Son :D
Tokadı patlattım mı, ağzından burnundan ciğerler, pirinçler saçılır, yahnilik tavşana dönersin inan olsun. Aklını başına topla, yoksa ince ince kıyar köfte yaparım seni, yanına da biraz lahanayla patates, kimse anlamaz valla!”’
Epub
Alıntı
"İBDA" KELİMESİNİN MÂNÂLARI...
(...) İBDA… Osmanlı döneminde kullanılan üç ayrı kelimedir. Bunlardan birincisi ve ikincisindeki d sesi “dal” harfi ile, üçüncüsündeki ise “dad” harfi iledir. Birincisi “hemze” ile, ikincisi ve üçüncüsü ise “ayn” harfi ile biter. Yâni bunlar, ilk ikisi birbirine çok yakın üç ayrı kelimedir ve üçünün de birden fazla anlamı vardır. İzhar etmek, meydana çıkarmak, görünüşe çıkarmak. Bir yerden bir yere çıkmak. Yaratmak, yokluktan varlığa çıkarmak. Numûnesiz, örneksiz bir şey yapmak… Cenab-ı Hakk’ın vasıtasız, maddesiz, zamansız, mekânsız yaratması ve icadı. Eşi ve benzeri olmayan bir eser ortaya koymak. (İbda, icad, ihdas, ihtira, sun’, halk, tekvin kelimeleri sinonim, yâni tenasüblü kelimelerdir.) Edebiyatta; geçmişte benzeri olmayan bir şiir söylemek… Sanatta; benzeri olmayan mükemmellikte sanat eseri. (İbda yapabilene “mübdi”, eserlerine “bedia” adı verilir.) Bir şeyi parça parça etmek. Sorulan soruya güzel cevab vermek. Kandırmak. İktisatta; birisine, kâr tamamen kendisine ait olmak üzere sermaye vermek. (Fıkıhta bu son anlamı kullanılmıştır; eskiden birisine faizsiz kredi sağlanır, bununla yapacağı işte kâr tamamen onun olur, krediyi sağlayan veya borç veren ise belli bir dönem sonunda verdiğini alırdı; buna ‘ibda’ denilirdi.) [...] Birinci kelimenin ebced değeri 8’dir. Bu anlamıyla; şaheser, fikir, başlangıç, ilk, insan-ı kâmil, kahraman, kardeşlik gibi kavramlarla tabiri vardır. İkinci kelimenin ebced değeri, 78’dir. Bu anlamıyla; hakîm (hikmet sahibi), hekim (doktor), fikir topluluğu, galib, muztarib, hapis, aslan yatağı, eş, rüya gibi kavramlarla tabiri vardır. **Üçüncü kelimenin ebced değeri, 808’dir. Bu anlamıyla; öncü kuvvetlerin eğitimi, yüksek şeref, ayaklanma, iki âlemin arası, taç giyme gibi kavramlarla tabiri
İbda Diyalektiği -Kurtuluş Yolu -IV-, 14 Mayıs 2011, Çarpıcı Kitap·Kitabı okuyor
İBDA Diyalektiği
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
:D
“Tamam, tamam, bu kadar yeter, mikrop herif,” dedi. “Hadi, yıkıl karşımdan.”
Epub
Alıntı
Eğer aslan düşünebiliyor olsaydı, tanrılar yeleli olurdu ve kükrerlerdi
Dhdhdh kurt burcunu var et akrep olmaktan çıkcam söz :D
+Aslan burcusun. -Ne aslanı yahu, ben kurt burcuyum. +Kurt burcu diye bir şey yok. -Parayı bas­tıktan sonra ördek burcunu bile var edebilirim ama bu sıralar ördek görmek istemiyorum. Ayrıca ne demek kurt burcu diye bir şey yok? Siktiğim her hayvanın burcu var da kurtlar niye dışlanıyor? En kısa zamanda şu burçlara el atmam gerekiyordu.
Sayfa 303 - Ephesus Yayınları 1. Baskı Nisan 2026 -Habibe/Gurur·Kitabı okudu
Dini inancın her zaman, her yerde bulunmasının deni, varoluşa dair kaygıların her zaman, her yerde bulunmasıdır. Tanrılar tarafından yaratılmış olmaktan ziyade, rahatımız için tanrıları yaratmış olduğumuz son derece açıktır; üstelik, filozofların yazının icadından beri dikkat çektiği üzere, onları kendi sûretimizde yaratmış bulunuyoruz. Sokrates öncesi dönemdeki düşünürlerden Xenophanes, bundan 2500 yıl önce şöyle yazmıştır: "Eğer Aslan düşünebiliyor olsaydı, Tanrılar yeleli olurdu ve kükrerlerdi".
Sayfa 41 - Kabalcı
İnsan ve Duygular