı okudu
Bir şairin anlattığı ve yansıttığı dünya benim sürekli bakışımdı. Üstelik onların çoğu bu bakışı zorla sa­tın alırken ya da bir kere şiir yazmayı öğrendikten sonra ay­nı zehri farklı şekil ve hâllerde sadece uyguluyorlardı. Onlar, içmeyen uyuşturucu satıcıları gibiydiler. Ben ve bazı benzer­lerim şiirin zehriyle ayakta duracak gücü bulamıyor, salla­nıp duruyor, her an hasta, her an ölecek gibi, yüzülmüş de­rimizle ortada duruyorduk. Çok şaşarım şiir sevenlere, oku­yup geçenlere, kitabı kapatıp yemek yiyenlere, o bakışla ya­şayıp da ölmeyenlere. Şiir sevilmez ki, öyle duyulur, öyle ba­kılır, hastalanılır, zehirlenilir, ölünür. Şiir sonunda öldürür.
Sayfa 23·Kitabı okudu
Bu on sene de sisler içinde geçen gençliğe aitti. Hep ne olacağım bilmediğim, tuhaf bir beklenti ve ha­yal içindeydim. Bu arada hayalin, şiirin, müziğin sürekliliği­nin, hiçbir gerçekle çarpışmadan yerleşip kalmasıyla, sürek­li bir ıstırabın ve hayata belki bir an öyle bakıp öyle gören­lerin bakışını daimi surette taşımak gibi bir ağırlık ve ağrıy­la sakatlandım.
Sayfa 22·Kitabı okudu
Bana yaklaştı. Kendimi, sözle­rimi, vehimli düşüncelerimi, günlerimi, hep midemde, içim­ de bir yerlerde duyduğum sürekli yanmayı, kendim olarak yaşadığım ağrılı olma hâlini ister istemez bütün olarak gör­düm, kütle hâlinde gördüm. Geldi, yanaklarımı tuttu, gözle­rime bakmaya çalıştı. Birden ağlamaya başladım. Gözlerim­den, burnumdan değil en uzak yerlerimden, çok derinlerden ağlamaya başladım. Kendimi durduramıyor, nasıl olduğu­nu da anlayamıyordum. Bana sarılıp bir şeyler söyledi, söy­ledi. Yüzüm, gözlerim yanarak, içimde sonsuz bir acınma, bir müddet durdum. Burnumu tekrar tekrar çekip arkamda duran çantamı aldım, çıktım. Bir daha da oraya gitmedim.
Sayfa 21·Kitabı okudu