Beyaz Zambaklar Ülkesinde
Kendi kültürleri, halk kahramanları ve bağımsızlıkları olmayan Finler nasıl oldu da dünyanın en iyi eğitim sistemini kurdu?
Tüm cevapları Grigori Petrov un 1900 lerin başında yaşadığı Finlandiya gözlemlerini içeren bu kitapta alıyoruz.
Kitap; halk mı kahramanlarını doğurur? Yoksa kahramanlar mı halka kurtarıcı olarak gelir? Sorularıyla başlıyor
Finler 1917 Rus devrimine kadar hiçbir zaman bağımsız bir devlet olmadı. İsveç yönetimi altında, halkı hor görülmüş, ikinci sınıf insan muamelesi görmüş ve fakir bırakılmıştı. Fin halkı, cahil, kaba, alkole düşkün, temel yaşamsal haklara sahip olmayan (yiyecek, içecek, barınma, temizlik vb), dinin inançlarından uzaklaşmış, ateistliğe geçiş yapmış bir halk olarak tanımlanıyor. Halkın 4/3 ü böyleyken geri kalan kısım, halkın sabırlı olmasını, talepkar olmamasını ve cahil olmasını sömürerek güzel ve tambel bir hayat yaşıyordu. Yani ne halk durumunu düzeltmek için adım atıyordu ne de üst kesim halkı refaha ulaştırmaya çalışıyordu.
Fin aydınları başta Snellman (Fin halk kültürünün mimarı) olmak üzere çok sistemli hareket edip, sorunun en temeline inip, çözmeye ordan başlıyorlar.
Kitapta adı geçen aydınlar;
Snellman;
- En ücra köylere bile elektrik götürmekle işe başladı
- Halktaki cehaleti yok etmek için öğretmenleri harekete geçmeye çağırdı. “Halkı unutmayın. Hepiniz halkın arasından çıktınız.Peki hangisini tercih ediyorsunuz? Eğitimsiz kardeşlerinizden kaçmayı mı, yoksa insanların yaşamlarını daha iyi hale getirmeye mi?
- Klise ve din adamlarına insanların neden dinden uzaklaştığını, kiliseden soğuduğunu anlattı. ”Din bir insanın dünyayla, insanlarla, tarladaki her bir bitkiyle kurduğu bağın tezahürüdür. Bu bağlar yok olursa ne devlet, ne toplum, ne insan ayakta kalabilir.
- Devlet memurları