Puan vermedi
“ Bazen hayal kırıklığı, kırılan hayallerin önemi ile ölçülmeyecek kadar çok canını acıtıyordu insanın.” Kimler Sever: Zaman ve hikaye sarmalını sevenler Kimler Sevmez: Bölümler arası kurguyu takip edemeyenler Körburun benim Hikmet Hükümenoğlu ile tanışma kitabım ve ben film izler gibi okuduğum kitapları çok severim Körburun günde 2 vapur seferinin olduğu, sarp kayalıkları, amansız dalgaları ile ünlü kurgusal bir ada. Biz bu ada özelinde 60lar ve 90ların sokaklarına gidiyoruz. 3 kuşak üzerinden bu 30 yılın Türkiye’si, aşk, nefret, siyasi çıkarlar, kardeşlik, düşmanlık, ihanet, sevgi kısaca insana dair ne varsa hepsini birebir hissediyoruz. Yeri geliyor Burçak’a kızıyor, yeri geliyor Eşref Bey’e kıyamıyor, Neriman hanıma hep kanınız ısınıyor ama Hayri’den her an tiksiniyorsunuz. Çok, çok güzeldi Ne yazsam eksik kalır, hangi karakteri ansam diğeri küser. En güzeli bu Kasım Körburun’a gelin ne demek istediğimi anlayacaksınız
KörburunHikmet Hükümenoğlu · İthaki Yayınları · 20252,744 okunma
Kaş , qadın olardım.
Puan vermedi·216 syf.··
2026 23. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 07:53
Sevgidə özünüzdən çox qarşınızdakını üstün görüb , tədricən özünüzü itirirsinizsə , oxuyacağınız doğru kitab budur. Və bu kitabı tək qadınlar yox həm də sevdiyi insan üçün dəyişməyi gözə alan kişilər də oxumalıdır. . Azad fikirli , həyat eşqi ilə dolu anasını 14 15 yaşlarında həyatına ögey ata obrazı daxil olandan sonra itirən yazıçı hər səhifədə anasının əvvəlki və sonrakı hallarını misallar göstərərək qadına özündən keçməməyin yollarını göstərir. Əvvəlki özü ilə həyatında daxil olan yoldaşı- Esradan sonrakı özünün necə olduğunu başa salır. Kitab qadınlara nəyi öyrədir? Bir münasibətdə enerjimizi qoruyub saxlamağı bacarmağı, yox deyə bilməyi, sevginin qollar və ayaqlarımızda zəncir olmamalı olmasını, özümüzə dəyəri, dişil gücümüzü itirməməyi, Qadınlığımızı qoruyub saxlamağı öyrədir.. Həm də bunu edən vaxt öz ailəsindən misallarla və söhbət ab-havasında edir. Xoş mütalieler.
1000Kitap
Keşke Kadın OlsamAykut Oğut · Doğan Novus · 2014864 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
8/10
·424 syf.··
2026 109. kitabı
·
36 saatte okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 01:59
Wyatt ilk kitapta okuduğumuz Cash’in kardeşi. Ve kasabanın veterinerinin kızı olan cerrah veteriner:) Sally’nin hikayesi. İkili çocukluktan beri en yakın arkadaş ve onların yıllar süren arkadaşlıktan, gerçek aşka nasıl ilerliyorlar onu okuyoruz. Kovboy romantizminde olmazsa olmaz tüm detaylar mevcut. Çıtır çerez miss gibi çok keyifliydi. Aile ilişkileri, kasabanın atmosferi, tabiki çiftliğinde, arkadaşlık sevgi tüm bağları derinden hissettiriyor.
WyattJessica Peterson · Artemis Yayınları · 202612 okunma
Kral Kaybederse Roman İncelemesi
10/10
·384 syf.··
Beğendi
·
2026 39. kitabı
Gülseren Budayıcıoğlu’nun Kral Kaybederse adlı romanı, ilk bakışta bir aşk ve aldatma hikâyesi gibi görünse de, aslında narsistik kişilik örüntüsünü, çocukluk travmalarını ve ilişkilerdeki bağımlılığı ele alan psikolojik bir romandır. Yazar, gerçek danışan öykülerinden ilham alarak kurguladığı bu eserde “güçlü görünen insanın içindeki kırılgan çocuğu” anlatır. Romanın temel konusu Romanın merkezinde Kenan vardır. Yakışıklı, başarılı, zengin ve kadınların büyük ilgi gösterdiği bir adamdır. Kendisini adeta “kral” gibi görür. Ancak bu güçlü görüntünün altında, çocukluğunda annesi tarafından aşırı yüceltilmiş, babasıyla sağlıklı bağ kuramamış ve gerçek sevgi yerine hayranlıkla beslenmiş bir kişilik yatar. Bu nedenle yetişkinlikte kadınları sevilecek insanlar değil, kendisini besleyen aynalar olarak görür. Roman ilerledikçe Kenan’ın hayatı yavaş yavaş çökmeye başlar. İş hayatındaki kayıpları, ilişkilerindeki kırılmalar ve sonunda yalnız kalışı, onun “kral” kimliğinin parçalanmasına neden olur. Karakter analizi Kenan Kenan romanın en güçlü karakteridir. Onun en belirgin özellikleri: * Kendini herkesten üstün görmesi * Sürekli beğenilme ihtiyacı * Empati eksikliği * Kadınları elde edilmesi gereken birer “başarı” olarak görmesi * Terk edilmeye karşı yoğun korku Roman boyunca Kenan’ın aslında özgüvenli değil, özsaygısı kırılgan bir insan olduğu anlaşılır. Dışarıdan güçlü görünse de, başkalarının hayranlığı olmadan kendini değerli hissedemez. Fadi Romanın en etkileyici karakterlerinden biridir. Çocukluğu yoksulluk ve sevgisizlik içinde geçmiştir. Bu yüzden Kenan’ın gösterdiği küçük ilgi bile onun için büyük bir sevgiye dönüşür.
Kral KaybederseGülseren Budayıcıoğlu · Remzi Kitabevi · 201521,9bin okunma
9/10
·584 syf.··
Beğendi
·
2026 25. kitabı
Diğer @aysegulcicekoglu kitaplarından çok çok farklı bir hikayesi vardı okurken kendimi alamadığım acaba ne oldu diye merakla sayfalarını okuyup bitirdiğim,bazen ağlatan aynı zamanda merak uyandıran günümüz koşullarında da yaşanan #kadınaşiddet i anlatan, yanlız bırakılan kadınlarımızı kızlarımızı çocuklarımızın maruz kaldıkları psikolojik ve fiziksel şiddeti anlatan ve anlattıkça sevgisiz büyüyen bireylerin nekadar tehlikeli olabileceğini gözler önüne seren derin bir aile hikayesi. Bu kadar acıya rağmen yıkılmış darmadağınık bir aile ve bu ailenin ayakta kalabilmesi için hayatlarına giren #SEVGi dolu küçük bir kız. Mutlu sonla biten aşk hikeyesi. @aysegulcicekoglu #okudumbitti #kitap #okumayıseviyorum #benimhayatım @muptela_yayinlari #aysegulcicekogluromanları #kitapkurdu #kitapyurdu Ayşegül Çiçekoğlu
Alıntı
Benim HayatımAyşegül Çiçekoğlu · Müptela Yayınları · 2017250 okunma
Kalbi kırarak, ama estetik bir hazla.
9/10
·240 syf.··
2026 19. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 00:00
Bazı kitaplar sizi bir hikâyeyle, bazıları bir atmosferle yakalar. Günlerin Köpüğü ikincisinden: daha ilk sayfalarda Vian'ın kurduğu o tuhaf, parlak, müzikle dolu dünyaya adım atıyorsunuz ve kitap bittiğinde o dünyanın yavaş yavaş üstünüze çöktüğünü fark ediyorsunuz. Vian önsözünde her şeyin önemsiz olduğunu, gerçekten önemli olan iki şeyin "her şekliyle aşk ve Duke Ellington'ın müziği" olduğunu söyler. Roman da tam olarak bunun üzerine kurulu. Varlıklı, kaygısız ve nazik bir genç olan Colin'in dünyasıyla tanışıyoruz önce: bir tuşuna basınca kokteyl hazırlayan piyanosu (pianocktail), her yemeği bir şölene çeviren aşçısı Nicolas, dostu Chick ile felsefe üzerine sohbetleri. Burada her şey ışıltılı, oyuncaklı, neredeyse çocuksu bir mutlulukla parlıyor. Sonra Colin, Chloé'ye âşık oluyor ve hayat bir süreliğine kusursuz bir melodiye dönüşüyor. Ama Vian'ın asıl ustalığı, bu mutluluğu sadece anlatmakla kalmayıp dünyayı duygulara göre fiziksel olarak değiştirmesinde. Bu kitabın en çarpıcı yanı bu sanırım. Colin ve Chloé mutluyken odalar genişliyor, güneş içeri doluyor, eşyalar canlanıyor. Chloé hastalanınca —ciğerinde bir nilüfer büyümeye başlıyor, evet, tam anlamıyla bir su çiçeği— evin duvarları büzülmeye, tavan alçalmaya, renkler solmaya başlıyor. Sürrealizm burada bir süs değil, doğrudan anlatının kalbi: iç dünya dışarıya sızıyor, keder mimariye, ışığa, nesnelere işliyor. Hastalık ilerledikçe Colin'in serveti de eriyor. Chloé'yi iyileştirmek için her gün etrafını çiçeklerle donatmak zorunda (çünkü nilüfer ancak çiçeklerden korkar), ve para bitince Colin ilk kez çalışmak zorunda kalıyor. Vian'ın işe, emeğe, bürokrasiye dair acı alaycılığı tam burada devreye giriyor. Çalışmak insanı tüketen, anlamsız, bedeni ezen bir şey olarak resmediliyor. Mutluluğun ve aşkın bir ekonomisi
Edebiyat
Günlerin KöpüğüBoris Vian · E Yayınları · 20242,225 okunma