Sen aşk şiiri yazamazsın Hasan Hüseyin !
Seni sevdim, seviyorum. Seni anlayarak seviyorum. Bunu bugün söylüyorum sanma. Ben sevmem böylesi lâflar etmeyi. Hele, hiç sevmem mektup yazmayı. Seni seviyorum diyorum, anlıyorsun değil mi? Bu, benim için zor bir itiraf. Çünkü, ilgi duyduklarım, bugüne dek, hiç uzağımda olmadılar. İlk sensin benden uzakta.. İlk sana yazıyorum, 'seviyorum' diye.. Oysa, tahmin edersin ki, buna hiçbir ihtiyacım yok.
Sayfa 43
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
"Pancurları açık kalmış evler gibiydik, rüzgarda çarpan başıboş ve ürkek. Sen elimden tutunca kayaları delip çıkardı bir çiçek."
Sayfa 52
Alıntı
Edebiyatta, ''Kitabımı bitirmem için bana 220 milyoncuk lazım,'' diyemezsiniz. Eğer kitap, en kötü koşullarda dahi olsa, yazılmamışsa bu onun pek yazılacak gibi bir şey olmadığını gösterir. Kitap yazılacaksa, en uğursuz koşullarda bile yazılır. Yazamamaya bahane edilen vakitsizlik, çok işinin olması filan, bunlar hemen hemen hiç doğru değildir. Sinemacılar için aynı gereklilik yoktur. Onlar konu ararlar. Önemli farklılıklardan biri de bu. Onlar hikâye ararlar. Hikâye önerilir; ya bir roman, ya da işin uzmanları tarafından yazılmış bir senaryo olur bu. Çoğunlukla böyle olur. Öneriler ölçülüp biçilir, ayrıntılı birer dökümü çıkarılır: üç cinayet, bir kanser, bir aşk, artı şu, şu oyuncular. Sonuç: 700 000 seyirci. Her şey bilgisayara geçirilir. Film yapılır. Sonuç: 600 000 seyirci. Fiyasko.
Sonra gittin. Çocuk oldum bir daha, ağladım. Kaç şiir, kaç kere sular altında kaldı. Kitaplar, aşk, her şey. Her şeyi son bir kere daha kurtaramazdım.
`Herkes mutlu değil. Herkes mutsuz da değil.`