Türkan Saylan hakkında günlerce konuşsak eksik kalır, örnek aldığım şahsına münhasır harika insanlardan birisidir benim gözümde. Yüzlerce ödül almış”Uluslararası Gandhi Ödülü” , “En Yürekli Kadın Ödülü” , “Atatürkçü Düşünceye Hizmet Ödülü” gibi… Böylesine önemli birisi. Türkiye’nin eğitim savaşçılarındandır. Türkiye çocuklarının Türkan Ablası’dır. Rahmetle anıyorum, yattığı yer onu incitmesin…
Yapıcılığın Gücü adlı söyleşi kitabı hakkında fikirlerimi söylemezsem edemem. Kitabı okuyunca onun kim olduğunu çok iyi anlarsınız. Türkan Saylan, çağdaş bir Cumhuriyet kadınıdır, Atatürk inkılap ve devrimlerine sahip çıkmış ve bu uğurda elinden geleni fazla fazla yapmış bir hekimdir. Cüzzam hastalığının tedavisini bulmuş, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği, Cüzzamla Savaş Derneği ve Vakfının kurucularındandır. Öğrencilik zamanlarında cüzzam hastalarının insan dışı muamele görmesi ve hocalarının cüzzam hastalarına dokunmayın demesi üzerine “Bir hekime nasıl hastaya dokunma denebilir?” diye düşünmüş ve cüzzam hastalığını araştırmış. Bulaşıcı olmadığını, tedavi edilebileceğini görmüş, tedavi yollarını bulmuş ve bizzat dokunarak ilgilenmiş hastalarla. Hastalar, ilk defa bir doktor bize dokunuyor diye hayret etmişler. Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği ile Türkiye’nin dört bir yanından kız-erkek ,çoğunluğu kırsal kesimlerdeki kız çocukları, ihtiyacı olan sayısız öğrenciye burs vermiş, maddi-manevi destekler sağlamış. Bir hemşirenin kendisini doktorlardan aşağı görmesinden rahatsız olup kendisine yurt dışına gidip araştırma yapma görevi vermiş, üniversite mezunu bir kadın mühendisin “Ben sizin gibi olamam, siz ne güzel işler yapıyorsunuz,” demesi üzerine “böyle diyeceğine sen de bir şeyler yapsana” diyerek kendisini böylesine aciz, vasıfsız görmemesi gerektiğini belirtip yol göstermiş,