Ay kıyamam aşık mı olmuş (üzülmedim)
Onu öptü­ğü zamanı anımsıyordu, kalbini tekrar attıran bu duygu için hevesli ve istekliydi. Kütüphanede sakladığı varisi ortaya çıkana kadar da hayallerini süsleyen bir beyaz atlı prensti. Sina karmaşa olarak ta­nımladığı bu durum için ondan af dilemişti ve Toprak Varisi de anlayışla karşıladığını söyleyerek özrünü kabul etmişti. Ama esasında onu hala affedememişti.
Alıntı
Kitap özeti
Atlı toplumların az bir zamanda hazırlanması gerekir. Eli silah tutan ve düşmana karşı koyabilecek kimseler, nerede ve nasıl göreve başlayacaklarını çok önceden bilmeliydi. Kadınları ve çocukları kimlerin nasıl ve nerede koruyacakları kesin kaidelerle belirtilmiş olmalıydı. Tüm bunları topluma kim öğretirdi (7). Ordu ilk eğitim birimidir çünkü örgütlenme ve düzenli işleyiş gerektirir. Kendiliğinden olamaz. Türkler altın ve demiri başarı ile işliyorlar (9). Şaman ilk eğitimci. Göktürkler 38 harfli gelişmiş bir alfabeye sahipler (11). Farabi: Öğretimde kolaydan zora gidilmesini önermiş. Öğretimin millet ve şehirlerde kuramsal erdemleri var etme, eğitimin ise ahlaki erdemleri var etme yöntemi olduğunu belirtmiştir (25). İbni Sina Buhara Efşene köyünde doğdu. Samanoğulları Devletinin Buhara’daki kütüphanesinde çok çalıştı (28). Meslek öğrenen para kazanır, erken bilinçlenme yaşar kendini yeterli görür. Gerçek bir eğitim mesleki ağırlık önemli midir? Çocuğun kendine bakabilmesi onun gelişimini engelleyebilir. Başkasına faydası dokunmayan insan ölü gibidir Faydalı ol, ölü olma ey mert yiğit! İyi insanın düşmanı belli olur Kötünün düşmanı yoktur; kötü zaten ölüdür Bilgi bil adam ol yükselt kendini Ya da hayvan adını al insanlardan uzak dur! Kutadgu Bilig (39). Selçuklularda Medrese yayıldı çünkü : Memur yetiştirilmesi gerekiyordu. İslamiyeti benimsetmeyi başarmak. Din adamı yetiştirmek (53). Maaşla bilginleri denetim altında tutmak. Felsefe ile ilgili bilimler kısa süre sonra kötü gözle görülüp programdan çıkarılmıştır. Yerini Kelam’a bırakmıştır. Gazali etkili oldu (54). Öğrenciler seviyelerine göre ayda 5, 10, 15 dinar alıyorlardı (58). Talebeler Hanefi ya da Şafii mezheplerinden olacak, fakat müderris ile imam, kesinlikle Hanefi mezhebinden olacak (58). Ahilik Büyük
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Türk Destanının Tasnifi
– I – Millî destanlar, tarihi vak’aları tasvirden ziyade milletin yüksek millî duygularını in’ikâs ettiren, tamamıyla ve yahut az çok tarihe müstenit bir ideal âlemi gösteren halk edebiyatı eserlerinden ibarettir. Millî destanlar (épopée) meselesini ciddi surette tetkik edenler Fransız (Roland), Alman (Nibelungen Lied), Rus ve Hintlilerin destanlarından ziyade Eski Yunan (Odyssée ve İliade), İran (Şehnâme), Fin (Kalevala), Türk Kırgız (Manas) destanlarını esas edinmişlerdir. Çünkü bu sonuncular destanların en epik olanlarıdır. Bu yoldaki tetkiklerden Alman âlimlerinden Niese’nin Yunan destanlarına, Steinthal’in Finlere, Radloff’un Türklere ve bu yıl ölen Th. Nöldeke’nin de İran destanlarına ait eserlerini nazarda bulunduruyorum. Bunların tetkik ettikleri destanlar (Türk müstesna) mezkûr kavimlerde millî vahdetin idrak edildiği bir devirde bir millî şair tarafından tanzim edilip tam ve muayyen bir kül şeklini almış olan eserlerdir. Homer, Firdevsî, Finli Lönnort zamanının münevver adamları olmakla beraber asırlarının ileri gelen millî halk şairleri idiler. Destanların bu zikrolunan üç millette görülen mükemmel ve muayyen şekli umumiyetle bu gibi destanların teşekkülünde geçirilmesi icap eden tekâmül safhalarının mahsülüdür. Destan tertibine tab’an mütemayil olan bir millet muhtelif devirlerde ve yahut o milletin daha birleşmiş olmayan muhtelif kısımları uzun zaman zihinleri işgal eden vâkıalar, maceralı dahili hayat geçiriyor. Yahut heyecan verici bir dini ve fikri hayat an’anelerine malik oluyor. Bütün bunlar da o cemiyetin halk şairleri (“Aöde’îer) tarafından büyük ve yahut ufak destan eczası (Episode lieder) şekli verilerek söyleniyor. Kendisinde hakiki destancılık (Epik) tekâmül edene kadar bu millet, ciddi medeni tesire kapılmamış olduğu bir devirde kendisinin
Kütüphane, kasabanın bir ucunda kalıyordu. Nüfusu az bir kasabada yaşıyorduk. Başkentlere veya büyük şehirlere özendiğim söylenemezdi. Hayaller kurmayı veya peri masallarına inanmayı bırakalı uzun bir zaman oluyordu. Ben şu kızlardandım; bilirsiniz, saat on ikiyi vurduğunda külkedisine değil, balkabağına dönüşenlerden... Bir külkedisi masalında bile prenses değil, kesinlikle onu baloya götüren o araba olurdum veya pamuk prenses masalındaki zehirli elma olurdum. O kadar ki ben, saçları dökülmüş bir Rapunzel olurdum. Benim beyaz atlı prenslerim daima beni kurtarmak için geldikleri yolda, uğruma ölürlerdi. Kurtarılmayı beklerken kaybolmuş zavallı bir ruha sahiptim. Çirkin olduğum için değil, çok güzel değildim ama kesinlikle çirkin değildim. Sadece bendim işte, hayal kırıklığı.
Sayfa 22·Kitabı okudu
Şehir tarihleri ile ilgilenen araştırmacılar için bulunmaz bir hazine olan şer'iye defterlerinin bütün kayıtları günümüzde Milli Kütüphane'de toplanmıştır.
Sayfa 205
Tarih