"Sözüm ona,hançeri hassas kalbine barbarca saplamıştım ve mektubuna bakılacak olursa, bana olan hisleri öylesine güçlü ve gerçekmiş ki, buna katlanabilmesi için ölmesi gerekirmiş."
Puan vermedi·64 syf.··
2026 53. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 23 Mayıs 2026 18:41
"Anılarla hiç işim olmaz. Bir kere yaşamışsınızdır ve sonra biter, hepsi bu kadar." Öyle değil. Hiç öyle değil. An'da yaşayanlar var, anılar bile değil. Bir anı okurken yüreği an an olanlar var. Az evvel bir şey izledim bütün dünyam hiçmiş de bir tek o his gerçekmiş gibi hissettiğim bir an geçti gözümün önünden. Aslında içimden yüreğimden bütün ruhumdan geçti. O yüzden olup biten geçen bir şey yok. Hayatta bir şey anı olmadan hissedilmiyor. Hatta içindeyken daha anı olduğu kadarki gibi hissedilmiyor diyeceğim ama o biraz anlaşılmaz görünebilir. Neyse. Zweig işte. Burada yazdığı gibi aşk pahalı bir şey mi bilemem ama ucuzlaştırılamayacağını biliyorum. Yani altın altındır. Kimin elinde olduğuna göre değişeceği kadar bir değişim olabilir ancak. En azından değeri sabittir, görüntüsünü bilemiyorum. Zweig'in yazdıkları bi an bi his. Kuş kapanı da öyle bir novella. Kuş uçar; sen elindeki kapanla kalırsın tadında bir hikâye. Hapsettiğinizi sandıklarınız hapisten çıkar. Ama siz cellatlığınızla ömür boyu yaşamak zorundasınız da demiş olabilir . Bunu ben diyor da olabilirim. Hayırlısı.
Edebiyat
Kuş KapanıStefan Zweig · Aperatif Kitap · 20191,688 okunma
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
Saplantı mı Aşk mı?
Puan vermedi·524 syf.··
2026 1. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 21 Mayıs 2026 00:00
Kitabı okurken yine Orhan Pamuk'un diline hayran kaldım.Bu kadar durağan bu kadar olay örgüsü yavaş ilerleyen bir kitabı akıcı hale getirmek yazarın ne kadar usta olduğunu gösteriyor.Kitabı okurken Kemal'in aşık olmadığını bence saplantıyı aşk olarak gördüğünü ve yarım kalmış tamamlamamış olduğu için o merak ve hırs Kemal'i daha da büyülediğini düşünüyorum. Ben de bana mutluluk veren bir günün ardından o gün elimde kalan herhangi bir fiş bir mendil saklamayı çok severim günler sonra o eşyaya baktığımda bana hissettirdiği o duygular sanki o güne gitmemi sağlar. Kemal'i bu konuda anlıyorum ama bu artık onda Fusündan çok eşyalarını toplama takıntısına döndüğünü düşünüyorum. Yazarın roman içine girmesi bizimle konuşması kahramanla romanı tekrar yazması her zaman sevdiğim bir kurgudur ,sanki gerçekmiş gibi hissettiriyor ve bu da bu olayın hemen en yakın dostumuzun başına gelmiş gibi sanki gözümüzün önünde yaşanmış hissi veriyor. Kemal'in 8 sene boyunca o eve sadece Fusünü görmek için gittiğini düşünmüyorum aslında Kemal Çukurcuma, mahalle, o ev ,televizyonda bir şeyler izlerken o çayın kokusuna yaşadığı çevreye ait hissetmemesine ,özlediği aile ortamının o olduğunun ve yaşadığı sosyeteyi aslında sevmediğini gösteriyor. Okurken eşyanın tabiatı ,bazen yaşadığımız çevreye uyum sağlayamadığımız bir kaçış noktası aradığımız ve o kaçış noktasına aşırı bağlanmayı ve hayatımızın seçimlerle nasıl sürüklendiğini anlatıyor
Masumiyet MüzesiOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202460,2bin okunma
"İnsan yalnız olunca acayip şeyler yapıyor," dedi. "İnsanlara yalan söylerdim. Bazı şeyleri de sanki gerçekmiş gibi gösterirdim. Ne yapardım biliyor musun? Örneğin tanınmış bir film yıldızını kocammış gibi düşünürdüm."
10/10
·312 syf.··
Beğendi
·
2026 32. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 13 Mayıs 2026 23:04
Yazar Çağatay Yaşmut’un polisiye edebiyatımızdaki özgün karakteri Başkomiser Galip’in maceralarından biri olan "Beni Yavaş Öldür", toplumsal trajedileri, insan psikolojisinin karanlık
1000Kitap
Beni Yavaş ÖldürÇağatay Yaşmut · Maceraperest Kitaplar · 201980 okunma