Aşk çılgınlığının ta kendisi bu,
Kendi yaman gücü yıkar kendini;
Aklını öyle başından alır ki insanın
Dünyada hiçbir tutku getiremez
Onun başımıza getireceği belaları.
.
Karşımdakini, (sorumluluk gerektiren) niteliklerine göre değil, varoluşuna göre seviyorum; bu, mistik olarak adlandırılabilecek bir hareketle oluyor. Onun ne olduğu değil, var olduğu için seviyorum.
.
Tarih ölçümüz: Dört devrimiz vardır: Aşk ve saffet devri, tevakkuf ve inhitat devri, taklit ve şahsiyetsizlik devri, teslim ve ruhî esaret devri... Bunlardan ilki Osmanlı devletinin kuruluşundan Kanunî Süleyman devrine, ikincisi Kanunî'den Tanzimata, Uçüncüsü Tanzimattan Birinci Cihan Harbi sonuna, dördüncüsü de, İstiklâl Harbi zaferinden bugüne kadar gelir. Her birinin ana hatlariyle izahı...
-İşte Büyük Doğu, bu muazzam tarih hükmünün ve oluş hamlesinin gerçekleşmesine memurdur. Hedefleri de şudur:
Sukutu durdurmak... İman ve ruhu tesis... Ahlâkı ihya... Şark ve Garp dâvasını halletmek... Ruhta Şark, kafada Garp;
müsavi Büyük Doğu….
Seni saklayacağım inan
Yazdıklarımda, çizdiklerimde,
Şarkılarımda, sözlerimde.
Sen kalacaksın kimse bilmeyecek
Ve kimseler görmeyecek seni,
Yaşayacaksın gözlerimde.
Sen göreceksin, duyacaksın
Parıldayan bir sevi sıcaklığı,
Uyuyacak, uyanacaksın.
Bakacaksın, benzemeyor
Gelen günler geçenlere,
Dalacaksın.
Bir seviyi anlamak
Bir yaşam harcamaktır,
Harcayacaksın.
Seni yaşayacağım, anlatılmaz,
Yaşayacağım gözlerimde;
Gözlerimde saklayacağım.
Bir gün, tam anlatmaya..
Bakacaksın,
Gözlerimi kapayacağım..
Anlayacaksın