Puan vermedi
Agnes. Çiftliğin istenmeyen üvey evladı. Tuhaf bir kız. Babası tekrar evlenip 6 yeni çocuğu olunca, ikinci plana düşer ve içine kapanır. Omuzunda kerkeneziyle dolaşan gizemli kızdır artık. Ta ki çiftliğe gelen Latince öğretmeni onu görene kadar. Aralarında bir aşk başlar. Yoksul öğretmenle evlenmesine müsade edilmez ve babası da ölünce üvey anne iyice kontrolü ele alacağını sanır.. Agnes hamile kalmanın bir çözüm olacağını düşünür. Çiftlikten kovulur, zengin bir kızı hamile bıraktığı için öğretmen ailesi tarafından hoş karşılanır. Anlaşmaya varılır ve evlenirler. Susanna doğar, ardından da ikiz olan Hamnet ve Judith doğacaktır.. Hikaye, bir Agnes’in ve sevdiği adamın yıllarına gider, bir Hamnet’in çiftlikteki hasta ikizi için koşturduğu şimdiye uzanır.
HamnetMaggie O'Farrell · Domingo Yayınevi · 20249,1bin okunma
Puan vermedi·544 syf.··
2026 16. kitabı
Nasıl bittiğini hiç anlayamadığım bir kitap... İnsanı öyle bir içine çekiyor ki sayfaları nasıl çevirdiğinizi fark etmiyorsunuz. Uzun bir kitap olmasına rağmen insanı hiç sıkmıyor. Kitabı bitirdikten sonra dizisini de izleyeyim demiştim ama izleyemedim. Kitapların diziye veya filme uyarlanmasını çok sevmem. Çünkü önüme hali hazırda kurgulanmış bir dünya değil , kafamda benim tasarladığım bir dünya isterim. Diziyle kitabın da çok bir alakası yoktu bence. Hele Selim miydi neydi bir karakter vardı. Diziyi yarıda bırakma sebebim o adamdır. Durmadan Feride'ye kötülük yapmaya çalışıyordu. O sahneleri izledikçe çok geriliyordum. Sırf bu gereksiz gerginlik yüzünden izlememiştim diziyi. İyi ki de izlememişim. Hatırımda dizinin değil kitabın kalmasına çok memnunum. Bir de şunun fark ettim : Ben yalnız insanların hikayesini okumayı seviyorum. Feride'nin yanında ne kadar teyzesi olsa da yalnız bir çocuk o. Ne bir kardeşi ne de anne babası var. Hayatta çöpsüz üzüm olanların hikayesini okumak içimi burksa da okumayı seviyorum.
ÇalıkuşuReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 2019123,1bin okunma
10/10
·825 syf.·
Beğendi
·
2026 58. kitabı
Bu yıl okuduğum en iyi romanlardan biri olan,
İtiraf Ediyorum
İtiraf Ediyorum
ile geldim.
Jaume Cabre
Jaume Cabre
'nin kaleme aldığı bu roman, sadece edebi gücüyle değil; hafıza, suç, inanç, aşk, müzik ve kötülük gibi temaları
İtiraf EdiyorumJaume Cabre · Alef Yayınevi · 2015314 okunma
Puan vermedi·98 syf.··
2026 276. kitabı
Dünya edebiyat tarihinin ve tiyatro sanatının sarsılmaz, vizyoner ve dahi İngiliz kalemi William Shakespeare’in 1590’lı yılların ortalarında kaleme aldığı ve insan doğasının en değişken yönlerini fısıldayan ölümsüz eseri "Bir Yaz Gecesi Rüyası" (A Midsummer Night's Dream), aşkın o her şeyi altüst eden doğasını, mantık ile delilik arasındaki o ince çizgiyi ve doğaüstü dünyanın büyüleyici labirentlerini odağına alan sarsıcı bir fantastik komedi ve tiyatro başyapıttır. Eser; Atina Dükü Theseus ile Amazonlar Kraliçesi Hippolyta’nın görkemli düğün hazırlıklarının paralelinde; birbirini körü körüne seven Hermia ve Lysander ile onların peşinden Atina ormanlarına dalan Helena ve Demetrius’un o soluk soluğa, karmaşık kaçış macerasını merkezine alır. Shakespeare; antik Atina’nın rasyonel, katı kurallarının karşısına, periler kralı Oberon ve kraliçe Titania’nın hüküm sürdüğü o tekinsiz, tezatlarla dolu büyüleyici ormanı dâhice entegre eder. Yazar; afacan peri Puck’ın yanlış insanlara damlattığı sihirli aşk iksirinin yarattığı o muazzam kaosu, kimin kime aşık olduğunun belirsizleştiği o rüya atmosferini cerrah titizliğiyle deşer. Shakespeare’in o son derece lirik, şiirsel dehası en üst perdeden fışkıran, komedi unsurlarını melankoliyle ve felsefi alt metinlerle besleyen görkemli dili; bu eseri basit bir saray eğlencesi olmaktan çıkarıp, insanlığın aşkın geçiciliğiyle, yanılsamalarla, kaderin cilveleriyle ve kendi içsel arzularıyla olan ezeli imtihanını anlatan çok katmanlı edebi bir anıta dönüştürür.
Bir Yaz Gecesi RüyasıWilliam Shakespeare · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202522,8bin okunma
Puan vermedi·752 syf.··
2026 10. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2026 09:08
valla iyi pr'ını yapmışlar! bildungsromanı değil, toplumcu gerçekçi roman değil, politikliği çok subjektif, dönemin hayatının olağan akışına uymayan olaylarla tıkıştırılmış zorlama toksik maskülen bom bok bir aşk hikayesi. ki aşk hikayesi olarak okunması da tavsiye değildir. politik olmaya çalışmış bir metin, 61 darbesinin öncesinde politik bir çevrede yaşanan ama daha çok 'aşk' ilişkisine yer ayırmış bir roman. ki sayfalarca politik çözümlemelerle dolu. osmanlı aydınından, günümüz aydınına kadar, burjuva tespitlerinden, küçük burjuva yaşamlarının anlatımına kadar kasım kasım analiz dolu ama hepsi çok subjektif ve çürümüş tespitler. misal orhan kemal hanımın çiftliği üçlemesi de bile ki olay taşrada geçer herkes köylüdür aydın çevreler ve üniversite öğrencileri yoktur amma çok çok çok daha politiktir ve hala tespitleri sağlam durmaktadır. dönemin eylemlerini anlatmış bazı, yerlerde çok garibime gitti. 'istiklal marşıyla' başlayan, 'hürriyet, atatürk' sloganlarıyla devam eden arada 'osman paşa marşını' okuyup 'türk gençliğine hitabeyle' coşan polisin kurşunlarına karşı taş atan üniversite gençliği. eğer bu doğruysa hiç beğenmediğimiz yerde ki sol kendini iyi geliştirmiş valla. resmen kanzi kuşatmasından kurtulmuştur.
Bir Gün Tek BaşınaVedat Türkali · Ayrıntı Yayınları · 20256,5bin okunma
Puan vermedi·308 syf.··
2026 53. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 02 Haziran 2026 23:24
İşin Aslı, Judit ve Sonrası, bir aşk üçgeninin yanı sıra sınıf farklarının, yalnızlığın ve çökmekte olan bir dünyanın hikâyesi. Roman üç bölümden oluşuyor ve aynı olayları sırasıyla İlonka, Peter ve Judit'in ağzından dinliyoruz. Tamamen monologlar üzerinden ilerliyor. İlonka'nın anlatısını çok severek okudum. Dürüsttü, ne istediğini biliyordu ve bana göre romanın en trajik karakteriydi. Peter'ın bölümünde biraz zorlanmaya başladım. Judit'in bölümünde ise açıkçası sıkıldım. Peter, eski burjuva düzeninin kurallarına sıkışmış, ne istediğini tam olarak bilmeyen ve bence hangi hayatı yaşarsa yaşasın mutlu olamayacak bir karakterdi. Judit ise öfkeli, yoksulluktan gelmiş ve sınıf atlama arzusu taşıyan bir kadın. Bu üç karakter yaşadıklarını ve tutkularını kendi pencerelerinden anlatırken aslında herkes kendi haklılığını savunuyor. Okur olarak aynı olayın üç farklı gerçeğiyle karşılaşıyoruz. Arka planda ise İkinci Dünya Savaşı öncesi Avrupa ve bir dönemin yavaş yavaş çöküşü var. Yorumumu bekleyen arkadaşlarım var, kimsenin okuma hevesini etkilemek istemem ama beklediğim kadar etkilenmedim. Çok bayıldığımı söyleyemeyeceğim. Buna rağmen özellikle İlonka aklımda kalacak.
İşin Aslı, Judit ve SonrasıSándor Márai · Yapı Kredi Yayınları · 20194,422 okunma