Puan vermedi·654 syf.··
2026 33. kitabı
İtiraflar, Batı düşünce tarihinin en etkili eserlerinden biridir. Yazarı Augustinus, bu kitapta yalnızca hayat hikâyesini anlatmaz; insan ruhunun, hafızanın, arzunun, günahın ve Tanrı arayışının derin bir çözümlemesini yapar. Bu nedenle eser hem bir otobiyografi, hem bir felsefe metni, hem de bir dua olarak okunabilir. Augustinus'un kitapta fikirsel evrilişine tanık olurken samimi yakarışlarında onun ne kadar içli bir insan olduğu farkedilir. Ben eseri okuduktan sonra sadece samimi olmanın yetmeyeceğini düşünmeye başladım. Önce iman eder ve sonra düşünmeye başlarsan inandığının dik durabilmesi için sonraki okuma ve arayışların hep bunun üzerine olması ilginç geliyor. Anakronik bir hataya düşmeden, gerekçelendirilmiş doğru inanç dediğimizin bu olduğunu sanmıyorum.
İtiraflarAugustinus · Alfa Yayıncılık · 2019657 okunma
8/10
·192 syf.··
2026 26. kitabı
Geç dönem antikçağ ve hristiyan felsefenin isimlerinden biri olan Agustinus'un Tanrı Devleti veya Şehri, Kenti olarak bilinen eseri. Yazar hristiyan teologtur ayrıca. Ayrıca skolastik felsefeye de etkisi olan birisi. Burada seçmeler deniyor. Yani aslında daha kalın bir kitap. Tanrı Şehri , Tanrı Kenti 1 her ne kadar farklı baskılar olsa da aynı eser bu arada. Uygulama kitapları nasıl sınıflandırıyor bilmem ama farklı kitaplarmış gibi konmuş yazarın kitapları sekmesi altına. Kabaca anlatmak gerekirse hristiyanlıkta Tanrı Devleti, Kral Devleti olgusu var ve Roma'nın çöküş dönemlerine denk geldiği için yeni bir devlet kurma güdüsü ile yazılmış. Ve bunu hristiyanlık altında yapma isteği var. Aslında kendisi daha önce mani dinini benimsemiş birisidir. Sonradan hristiyanlığı benimsemiştir. Ayrıca İtiraflar isminde ünlü diğer bir eseri daha vardır.
Tanrı DevletiAugustinus · Bilgesu Yayınları · 202129 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi
Temel mesaj Augustinus’un *İtiraflar*’ın ana fikri, insanın kendi gücünden değil, Tanrı’nın lütfu ve iradesiyle dönüşü olduğudur. İnsan, bedensel ve duygusal arzulara kapıldıkça Tanrı’dan uzaklaştığını ama içsel bir boşluk ve huzursuzluk yaşadığını itiraf eder. Bu kitapta Augustinus, insanoğlunun gerçek huzurunun yalnızca Tanrı’da, yaratıcıyla kurulan bir bağda bulunabileceğini vurgular; bu da Ortaçağ Hristiyan teolojisinde merkezî bir tema haline gelir
Alıntı
İtiraflarAugustinus · Eko Matbaacılık · 1997657 okunma
8/10
·368 syf.··
2020 310. kitabı
Oxford Üniversitesi’nde Sekreter Yardımcısı ve British Academy Başkanı olarak görev yapmış Anthony Kenny, dört ciltten oluşan Batı Felsefesinin Yeni Tarihi serisinin ilk cildi: Antik Felsefe. Kenny, Thales (MÖ. 585) ve Pythagoras (MÖ. 530) gibi ilk filozoflarla başlayıp, Plotinos (MS. 205) ve Aziz Augustinus (MÖ. 387) değin devam bir felsefeyle yön bulma çabasını ele alıyor. Gerek incelemenin kapsadığı geniş alan, gerek bilgi doluluğu olsun, muhtevası yerine maalesef biçimini ele alabileceğim, uyarmak istedim. Antik Felsefe’yi neden okumalıyız? Kuşkusuz bilimsel ve düşünsel her çalışma okunmaya değerdir, bazı öncelik vereceklerimiz, yolumuzdaki taşları temizleme babında epey iş görür olduğunu düşünüyorum. Antik Felsefe’de Kenny, kronolojik bir yol izlemiş ve mantıklı olanı seçtiği de aşikar. Bu araştırmayı diğerlerinden ayıran, tüm bilgileri üst üste yığmamış olması. Bir açıklık getirelim gize: Örneğin Stoacılık anlatılıyor ve Stoacıların “Tanrı, etik, evren, madde, ruh” üzerine düşünceleri üst üste verilmek yerine, konunun ana bağlamına bağlı kalarak, yeri geldiğinde “tanrı” hakkında görüşleri ve karşıt görüşlerle beraber bağlamında verilmiş. Diğer açımlanmayı bekleyen “felsefe konuları” için de geçerli. Bu sayede, karşılaştırmalı bir felsefe kaynağının kanlı canlı örneğinin değerini anlamış oluyoruz. Bilgi yığılması, hafızanın taşıyamacağı kapasiteyi aşınca, edebiyat metnine dönüşebiliyor. Kenny mantık konularındaki örnekleri de anlamanızı kolaylaştıracak şekilde. Felsefe Tarihi’ni bilmeden, felsefenin gelişim tarihine katkıda bulunan filozofları okumak büyük bir hatadır. Öncelikle tüm bilginleri bağlamı içerisinde, dönemin şartlarına ve gerekirse biyografisi okunmalı, ardından çağdaşları olan düşünürlerle etkileşimleri bilinmeli. Genel harita öğrenilince,
Antik FelsefeAnthony Kenny · Küre Yayınları · 201755 okunma
8/10
·1032 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
·
38 günde okudu
·
Okunma: 07 Nisan 2026 11:22
Pagan bir baba ve Hristiyan bir anneden doğan Augistinus'un (İS 354-430) itiraflar adlı bu kitabı; Tanrı ile konuşması ve günah çıkarmasının samimi itirafıdır. Hristiyanlık anlayışının gelişiminde rol oynayan önemli bir figür olan Augustinus, azizlik mertebesine yükseltilmiş bir din adamıdır. Lakin ona sadece din adamı demek haksızlık olacaktır. Modern felsefede halen tartışma konusu olan zaman, varoluş ve hakikat gibi pek çok sorunu irdelemiş ve görüşler sunmuştur. Platon'u hristiyan felsefesine yediren de o olmuştur. Kitabında onun bu düşüncelerine şahitlik yapacaksınız. Gençlik yıllarındaki günah dolu, arzu dolu hayatıyla yüzleşen Augustinus , eserinde Tanrı'nın zamana aşkın doğası arasındaki görüş ve anlayış farkını sunmuş ve hakikatin insanın icinde olduğunu savunmuştur. Hakikat bizzat Tanrıdır. Öte yandan insanın kendisi de Tanrıdadır. Augustinus'un Tanrıya yönelik bu sessiz bir haykırışının uzun duasını okuduğunuzda; sizler de kendi içinizdeki iman ve Tanrı düşüncelerine bir göz atacaksınız.
İtiraflarAugustinus · Kabalcı Yayınevi · 2010657 okunma
9/10
·165 syf.··
2026 10. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 23 Mart 2026 16:17
Yolculuk şöyle başlar, Francesco Petrarca kardeşi ile dağ yolculuğuna çıkar yolculukta kestirme yolları ararken kaybolur, kardeşinin ise yolu hiç sapmadan zirveye doğru yürüdüğünü görür. Mola veririrler ve kendi hayatını düşünmeye başlar. Son on yıldır hayatının ne kadar anlamsız olduğunu ve dinginlik bulamadığı için acı çektiğini fark eder. Sonra arkadaşının ona verdiği ve asla yanından ayırmadığı Aziz Augustinus'un İtiraflar kitabının bir sayfasını açar ve okuduğu cümle onu çok etkiler: "Et erunt homines admirari alta montium et ingentes fluctus maris et latissimos lapsus fluminum et oceani ambitum et gyros siderum et relinquunt se ipsos" (...ve insanlar dağların yüksekliğini, denizlerin dev dalgalarını, nehirlerin geniş yataklarını, okyanusların enginliğini, hatta yıldızların yörüngelerini hayranlıkla izlerler, lâkin kendilerini ihmal ederler...) Bu cümleden sonra başlayan kendi doğasının maddi ve manevi karşıtlığının bilincine derinden ve hüzünlü bir şekilde varır. İçindeki huzursuzluğu dindirmek için seyehatlere çıkmaya başlar ama yıllar süren yolculuklar sonrasında Kendi kusurları ve günahları üzerinde düşünerek, zorlu bir vicdan hesaplaşması sonucu,dünya nimetlerinin anlamsızlığı kabul etmesi ve hayatını değiştirmeye karar verir ve Francesco Petrarca Aziz Augustinus ile içsel bir iç söyleşi şeklinde yazdığı bu kitap ortaya çıkar. Petrarca bu eseri kişisel günlük olarak tanımlar. Kitap, Petrarca'nın maddi tutkulardan arınarak,ruhun temiz ahlak ve Tanrı'nın selametine ulaşması için kendi iç dünyasındaki gizli çatışmaları 3 gün süren söyleşi diyaloglardan oluşur. Tüm söyleşi kendilerini sessizce izleyen Hkikat'in refakatinde gerçekleşir. Aslında her iki konuşmacı Petrarca'nın kendi yansımasıdır. Daha ne yazabilirim bilmiyorum ama o kadar kısa ve etkiliydi ki, bu
Felsefe-Düşünce
Dünyanın Anlamsızlığı ÜzerineFrancesco Petrarca · Doğu Batı Yayınları · 2018163 okunma