İtiraflar

Augustinus
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·508 syf.··
Beğendi
·
2026 185. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 02 Mart 2026 09:30
500 sayfanın üzerinde olan bir kitap. Beni şaşırtan ise normalde böyle kitaplar başlangıçta fikri verir sonlara doğru örnekler ve uzatır uzatır. 300 sayfa küsuratının bir yerinde büyük bir aydınlanma yaşadım. Kaybettiğimizi bulma ile aradığımızı bulma psikolojisi. Milattan sonra 340 küsüratlarında yaşayan bir adamın, gelmiş geçmiş peygamberlerden daha iyi Allah'ı sevdiren bir kitap bilmiyorum.
Duygu ve Düşünce
İtiraflarAugustinus · Kabalcı Yayınevi · 2010657 okunma
10/10
·508 syf.··
2022 2. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 13 Şubat 2022 00:00
MS 354 ila 430 yılları arasında yaşamış, Hristiyanlığa büyük katkıları olmuş, bana göre, aklını kullanmasını bilen, sorduğu soru ve yaptığı açıklamalarla hayranlık uyandıran, insanın sohbet etmeyi isteyebileceği, "dostu olsun isteyeceği" biri Augustinus. Kitabında, hayat hikâyesinin bir kısmını anlatan, düşünce dünyasının kapılarını ardına kadar açan biri aynı zamanda. İnsani zaaflarını gizlemeden, Tanrıya ve okurlarına itiraf eden bir beşer. On üç bölümlük kitabı, Tanrıya olan yakarışları, dünyaya dair tahlilleri ve sorduğu sorularla okurlarına yeni ufuklar açıyor. Özellikle zaman, hafıza, günah, felsefe ve Tanrı konularındaki fikirleri öyle sıra dışı ki, ilgili bölümlerin tekrar okunmasını hak ediyor. Seninle tanıştığıma memnun oldum Augustinus. Kitabın Çiğdem Dürüşken'in çevirisini yaptığı, Kabalcı Yayınları baskısı oldukça iyiydi. Çeviri, dipnotlar ve bölüm başlarında verilen birer cümlelik açıklamalar okumayı kolaylaştırıyor.
İtiraflarAugustinus · Kabalcı Yayınevi · 2010657 okunma
Bir Ruhun Tanrı'yla Hesaplaşması
7/10
·508 syf.··
2025 4. kitabı
Augustinus, günahların ve inancın arasında savrulurken, ruhunun derinliklerinde kayboluyor. Dünya ona zevk ve hırs sunarken, içinde hiçbir şeyin o boşluğu dolduramayacağını biliyor. Arayışı, bir hesaplaşmaya dönüşüyor; hem kendisiyle hem de Tanrı’yla. Geçmişin gölgesi üzerine düşerken, hakikati bulmanın yalnızca akıl değil, lütuf gerektirdiğini anlıyor. İtiraflar, bir adamın kendi içindeki savaşının ve huzura ulaşma çabasının samimi bir kaydı.
İtiraflarAugustinus · Kabalcı Yayınevi · 2010657 okunma
Hafıza Odası
8/10
·654 syf.··
Beğendi
·
2022 30. kitabı
Erken dönem Hristiyan düşüncesinin en önemli temsilcisidir Aziz Augustinus.Batı literatüründe otobiyografi geleneğinin ilk temsilcisidir.İtiraflar'ı hayatının ilk dönemi bu dönemdeki ruhsal-entellektüel gelişimi hakkında verdiği önemli bilgiler dışında aynı zamanda yüksek edebi değere sahip bir eserdir.Aynı zamanda içebakış yöntemini ilk kullanan filozoftur. "İtiraflar" toplamda 13 bölümden (kitap) oluşmaktadır.İlk 9 bölüm kendisini anlattığı 10.bölümden itibaren de felsefesini aktardığı kısımlardır. İlk bölümlerde öğrendiklerimiz; Annesinin bir katolik olduğu babasının da pagan olduğudur.Annesi tarafından Hristiyan olmaya ikna edilmeye çalışılan babası tarafından da akademik anlamda eğitime teşvik edilen bir profil var karşımızda.Babasının ikna etmesiyle Kartacada retorik eğitimi almaya başlıyor.İlerde gecimini retorik dersler vererek sağlamaya çalışır.18 yaşlarında iken Cicero'nun Felsefeye Teşvik adlı ünlü diyaloguyla karşılaşır ve bu eser onda felsefeye karşı bir ilgi uyandırır.Aradığı şey aslında ezeli-ebedi ,ölümsüz bilgeliktir.Bir yandan gençliğin getirdiği arzu,tutku,haz ile tatmin olurken diğer yandan bu durumun doğurduğu sonuçlardan inanılmaz bir pişmanlık ve suçluluk duyacaktır.Teoloji ve felsefe arasında sıkışmış ve inanılmaz huzursuz .Bir yandan bu huzursuzluğu gidermek için Manicilere takılmakta bir yandan annesinin katolik oluşu ve oğlunu ölmeden önce Hristiyan olarak görme isteğinin yarattığı baskı... Milano'da yaşadığı evin bahçesinde bir incir ağacının altında kararsız ve çelişik duygular içersinde son derece üzüntülü bir ruh durumu içinde uzanmış, yatarken yandaki komşu evden genç bir çocuk veya kız sesi duyar.Bu ses bir cümle şarkı şeklinde birkaç kez tekrarlanır: "Al ve oku,al ve oku" (Hz.Muhammed'in Hirada iken karşılaştığı duruma benzer (?) ).
Felsefe
İtiraflarAugustinus · Alfa Yayıncılık · 2019657 okunma
Puan vermedi·654 syf.··
2022 97. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 12 Aralık 2022 23:09
Felsefe ile ilgilenen herkesin yolunun düştüğü kitap İtiraflarİtiraflar Öncelikle şunu söyleyeyim, bu kitabı hakkıyla okuyabilmek için mutlaka yazıldığı dönemin felsefi ve dini bakış açısının ne olduğunu bilmeniz gerekiyor, çünkü bu kitap AugustinusAugustinus ‘un, o döneme hakim olan Manicilik gibi batıl inanç kökenli dini yaklaşımlarından kaçıp, kendi deyimiyle Tanrıyı bulmasını anlatıyor. İtiraflarİtiraflar bir yakarış. Tanrı sevgisiyle dolu bir insanın kendi kendiyle ve inancıyla buluşması. Edebi yönü oldukça kuvvetli, “Keşke Latince bilseydim” diye diye okudum. Türkçesi bile bu kadar etki bıraktıysa kim bilir orijinal dilinde nasıl güzeldir. Sadece dinden bahsediyor sanmayın, zaten din dediği aslında Tanrı aşkı. Felsefi açıdan da çok derin sularda yüzüyor. O dönem felsefesini anlamak için mutlaka okunmalı, çünkü AugustinusAugustinus ardından çok insanı sürükledi ve felsefeyi çok etkiledi.
Felsefe
İtiraflarAugustinus · Alfa Yayıncılık · 2019657 okunma
16 asırlık samimiyet.
9/10
·654 syf.··
Beğendi
·
2025 92. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 10 Ekim 2025 19:23
"Deliriyordum, ama aklımı başıma getirecek şekilde; ölüyordum, ama yeniden doğacak şekilde." Yaklaşık 1600 yıl önce kaleme alınmış olmasına rağmen, insanın içsel çatışmalarını, arayışlarını ve manevi yolculuğunu öylesine samimi ve derinlikli bir dille anlatıyor ki Augustinus, okurla arasında çağları aşan bir köprü kurmuş adeta. Kitap yalnızca bir otobiyografi değil, aynı zamanda teolojik bir inceleme, felsefi bir sorgulama ve Tanrı'ya sunulmuş lirik bir dua olma nitelikleri de taşıyor. "Ey bana can veren Tanrım, kendi zavallılığıma tek damla gözyaşı akıtmadım." Patristik filozofların başında gelen Augustinus, kendi hayat hikayesini, çocukluğundan Hristiyanlığı kabul ettiği 386 yılına kadar olan dönemi merkeze alarak günlük ya da bir nevi yakarış şeklinde kaleme almış bu eserinde. Ancak bu anlatı, kuru bir kronolojiden ibaret değil, bunun altını çizmekte fayda var. Augustinus, geçmişine dönüp bakarken, işlediği günahları, kapıldığı dünyevi tutkuları ve entelektüel saplantılarını büyük bir açık yüreklilikle masaya yatırmış. Annesinin dindar bir Hristiyan olmasına rağmen gençliğinde yaşadığı sefahat dolu hayatı, retorik hocası olarak elde ettiği başarıların getirdiği kibri ve Manicilik gibi dönemin popüler felsefi akımlarına kapılışını da detaylarıyla aktarmış. Kitapta beni en çok etkileyen bölüm: Gençliğinde arkadaşlarıyla birlikte sırf günah işlemiş olmak için bir komşusunun armut ağacını yağmalamasını anlattığı kısımdı. Bu basit olay üzerinden Augustinus, günahın doğasını, kötülüğün anlamsız çekiciliğini ve insan iradesinin zayıflığını derinlemesine tahlil ediyor. Bu, eserin genel karakterini yansıtan bir örnektir de aslında: Kişisel bir anıdan yola çıkarak evrensel bir insanlık durumunu ve teolojik bir problemi aydınlatmak. "Bu masalları kesinlikle Homeros uydurdu ve
Felsefe
İtiraflarAugustinus · Alfa Yayıncılık · 2019657 okunma
…bir karanlık inceleme:
Puan vermedi·290 syf.··
2025 27. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 19 Kasım 2025 20:43
İtiraflar, insan ruhunun sadece gölgelerini değil, gölgelerinin altında biriken çamuru da açığa çıkaran nadir metinlerden biridir. Augustinus bu kitapta günahlarını anlatmaz; günahların içindeki arzusunu anlatır. Çünkü insanı kirleten şey yaptığı kötülük değil, kötülüğe duyduğu sıcaklıktır. İtiraflar’ın asıl ağırlığı burada başlar: Augustinus günaha karşı değil, günahın kendisine verdiği hazza karşı utanç duyar. Bu utanç, insanın Tanrı’dan değil, kendi çıplak gerçeğinden kaçtığını hatırlatır. Bu metin bir dönüşüm hikâyesi değildir. Dönüşümün ne kadar acı verdiğinin hikâyesidir. Augustinus iyi olmakla değil, iyiliğin ona açacağı yarayla yüzleşir. Çünkü iyilik bir merhem değil, bir neşterdir. İnsanı keser, kabuğunu soyar. Kötülük ise insana dokunmaz — sadece izin verir. Augustinus iyiliği ararken bile kötülüğün sıcaklığını özler; çünkü karanlık insana yük bindirmez. Işık ister. Teslimiyet ister. Değişim ister. Ve insan, en çok değişmekten korkar. Bu kitap, bu korkunun ilahi yankısıdır. Augustinus’un Tanrı arayışı aslında insanın kendinden kaçma tarihi gibidir. O, Tanrı’yı ararken kendi benliğinin duvarlarına çarpar. Kendisini sevmeyen, Tanrı’yı nasıl sevsin? Kendine tahammül edemeyen, sonsuzluğa nasıl yaklaşsın? İtiraflar’ın en ağır sorusu budur: “Beni senden ayıran günahım mıydı, yoksa kendime duyduğum tiksinti mi?” Augustinus’un cevabı ürpertici biçimde insancıldır: “Kendimden kaçmak için Tanrı’dan saklandım.” Sonunda ortaya çıkan şey bir zafer değil, bir yüzleşmedir. Augustinus Tanrı’yı bulduğu için değil, kendini inkâr etmeyi bıraktığı için kurtulur. Işık ona huzur getirmez; ışık ona hakikat getirir. Ve hakikat, huzurdan daha ağırdır. Çünkü insan ışığın altında kirini görür, karanlıkta ise kirini unutabilir. İtiraflar, insanın unutuşla kurduğu sahte barışı
İtiraflarAugustinus · Eko Matbaacılık · 1997657 okunma
8/10
·1032 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
·
38 günde okudu
·
Okunma: 07 Nisan 2026 11:22
Pagan bir baba ve Hristiyan bir anneden doğan Augistinus'un (İS 354-430) itiraflar adlı bu kitabı; Tanrı ile konuşması ve günah çıkarmasının samimi itirafıdır. Hristiyanlık anlayışının gelişiminde rol oynayan önemli bir figür olan Augustinus, azizlik mertebesine yükseltilmiş bir din adamıdır. Lakin ona sadece din adamı demek haksızlık olacaktır. Modern felsefede halen tartışma konusu olan zaman, varoluş ve hakikat gibi pek çok sorunu irdelemiş ve görüşler sunmuştur. Platon'u hristiyan felsefesine yediren de o olmuştur. Kitabında onun bu düşüncelerine şahitlik yapacaksınız. Gençlik yıllarındaki günah dolu, arzu dolu hayatıyla yüzleşen Augustinus , eserinde Tanrı'nın zamana aşkın doğası arasındaki görüş ve anlayış farkını sunmuş ve hakikatin insanın icinde olduğunu savunmuştur. Hakikat bizzat Tanrıdır. Öte yandan insanın kendisi de Tanrıdadır. Augustinus'un Tanrıya yönelik bu sessiz bir haykırışının uzun duasını okuduğunuzda; sizler de kendi içinizdeki iman ve Tanrı düşüncelerine bir göz atacaksınız.
İtiraflarAugustinus · Kabalcı Yayınevi · 2010657 okunma
7/10
·384 syf.··
Beğendi
·
2017 2. kitabı
Eserin en etkileyici yönü yaşı. 1600 yaşında bir kitabı okumak her zaman karşınıza çıkacak bir fırsat değil. Yaşına rağmen halen geçerli bir üslubu, hiç ölmeyecek yaklaşımları var. Felsefe/Din alanında okumalarınız var ve bu alan ilginizi çekiyorsa bu ölümsüz esere zaman ayırmanızı ısrarla öneririz. İnsanın kendini tanıma arayışında verdiği uğraşların hemen hemen hiç değişmediğini fark edeceksiniz. Bir diğer farkındalığınızda bir insanın o tarihlerde neden yazmaya merak saldığı olabilir. Yazdıklarından para veya şöhret kazanmanın imkansız olduğu tarihlerde hangi itki ile böyle zahmetli bir işe soyunur insan? Okumaya, üzerinde düşünmeye, zaman ayırmaya değer bir kitap. tekrar hatırlatmakta yarar olacak; Din - Felsefe ilginizi çekiyorsa başlayın.
Felsefe
İtiraflarAugustinus · Kaknüs Yayınları · 1999657 okunma
Puan vermedi·1032 syf.··
2020 3. kitabı
Değerli hocam Çiğdem Dürüşken'nin çevisiyle düşün dünyamıza sunulmuş itiraflar Augustinus'un iç hesaplaşmasının bir özeti diyebiliriz. Dilin seçkinliği, anlamlılığı hayran bırakıcı etkisiyle kaleme alınan eserin benim açımdan en dikkat çeken yanı, zamansallık üzerine bahsettikleri.
İtiraflarAugustinus · Kabalcı Yayınevi · 2010657 okunma

Yazar Hakkında

AugustinusYazar · 4 kitap
(13 Kasım 354/28 Ağustos 430) Batı Kilisesi'nin ilk döneminin başlıca ilâhiyatçısı, M.S. 396-430 yılları arasında Roma Afrikası'nın Hippo piskoposu olan Augustinus İlkçağ Hristiyanlığının en büyük düşünürü sayılır. Yunan felsefesinin Platoncu geleneği ile Hristiyan öğretiyi kaynaştırmaya çalışmıştır. Augustinus'un babası Patricius putperest, annesi Monica ise dinine bağlı bir Hristiyandı. Ondokuz yaşında Kartaca'da öğrenciyken, Çiçero'nun bugün kayıp olan Hortensius adlı denemesinin etkisiyle felsefeye ilgi duymaya başladı. Katolik Kilisesi'nin inançlarını felsefeye uzak bulduğu için Maniciliğe yöneldi. Çapkın bir gençlik döneminden sonra düşük tabakadan bir kadınla ilişki kurmuş olan Augustinus zaaflarına karşı duramadığı için evlenmesine göz yumulan sıradan Manici müritler arasına girebildi. Augustinus'un bu "ışık dini"ne duyduğu ilgi uzun sürmedi. Yirmisekiz yaşında Kartaca'dan ayrılarak Roma'ya, oradan da Milano'ya gitti. Milano piskoposu Ambrosius ile tanıştıktan sonra Katolik öğretiye karşı beslediği önyargılar bir ölçüde sarsıldı. Ama Tanrı'nın varlığı, kötülüğün kaynağı ve niteliği gibi sorunlar, onda hâlâ çözüme kavuşmamıştı. Yeni-Platonculukla tanışması bu sıralarda oldu. Yeni-Platoncu görüşler, Manicilikten aldığı, Tanrıya ancak bedenden uzaklaşarak dönülebileceği ilkesini pekiştirmişti. Onun için bu, öncelikle cinselliğin bağlarından kurtulmak demekti. Hristiyanlığa kesin dönüşü Milano bahçesinde kulağına gelen al ve oku (tolle, lege) buyruğuyla gerçekleşti. "Rab İsa Mesih'i giyinin ve şehvetler için bedenin tedarikini görmeyin" âyetini okuyunca son kuşkularından da kurtuldu ve 387'de Ambrosius tarafından vaftiz edildi. Bazı Yapıtları: Hristiyan Öğretisi; İnanç, Umut ve Sevgi Üzerine; Vaazlar; Mektuplar; Tekvin'in İlk Üç Bölümü Üzerine Yorumlar; Mezmurlar Üzerine Açıklamalar; Gerçek Din Üzeri¬ne; Özgür İrade Üzerine; Vaftiz Üzerine; Doğa ve Kayra Üzeri¬ne; İsa'nın Kayrası ve İlk Günah Üzerine.