Ahmet Ümit'in bütün romanları güzel ama benim için Başkomser Nevzat romanları çok ayrı yerde. Nevzat Komiser, unuttuğumuz pek çok değeri bünyesinde barındıran müstesna bir şahsiyet. Bugüne kadar pek çok romanında Nevzat'ın kızını ve karısını nasıl kaybettiğini okumuştuk. Ancak bu olay bir fail-i meçhul olarak varlığını sürdüyordu. İşte bu romanda Başkomser Nevzat, bu işi yapanlarla yüzleşiyor.
Şu ana kadar okuğum, en aksiyon yüklü romanlarından biri oldu Ahmet Ümit'in. Bu kadar da olmaz artık dediğimiz ne varsa oldu. Çatışma sahnelerini soluksuz okudum. Sanki bir Hollywood filmi izler gibi okudum. Hala neden başkomser nevzat serilerinden dizi veya film yapılmıyor diye düşünüyorum. Muhteşem hikayeler. Bu seferki çok daha sürükleyiciydi. Ali, Zeynep, Evgenia, Janti Cemal... hepsini artık çok iyi tanıyoruz. Bizler de başkomser Nevzat'ın ekibi gibiyiz artık. Roman inanılmaz akıcı ilerliyor. Nevzat'ın eşini ve kızını kaybettikten sonraki süreçleri öğreniyoruz bu romanda. O gün Nevzat'ın işini bitiremeyenler yine sahneye çıkıyor... Ali ve Zeynep komiser yine başkomserlerinin bir numaralı yardımcısı oluyor. Özellikle Ali komserin içtenliğine, bağlılığına ve çalışkanlığına şapka çıkarıyoruz bu romanda. Sinsice ve en ince detayına kadar tezgahlanmış bir oyunun içinde buluyor Nevzat kendini. Çoğu zaman kendinden şüphe ediyor... Emniyetteki kirli yapılanmalar olayı daha da bulanık hale getiriyor. Kim dürüst, kim şerefsiz? Nevzat, kendine kurulan bu kumpası çözmeye çalışıyor...
Tüm bu maceranın satır aralarında ülkemizin içinde bulunduğu acınası durumu, toplumun ruh halini, ekonomik sıkıntıların yarattığı buhranın etkilerini de o kadar güzel aktarmış ki Ahmet Ümit, bu eserlerin tarihe bir not olduğunu düşünüyorum. Güzel ülkem neden bu hale geldi? Bizi biz yapan değerlerimiz ne