Utanç nice uzak bir duygudur ki
Görülmez bir kez olsun yüzünüzde
Onur eğreti bir giysidir
Durur dökülürcesine üstünüzde
Küçümsemek içinize oturmuş
Bir yılan zehri her sözünüzde
Gülmek yüzde kırışıklık korkusu
Hain bir parıltıdır gözünüzde
Yalan ki döne döne düştüğünüz
Bir bataklıktır büyür özünüzde
Güneş bile mevsimlik bir modadır
O yaz yanığı uzak teninizde
Dünya yaşlı bir çocuktur horladığınız
Güler bir gün tüm acısıyla elimizde
Hayatımın anlarının, hatırlanan bir hayatın anları gibi birbirini izlemesini istemiştim. Zamanı kuyruğundan yakalamaya kalkışmanın böyle bir önemi olabilirdi.
İçkiye benzer bir şey var bu havalarda.
Kötü ediyor insanı, kötü...
Hele bir de hasretlik oldu mu serde;
Sevdiğin başka yerde,
Sen başka yerde;
Dertli ediyor insanı, dertli.
Ah! Oradan ayrılmamızın öncesindeki hüzün dolu veda toplaşmaları hatırlamak canımı yakıyor. Veda vakti geldiğinde , çok sevdiğim her şeyi geride bırakırken nasıl da ağlamıştım!
Neylersin ölüm herkesin başında.
Uyudun uyanamadın olacak.
Kimbilir nerde, nasıl, kaç yaşında?
Bir namazlık saltanatın olacak,
Taht misali o musalla taşında.