Feminist müdahalelerin hayat verdiği giysiler ve de devrim sayesinde bedenimizin doğal haliyle aşka ve sevilmeye değer olduğunu öğrendik. Fazladan süslenmek istemediğimiz takdirde, hiçbir şeye ihtiyacımız yoktu. Başlangıçta, kozmetik ve moda endüstrisindeki kapitalist yatırımcılar, feminizmin, işlerini yok edeceğinden korktular. Feministleri şişman, fazlasıyla erkeksi, alımsız ve basbayağı çirkin kadınlar olarak resmetmek suretiyle kadın özgürleşmesini önemsizleştirmek için, feministleri bu şekilde sunan kitle medyası kampanyalarına yatırım yaptılar. Gerçekte, feminist hareket içinde, her şekil ve ebattan kadın vardı. Bu bakımdan müthiş bir farklılık sergiliyorduk. Farklılıklarımızı yargılama veya rekabet olmadan kabul etme konusunda özgür olmaksa ne kadar da heyecan vericiydi!