·
Okunma
·
Beğeni
·
1.217
Gösterim
Adı:
İtiraflar
Alt başlık:
Humanitas
Baskı tarihi:
Haziran 2010
Sayfa sayısı:
1032
Format:
Karton kapak
ISBN:
9759971663
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kabalcı Yayınevi
Baskılar:
İtiraflar
İtiraflar
İtiraflar
Pagan bir baba ve Hıristiyan bir annenin oğlu olan, hıristiyanlık öncesi yaşamında Maniciliğin, Platon’un, Cicero’nun, Şüphecilerin öğretilerini de takip eden Augustinus (MS 354-430) Hıristiyanlık anlayışının gelişiminde rol oynayan en önemli figürlerden biridir. Kilise Babalarından biri olarak kabul edilen ve azizlik mertebesine yükseltilen Augustinus’un en önemli eserleri İtiraflar ve Tanrının Kenti’dir. Eserleri bugün modern felsefede halen tartışma konusu zaman, varoluş ve hakikat gibi pek çok sorunu irdelemesi ve görüşlerinin Batı felsefesini derinden etkilemesi bakımından da ayrı bir önem taşımaktadır.

Augustinus zamana yazgılı bir varlık olan insanın görüşü ve anlayışı ile Tanrı’nın zamana aşkın doğası, görüşü ve anlayışı arasındaki farkı güçlü bir belagatle sunar eserinde ve mükemmelleşme çabasındaki insan ruhunun her şeyden önce bu farkı idrak etmesi gerektiğini defalarca, altını çizerek vurgular. Mükemmelleşme yolculuğu Tanrı’nın insandan tek beklentisidir. Çünkü O sadece insanoğunu kendi suretinde ve kendine benzer yaratmıştır ve onu yarattığı andan itibaren de kendine dönmesini beklemektedir. Mükemmelleşme büyük bir sırdır ve bu sırrın anlamını bir insan bir başka insana anlatmaktan acizdir. Bu sır sadece Tanrı’nın kapısı çalınarak dilenecek ve anlamına vakıf olunacak bir sırdır ve Augustinus’a göre Tanrı’nın kapısını çalan insana o kapı mutlaka açılacaktır.
Eserin en etkileyici yönü yaşı. 1600 yaşında bir kitabı okumak her zaman karşınıza çıkacak bir fırsat değil. Yaşına rağmen halen geçerli bir üslubu, hiç ölmeyecek yaklaşımları var. Felsefe/Din alanında okumalarınız var ve bu alan ilginizi çekiyorsa bu ölümsüz esere zaman ayırmanızı ısrarla öneririz. İnsanın kendini tanıma arayışında verdiği uğraşların hemen hemen hiç değişmediğini fark edeceksiniz. Bir diğer farkındalığınızda bir insanın o tarihlerde neden yazmaya merak saldığı olabilir. Yazdıklarından para veya şöhret kazanmanın imkansız olduğu tarihlerde hangi itki ile böyle zahmetli bir işe soyunur insan? Okumaya, üzerinde düşünmeye, zaman ayırmaya değer bir kitap. tekrar hatırlatmakta yarar olacak; Din - Felsefe ilginizi çekiyorsa başlayın.
Acaba yaptığımız her şeyden(iyi şeyler de kısmen dahil olmak şartıyla) pişmanlık duyar mıyız?
Neden gücü yeten Tanrı her şeyi kendi akışına bırakır,ya da biz öylece bıraktığını mı düşünüyoruz?
Zaman kavramı tanrıdadır.
Bu gibi düşündürücü cümlelerin hakikat ile örtüştüğü eserin yazarını saygıyla okumak lazım.
Bizim öncemiz ve sonramız olan Tanrı;Muhakkak ki bizi afedecektir. Çünkü bizim ne kadar zayıf bir varlık olduğunu yaratıcımız olarak bilir.Dolayısıyla pişmanlık dolu,empati dozu yüksek ,duyguların yoğunluğu ile harmanlanmış bu felsefi, edebi ve inançsal eserin okurlarının hiçbir zaman bitmeyeceği kanaatindeyim.
Gerek felsefe, gerek Ortaçağ Tarihi, gerek ise teoloji ile ilgilenen okurların, muhakkak eserin tamamını okumasını; Hristiyanlık dininin en önemli azizlerinden kabul edilen Aziz Augustinus'un hayatını merak eden okurların ise ilk 400 sayfayı okumalarını tavsiye ederim. Böyle bir ayrıma gitme nedenim: Augustinus'un ilk 400 sayfada ağır felsefi tartışmalara girmekten ziyade, Confessiones'i (İtiraflar) yazdığı tarihe kadar olan yaşantısını, yaptıklarını, düşüncelerini, arkadaş çevresini, ilişkilerini yani kısaca anılarını anlatıyor olmasıdır. Bu ilk kısım Augustinus'un yaşadığı Roma İmparatorluğu döneminin koşullarında bir çocuğun/gencin/yetişkinin hayatını anlamak için çok faydalı ve kolay okunan bir kısım. Fakat 400. sayfadan kitabın sonuna kadar olan kısım, en azından Kitab-ı Mukaddes ile haşır neşir olmuş, Platon ve mümkünse Cicero okumuş okurlar için daha uygun olabilir. Çünkü Augustinus eserin bu bölümünde, zaman kavramını, Kitab-ı Mukaddes'in "Genesis" bölümünü, genel olarak Hristiyanlık düşüncelerini ve Hristiyanlık evren anlayışını, Üçlü Birlik (Teslis) inancını inceliyor. Bu kısımlar Kitab-ı Mukaddes'e ve Platon'a aşina olmayan okurları zorlayabilir bir mahiyet taşımaktadır.
''Gördüklerimden hiçbiri gibi yaratılmış değilim. Yaşayanlardan hiçbirine benzemediğimi cesaretle söyleyebilirim, onlardan daha iyi olmasam bile hiç değilse başkayım.''
Augustinius
J. J. Rousseau
"Bugüne dek az bir ışık vurdu insanlara, karanlığa kapılmamak için yürüsünler, yürüsünler!"
(...) bu yaşamıma ölümle sonlanacak bir yaşam mı demeli, yoksa yaşamla sonlanacak bir ölüm mü, bilmiyorum.
Augustinius
Sayfa 36 - Alfa, 2014

Kitabın basım bilgileri

Adı:
İtiraflar
Alt başlık:
Humanitas
Baskı tarihi:
Haziran 2010
Sayfa sayısı:
1032
Format:
Karton kapak
ISBN:
9759971663
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kabalcı Yayınevi
Baskılar:
İtiraflar
İtiraflar
İtiraflar
Pagan bir baba ve Hıristiyan bir annenin oğlu olan, hıristiyanlık öncesi yaşamında Maniciliğin, Platon’un, Cicero’nun, Şüphecilerin öğretilerini de takip eden Augustinus (MS 354-430) Hıristiyanlık anlayışının gelişiminde rol oynayan en önemli figürlerden biridir. Kilise Babalarından biri olarak kabul edilen ve azizlik mertebesine yükseltilen Augustinus’un en önemli eserleri İtiraflar ve Tanrının Kenti’dir. Eserleri bugün modern felsefede halen tartışma konusu zaman, varoluş ve hakikat gibi pek çok sorunu irdelemesi ve görüşlerinin Batı felsefesini derinden etkilemesi bakımından da ayrı bir önem taşımaktadır.

Augustinus zamana yazgılı bir varlık olan insanın görüşü ve anlayışı ile Tanrı’nın zamana aşkın doğası, görüşü ve anlayışı arasındaki farkı güçlü bir belagatle sunar eserinde ve mükemmelleşme çabasındaki insan ruhunun her şeyden önce bu farkı idrak etmesi gerektiğini defalarca, altını çizerek vurgular. Mükemmelleşme yolculuğu Tanrı’nın insandan tek beklentisidir. Çünkü O sadece insanoğunu kendi suretinde ve kendine benzer yaratmıştır ve onu yarattığı andan itibaren de kendine dönmesini beklemektedir. Mükemmelleşme büyük bir sırdır ve bu sırrın anlamını bir insan bir başka insana anlatmaktan acizdir. Bu sır sadece Tanrı’nın kapısı çalınarak dilenecek ve anlamına vakıf olunacak bir sırdır ve Augustinus’a göre Tanrı’nın kapısını çalan insana o kapı mutlaka açılacaktır.

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0