Puan vermedi·263 syf.·
2026 26. kitabı
"maskemin ardındaki uçsuz bucaksız boşlukta tek başımdaydım. aşıktım ve aşkımın her kelimesi yalandı. çünkü dilimi rehin bırakmıştım. yaptığım her şey sahteydi. ruhumu da bedenimi de kiraya vermiştim. kendime borçlanmıştım. ve galiba ölünceye kadar bu borcun faizini ödeyecektim. her gülücük bir fiyasko, her iltifat bir asparagas, her hediye bir skandaldı... yine de idare ediyordum. yalnızsan yalanlar sana ilaç gibi gelir, iftiralar senin için terapidir. dilara dilemma ile aramızdaki aşk karşılıklı bir iftiradan ibaretti" beni bitiren cümlelerin olduğu kitap.
Dublörün DilemmasıMurat Menteş · İletişim Yayınevi · 200517,7bin okunma
Hayatımı mahvettim. Üstelik bunu yaparken aklım başımdaydı.
9/10
·312 syf.··
Beğendi
·
2026 40. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 04 Haziran 2026 13:35
Bazı kitaplar vardır daha ilk cümlesiyle yakalar sizi, satırları okuyup bir süre bakakalırsınız, ilk cümlesi böyleyse kim bilir devamı nasıl olacak merakıyla okumaya devam edersiniz. Anna Karenina'nın etkileyici giriş cümlesi gibi: "Mutlu aileler birbirine benzer, her mutsuz aileninse kendine özgü bir mutsuzluğu vardır." İki Şehrin Hikâyesi 'nin tezatlıklarıyla güzel ilk satırları gibi: "Zamanların en iyisiydi, zamanların en kötüsüydü, hem akıl çağıydı, hem aptallık..." Âşıklara Yer Yok da etkileyici giriş cümlesi olan kitaplar arasındaki yerini aldı. "Hayatımı mahvettim. Üstelik bunu yaparken aklım başımdaydı. Hayatımı bile bile mahvetmemin tek bir sebebi vardı: Aşıktım ve dünyanın geri kalanının gözümde zerrece değeri yoktu." s:9 Diyerek başlıyor yazar sözlerine. Bu cümleler etkileyici olduğu kadar kitabın özeti gibi. Daha ilk satırdan başladım satırların altını çizmeye, kitap boyunca da birçoğunu alıntı olarak paylaştığım nice satırı, edebi anlamda lezzet alarak okumaya ve çizmeye devam ettim. Tarık Tufan'ın kitapları içinde en beğendiğim kitabı bu oldu diyebilirim. Kitapta Orhan'ın Firdevs'e olan tutkusu anlatılır. Orhan Firdevs'i güçlü ve farklı bir kadın olarak görür. İlk görüşte çekimine kapılır ve aşık olur. Firdevs aramalarına, mesajlarına dönmez ama Orhan yine de peşini bırakmaz. Firdevs ise başka birine aşıktır ve onu da aşk yiyip tüketmektedir. Firdevs her ne kadar acı çektiren, bencil bir kadın gibi görünse de aslında o da Orhan gibidir... Kendisini sevmeyen biri için hayatını mahvetmektedir. Birini çok seven insanların yüzlerinin gülmesi mümkün mü? "Âşıklara yer yok! Âşıklar bu dünyada bir yere sığmazlar." s:205 İnsan başkalarının gözünde ne kadar güçlü olsa da en çok sevdiğine yenilmez mi? İkili ilişkileri düşündüğümüzde en çok seven, en çok kırılan olmaz mı? Aşk sizin
1000Kitap
Âşıklara Yer YokTarık Tufan · Doğan Kitap · 20234,550 okunma
Reklam
Sen mi gerçek adını söylemek istersin Nicolas Russo
3/10
·374 syf.··
2026 73. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 18 Mayıs 2026 14:30
En Tatlı Kaçış kitabının başka versiyonu bu arada. Nico Russo erkek karakterimiz.(İsmi bile değiştirmekle uğraşmamış yazar.) Kadının ismi ayrı ama birebir aynı konu. Kız kardeşinin evleneceği adam, kız kardeşi kaza geçirince mecburen ana kadın karakterle evlenir. Anlaşmalar, adamın kadını istemesi ama kardeşiyle nişanlanacak olması, Nico ismi falan. Bir ara acaba aynı kitabı mı okudum diye sorguladım. Bir iki ayrı sahneyle özgünleştirmeye çalışmış ama bariz aynı konu isim ve dinamik. Özgün olmayan kitap için teşekkürler. Kısa bir kitap olduğunu biliyorum ama yine de kızın dün zoraki nişanlandım adamdan korkuyorum dediği sahne sonrası sabahında ona aşıktım demesi hızlı bir geçiş olmuş. Üzerine kız sürekli kaçırılıp kötü şeyler yaşıyor ama etkisi birkaç saat sürüyor. Sürekli tabiri caizse tavşan gibiler. Bir durun ya. Travma işlenmeyecekse niye yazılır ki? Sürekli olay yaşanıyor ama duygu yok. Kopya + smutlarla sahnelerin arasındaki boşluk şişirecekse böyle kitabı herkes yazar. Bunu okuyacağınıza gidin Elena ve Nico'yu okuyun. En Tatlı Kaçış
Corrupt VowsV. T. Bonds · Independently Published · 20255 okunma
Elzem Leyla Gecesi
10/10
·480 syf.··
2026 26. kitabı
Selamlar nasılsınız Size öyle güzel bir mahalle kurgusu ile geldim ki anlatmaya kelimeler yetmez. Zaten @hümayrao kalemine aşıktım, bu kitapla bir kez daha oldum. Öyle içten, öyle samimiydi ki onlarla aynı mahallede yaşıyormuş gibi hissettim. Akın ve Leyla’nın o anlatılmaz uyumu. Gerçekten harikaydı Leyla, anne babasıyla yaşayan, ablasını kaybetmiş genç bir kız. Çocuk gelişimi mezunu ama bir türlü atanamamış. Bir gün annesi, komşularının mahalledeki bir delikanlıyla aralarını yapmak istediğini söyler. İsmi duyunca şok olur. Kim mi? Akın. Ama Akın’ın geçmişi ve mahallede dönen dedikodular yüzünden bu fikre sıcak bakmaz ve olmayacağını dile getirir. Akın ise üç çocuklu bir ailenin oğlu. Sanayide oto tamirci. Uzun yıllar görüştüğü kız başkasıyla evleneceğini söyleyip terk edilir. Aynı gece bir ses duyar Köpeğinden korkan gece saçlı bir kızı kurtarır. Kız teşekkür edip kaçar ama o geceden sonra Akın o kızı aklından çıkaramaz. Leyla’nın arkadaşıyla halı yıkadığı sırada bir anda kafasına top gelir ve düşecekken kendini birinin kollarında bulur. Gözlerini açtığında karşısında Akın vardır İşte o an her şey başlar. Bir düğün yemeğinde karşılaşma. Leyla, ceketini ve yeni aldığı gömleği vermek için sanayiye gider. Akın çok şaşırır. Ve o andan sonra aralarındaki bağ yavaş yavaş oluşur. Akın’ın sevgisi, sözleri, o şiir gibi konuşması. Leyla’nın Akın'ın yanında, mesajlaşmalarında heyecandan saçmalaması … Aşırı tatlıydı. Ama her şey bu kadar kolay olmuyor. Ankara’da karşısına çıkan eski sevgilisi Gözde. Ve tabii ki kötü haber tez duyulur. Leyla her şeyi öğrenir. Onun yerinde olsam ben de aynı şeyi hissederdim. Akın'a olmayacağını söyler. Çok zor bir durum gerçekten. Ama Akın vazgeçmez. Sevdiği kadını kaybetmemek için elinden geleni yapar. Leyla’nın başına gelen o olay.
Elzem: Leyla GecesiHümeyra · Guardian Yayınları · 2026130 okunma
10/10
·517 syf.··
Beğendi
·
2026 13. kitabı
Bu kitabı ilk okuduğumda, tıpkı Martin gibi büyük hayalleri olan platonik bir aşıktım; sevgiyi yüceltiyor ve hayatın anlamının bu duygularda gizli olduğunu düşünüyordum. Yıllar sonra ikinci kez okuduğumda ise o dönemin hayalleri ve aşkları artık kaybolmuştu. Platonik duyguların ve uçsuz bucaksız hayallerin yerini, kendi gerçekliğini inşa eden bir 'ben' almıştı. Martin Eden, benim için her zaman hayatın dönüm noktalarında duran ve karakterini örnek aldığım bir figür olmaya devam edecek.
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025135,1bin okunma
7/10
·381 syf.··
2021 19. kitabı
Bugün tekrar haksızlığa uğradığını düşündüğüm bir kitap için inceleme yazmak istiyorum. Keza kendisini tıpçı kardeşlerin olduğu bir ailedeki tıp kazanamayan kardeş gibi görüyorum. Olasılıksız ve Empati gibi iki çok güzel kitap sonrası oluşan beklentinin altında kalmış bir kitap. ​Öncelikle, bunu bazen ben de yapsam da, herhangi bir yazarın bir kitabını çok beğenip diğer kitapları için aynı beklentiye girmeyi yanlış buluyorum. Her kitabın ruhu farklıdır. Bir yazarın zirve noktasını temsil eden eserinden sonra gelen her kitap aslında kendi başarısının gölgesinde kalıyor gibi yetişemiyor. Olasılıksız ve Empati sonrası gelen Oz yazarın kendi yarattığı o yüksek çıtaya çarpan bir dalga gibi... Belki Adam Fawer teşekkür kısmında kitabı biraz zoraki bitirdiğini çıtlatırken beklentiyi de düşürmek istemiştir. Ama benve bu durum onu kötü bir kitap yapmaz, sadece farklı bir frekans yapar. Teşekkür kısmını da bize ayırmış bu arada; iki kitabının ülkemizde çok rağbet gördüğünü, bu kitabı Egemen adında bir hayranı sayesinde bitirdiğini falan yazmışç ​Ben bu kitabı 2019’da yani galiba 6. sınıfta okumuştum. Öncesinde Olasılıksız ve Empati’yi okumuştum, abim de Oz’u alınca çok heyecanlanmıştım. Ama arkasındaki yazıyı okuduktan sonra demiştim ki tamam elif bu kitabın konusu ve işledikleri apayrı şeyler olacak, olasılıksız gibi bir şey bekleme. (olasılıksızı çok sevdiğimi söylemiş miydim? çok severim çok severim oaaaaaaa) ​Oz Büyücüsü kitabını çoğunuz biliyorsunuzdur diye tahmin ediyorum. Bilmeyenler için kısaca anlatayım: Kansaslı Dorothy’nin hayatı çok sıkıcıdır. Bir gün bir hortum çıkar ve Dorothy ve köpeği Toto ile birlikte bulunduğu kulübe uçmaya başlar. Dorothy en başta korksa da bir şey olmadığını görünce yatağa gidip uyur. Pıt diye bir düşüşle uyanır. Yanlışlıkla Kötü Kraliçe’yi
OzAdam Fawer · April Yayıncılık · 20178,2bin okunma
Reklam
Reklam