8/10
·296 syf.··
2026 40. kitabı
Merhabalarrr Boston'un gri ve soğuk sabahlarından birinde genç bir kadın, yaşadığı apartmanın beşinci katından düşerek hayatını kaybeder. İlk bakışta herkes bunun umutsuz bir aşkın ardından gelen bir intihar olduğunu düşünür Ancak olay yerine gelen Dedektif Frankie ve ortağı Mac için bazı detaylar yerli yerine oturmuyordur. Güzel, zeki ve klasik ingiliz edebiyatı alanında eğitim gören Taryn Moore'un ölümü göründüğünden çok daha karmaşık bir hikâyenin kapısını aralar. Taryn, ayrılığı kabullenemeyen bir genç kadındır. Eski sevgilisi Liam'a ulaşmaya çalışır, defalarca arar fakat karşılık bulamaz. Bir gün onu baska bir kadınla görünce öfke, kırgınlık ve takıntı birbirine karışır. Ancak Taryn'in hayatındaki tek karmşa bu değildir Akademik geleceği için yardım istediği profesörü Jack ile arasında zamanla duygusal bir bağ oluşur. Yaş farkı, etik sınırlar ve Jack'in evli olması bu ilişkinin önündeki en büyük engellerdir. Fakat bazı duygular mantığın çizdiği sınırları tanımaz. Kitap boyunca şüphe okları sürekli yön değistiriyor. Kendisinden başka kimseyi önemsemeyen narsist eski sevgili Liam mi suçlu? Yoksa duygularıyla mesleği arasında sıkışıp kalan Profesör Jack mi? Ya da sessizliğiyle dikkat çeken, yüzünü beyzbol şapkasının gölgesine saklayan Cody mi? Her bölümde yeni bir ihtimal belirirken gerçek okuyucudan ustalıkla gizleniyor. Romanı büyük bir keyifle okudum Birbiri ardına gelişen olaylar hikâyenin temposunu hiç düşürmüyor ve kitap kendisini tek günde okutmayı başarıyor. Takıntının insanı sürükleyebileceğ karanlık noktalar, öğretmen ve öğrenci arasındaki hassas sınırlar, Orta Cağ'dan gelen trajik hikâyeler ve Yunan mitolojisine yapllan göndermeler romana farklı katmanlar kazandırıyor. Bunların yanında aşk, cinayet soruşturması, polis sorguları hikâyeyi oldukça
Beni SeçTess Gerritsen · Doğan Kitap · 20221,018 okunma
Spoiler içermez !!!!!
10/10
·104 syf.·
2026 120. kitabı
Sevgisinde Cömert olanlara Selam :) Beni güldürebilen kitaplara aşığım uzun zamandan beridir bu kadar keyif veren kitap okumadım ya .Bayağı da ihtiyacım varmış . Zaten tiyatro türündeki kitaplara bayılıyorum. Gelelim Cimriye Cimri bir baba faktörü var tabii bu durumdan etkilenen aile var yani sadece kişinin kendisine değil de etrafındaki insanlara da zarar veriyor olma durumu .. Adam her şeyi en ince ayrıntısına kadar hesaplıyor yani bu gerçekten hani cimrini cimrisidir . Ama yani ben bu cimriyi sevdim ya en azından çizgisi belli :) Aslında tutumlu olmak parayı saçıp savurmaktan iyidir. Bir ayakkabın varsa ikincisine gerek yok gibi ama çok istersen al içinde kalmasın .Fazlası hem zarar hem de o heves yok ki o çocukluktaydı kıymetliydi çünkü ulaşılması zordu lükstü .Çok istediğin bir şeyi elde edince ki bir de kolay bir şeklide elde edebiliyorsan bu işin tadı kaçtı muhsin diyesim var. Ya o eski heyacan yok heves gibi bu da .Mesela ben sevgide cömertim :) aslında önemli olan bu. Parayla saadet de bir yere kadar . Bence biraz biriktirmeli biraz harcamalı çünkü burda olan burda kalıyor. Para, mal lüks, şöhret dünyevi yani ..yanımızda götürecemeyeceğimize göre burda harcamalı :)
CimriMolière · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202227,9bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Gökyüzü ile yeryüzünün ortak kokusu.
Puan vermedi·254 syf.··
2026 10. kitabı
PETRİKOR. Yağmurun toprağa düştüğü o ilk anın kokusu... Aslında tüm hikaye bu cümle ile başladı benim için; "Gökyüzü ile yeryüzünün ortak kokusu." İsimlerinin söylenmediği bir Adam ile bir Kadının birbirlerine karşı hissettikleri duyguları, birbirlerine karşı olan düşüncelerini kendi iç hesaplaşmalarını, içsel çatışmalarını, sevgilerini, duygusal yükselmelerini, alçalmalarını," ya öyleyse" sorgulamalarını, enerjisel olarak yakınlaşmalarını ve uzaklaşmalarını sakin bir yağmurun yağması gibi hiç acele etmeden okuyup gittim sayfalarca. Klasik bir aşk romanı değil bu, bu bir "hisler" kitabı desem yeridir. Ayrıca Ionix Döngüsü çok çok iyi düşünülmüş kozmik bir olaydı. Oasis ve Lapis gezegenlerinin bu döngü içerisinde birbirlerine yakınlaşmasını ve uzaklaşmasını o kadar güzel ifade etmişki duygusal ve enerjisel olarak Adam ve Kadın'ın hissel durumlarının ifadesi için başarılı bir metafor olmuş. Bölüm başlarında gezegenlerin döngü içindeki durumlarını okurken uzay boşluğunda bir belgesel izliyor hissi yaşayıp ardından mevsimin her zaman yağmur öncesi olduğu Yokluk Ülkesi'ne geçiş yapmak farklı bir keyif verdi bana. Yazar Jonah Axon'ın bu ilk kitabı yeni bir tarz arayan okurlar için tavsiye edebileceğim bir eser. Mayıs ayının okuduğum ikinci kitabı oldu. Başka güzel kitaplar ile görüşmek üzere @ya_petrikor2026 Limera Yayınları Reklam değil tavsiyemdir #sametkoca #petrikor #jonahaxon #kitaptavsiyesi #bookworm
PetrikorJonah Axon · Limera Yayınları · 202668 okunma
9/10
·232 syf.··
2026 56. kitabı
Leyla, ne güzel bir isimdir. Leyla ne asil bir kadındır. Bazı roman kahramanları vardır. Keşke görme imkanım olsa keşke konuşma şansım olsa derseniz. Leyla karakteri öyle bir karakter. Livaneli karakterleri çoğu zaman ustaca yazıyor. Burdaki karakterler de ustaca yazılmış. Hikaye küçücük bir ev üzerinden ete kemiğe büründürülmüş. 230 sayfaya sığabilecek her şeye değinmiş yazar. Osmanlı, cumhuriyet, mülkiyet, milliyetçilik, siyaset, aile ve en önemlisi aşk. Livaneli’ye bazen çok kızsam çok seviyorum yine de :))
Leyla’nın EviZülfü Livaneli · İnkılap Kitabevi · 202135,3bin okunma
10/10
·240 syf.··
Beğendi
·
2026 40. kitabı
Tozlu Raflardan Çıkan İmkansız Bir Aşk Hikayesi Bugün sizlerle çağdaş edebiyatımızın güçlü kalemi Murat Uyurkulak’ın son romanı “Dipte” hakkında konuşmak istiyorum. Kitap bittiğinden beri aklımda tek bir soru var: Geçmişin gölgesinde kalan yarım kalmış aşklar, yıllar sonra bir kutunun içinden çıkarsa ne olur? Kitap, bir masanın etrafında toplanıp geçmişten gelen eski bir günlüğü film senaryosuna dönüştürmeye çalışan bir ekibi anlatıyor. İşte tam bu noktada, o günlüğün sayfalarında saklı kalan, insanı kalbinden vuran bir dönem hikayesi aralanıyor: Ahmet Tahsin ve Fehime’nin hikayesi... En yakın arkadaşın eşine duyulan, yaşanması imkansız, üzeri örtülmüş ama asla sönmemiş bir aşk. Bir yanda evlilikler, biten hayatlar, diğer yanda ise yıllar geçse de o ilk günkü gibi taze kalan hüzünlü bir kavuşamama öyküsü... Romandaki sinemacılar bu trajik hikayeyi beyaz perdeye aktarmaya çalışırken, biz okurlar da insan ruhunun o en derin, en “dipteki” karmaşık duygularına şahit oluyoruz. Yazarın dili o kadar dengeli ki; yer yer karakterlerin diyaloglarındaki kara mizaha ve trajikomik durumlara gülüyor, yer yer de o kavuşamayan aşıkların buruk hikayesinde hüzünleniyorsunuz. İnsanın içini sızlatan çok güçlü bir kitap olmuş. Siz bir kitabın içinde geçen “geçmiş zaman aşklarını” okumayı sever misiniz? Yarım kalan hikayeler mi sizi daha çok etkiler, yoksa mutlu sonlar mı? Yorumlarda buluşalım! #dipte
DipteMurat Uyurkulak · İnkılâp Kitabevi · 202633 okunma
7/10
·480 syf.··
2023 3. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 28 Ocak 2023 00:00
kitaptan önce filmini izleyen biri olarak, filmi sadece eğlenceli bulduğum için, kitabının da akıcı olacağını düşünerek başladım okumaya. ama atladığım şey, filmler her zaman kitaplara nazaran daha kısır olduğu gerçeğiydi. lou'nun eğlenceli, sevecen, ışıl ışıl dış portresinin altında, bir labirent travması, kardeşi ile sürekli karşılaştırılmanın zorluğu, fiziksel özelliklerinin asla kabul görmemesi, herkes tarafından bir hayli eleştirilmesi kolay kişi olduğunu okumak çok zordu. bunun yanında, seçeneklerini sınırlandırdığı, kendini bu şekilde mutlu kıldığı da aşikardı. ne demişlerdi 'mutluluk bir seçimdir.' tam olarak bu cümlenin vücut bulmuş hali diyebiliriz lou'ya. will ise, lou'nun tam tersi bir karakter. gerçekten başarılı, başarısına hayran, dolu dolu yaşayan ve yaşadıkları ile mutluluğu arayan birisi. ikisinin kesiştiği nokta ise, oldukça ironik. hayatı yaşayarak seven will'in omurilik zedelenmesi ile tamamen bağımlı hale gelmiş olması ve çocuksu coşkusuyla, lou'nun ona bakıcı-arkadaş olması. lou tam kendisinden beklenen içtenlikle, sevecenlikle will'e hayranlık ve aşk arası bi duygu beslemeye başladı ve will de olan her şeyden sonra ona gerçekçi, kırılacak bir bardak gibi davranmayan tek insana aşık oldu. çok bilindik bir hikayede, güzel neşeli kız yakışıklı zengin ama hasta adam birbirlerine aşık olurlar ve mutlu şekilde yaşarlar diye devam etmesini bekledik tabii ki hikayenin ama hiçte öyle olmadı. jojo'nun bize hazırladığı sürpriz de tam buradaydı işte. bazen sevmek, hapsetmek değildi. özgür bırakabilmekti. kendi mutluluğuna karar verebilmesi idi. kitap sadece iki kişi etrafında da değildi tabi, anne ve babalar, patrick, kız kardeşler, hepsini ayrı ayrı birer ana karakter olmayı başarmış ve yazar hepsinin gözümden de hikayenin bir bölümünü anlatarak
Senden Önce BenJojo Moyes · Pegasus Yayınları · 201333bin okunma