"Sizi bir kere gördüm, gönlümde başka bir hal hisseder oldum. Toprak üstündeki çiyler güneşi görünce havaya karıştığı gibi benimde yüzünüze bir kez bakmakla bütün gönlüm yükselmeye başladı. "
Aşk yakınlarda, çok yakınlarda da göremiyor gibiyim. Menzili biliyor lakin gidemiyor gibiyim. Aşkın sesini duyuyor ama cevap veremiyor gibiyim. Ne tuhaf hal!
O vakitler tüm cihan ülkelerinde olduğu üzere kölelik müessesi Osmanlı Devleti'nde de mevcuttu. Fakat Osmanlı'da köle iseniz talihlisiniz demektir... Hem azad edilip hür kalma ihtimaliniz bir hayli yüksek, hem de bir köle olarak kalsanız dahi sahip olduğunuz haklar İslam hukuku ile koruma altında olduğu için değerlisiniz. Sonradan öğrendiğime göre kutsal kitapları Kuran ve peygamberlerinin öğretisi sünnet, diğer memleketlerde kölelere uygulana gelen vahşi hükümleri ortadan kaldırmış. Çünkü Müslümanlara göre bir insan, köle dahi olsa, ahsen-i takvim suretinde yaratıldığı için mükerrem bir mahluktur. Avrupa'da ve yenidünya Amerika'da siyah tenliler, insan dahi sayılmazken, Osmanlı'daki bu hâl takdire şayandır.