10/10
··
5 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 16:58
Sevgi Soysal da Leyla Erbil, Tezer Özlü, Nilgün Marmara gibi kalemi ile beni hayran bırakan kadın yazarlar arasında. Her eserini saygı ile biraz da hayranlık ile okumuyorum desem yanlış olur. Bu kitaptaki öyküler birbirinden farklı olsa da ortak yönleri var. Özetle yalnızlık, yabancılaşma, sıkışmışlık ve insanın kendine bir çıkış yolu araması gibi toplumcu gerçekçi temalar hakim. En sevdiğim tarafı, karakterleri sıradan insanlar ve bunları da müthiş bir anlatım ile canlı hale getiriyor. Sorunlar, sıkıntılar kimi zaman ironik işlense de gerçekçilik yüzümüze ayan beyan çarpıyor. Sevgi Soysal'ın insanları, toplumu, yaşadıklarını gözlemleme gücü bir harika ve bunu okurken görmek de ayrı bir mutluluk.
Barış Adlı ÇocukSevgi Soysal · İletişim Yayınları · 2012293 okunma
Ateşten Düğüm 2
10/10
·412 syf.··
Beğendi
·
2026 44. kitabı
Ateşten Düğüm 2 - Yasemin Kokusu ~ Ayşen B. ~ #alıntı "Kamer... Buldum seni... Nihayet buldum." "Ne?" "Peri kızı... Peri kızım..." . #okudumbitti #kitapyorumu Herkese merhaba, Kan davası bitsin diye zorla evlendirilen Elif ve Baran'ın hikayesi kaldığı yerden devam ediyor. Herkesin gözünde gerçek evli sanıldıkları için aynı odayı paylaşan ikili için hayat hâlâ çok zor çünkü aralarında soğuk rüzgarlar esmeye devam ediyor. Ne kadar soğuk rüzgarlar esse de birbirlerine karşı merak etmeden de duramıyor çiftimiz. Baran'ın yanı sıra Elif konakta Berfin ve Rojbin Hanım'ın saçma hareketleriyle uğraşmaktadır. Aşiretin beklediği bebek İkiliyi zor durumda bırakıyor. Doktorluk hayallerine ve babasıyla abisine verdiği sözü yerine getiremeyeceğini düşünen Elif telefonuna gelen dershane kayıt mesajıyla neye uğradığını şaşırır ve bunu yapanın da Baran olduğunu öğrenmesi hem şaşkınlığını hem de mutluluğunu ikiye katlar. Bu olanlar bir yana Baran hâlâ o karanlık gecede duyduğu ses ve aldığı kokunun kaynağını bulmak için çabalar. Zaman zaman Elif'ten işaretler alsa da onun o kişi olmasını konduramaz. Bilekliği çekmeceden Maran'ın çalması ve kendisinin bulmuş gibi Elif'e söylemlerde bulunması Elif'in sinir katsayısını yükseltir. Ve ağzına geleni söyler. Zor da olsa bilekliğine kavuşmuştur Elif. Şirkette yaşanan olaylar ve üzerine atılan iftira sonucu Baran çekip gitmek ister ama Elif buna müsaade etmez. Her ne kadar birbirlerini sevmediklerini düşünseler de aralarındaki çekim ayan beyan ortadadır. Bilekliği Elif'in bileğinde gören Baran, tüm işaretlerin Elif'i gösterdiğini ve o geceki peri kızının karısı Elif olduğunu anladığında duygularına sımsıkı tutunacaktır. Yine öyle bir yerde bitti kiiiii... Artık aşklarını dolu dizgin yaşasınlar istiyorum ve acilen üçüncü kitaba kavuşmamız
Ateşten Düğüm 2Ayşen B. · Ulysses Yayınları · 20264 okunma
Reklam
Kırmızı Pazartesi
Puan vermedi·107 syf.··
2026 4. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 04 Haziran 2026 18:26
Yazarla tanışma kitabım oldu Kırmızı Pazartesi. Alışılmışın dışında yazılmış bir kitap,yazarın diğer kitaplarını da okuyacağım kesinlikle. Kitapta bir namus cinayeti anlatılıyor. Cinayeti işleyenler belli, cinayete kurban giden kişi belli,nedeni belli ve işin ilginç olan tarafı cinayetin işleneceğini tüm kasaba biliyor ama kimse engel olmuyor veya olamıyor. Kitapta herşey ilk sayfasından ayan beyan ortada ama yazarın anlatımı sayesinde kitabı bırakmak istemiyorsunuz, kendini okutturuyor.(Sunu da eklemek isterim ki; kitabın sonunda kurbanın dilinden de bişeyler anlatılsın isterdim, o ne hissetti, itham edildiği onu ölüme götüren iddia doğru muydu? )
Kırmızı PazartesiGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202595,3bin okunma
Gazanfer Paşa = Ahmet Şevki Efendi
9/10
·88 syf.··
2026 12. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 28 Mayıs 2026 00:00
1922 yılında İleri gazetesinde tefrika edilen Gazanfer Paşa’nın Bir İkincisi, oldukça ilginç bir kurguya sahip. Romanın adından ve kapağından da anlaşılacağı gibi Gazanfer Paşa ve ona tıpatıp benzeyen bir ikinci karakterin yaşadıkları Selim Nüzhet’in keyifli anlatımıyla veriliyor. Gazanfer Paşa Saray’ın başhafiyesi, üst düzey bir yetkilisidir. Tüm hayatı işinden ibarettir. 30’lu yaşlarının sonundaki bu adamın tek aşkı görevidir. Kendisine korkuyla karışık bir saygı duyulur. Sert mizaçlı, herkesin itaat ettiği, başarılı bir devlet adamıdır. Tüm bunların yanında hayatını yaşayamamış, evlenmeye dahi zaman bulamamış bir görev adamıdır. Tam da yine işinin başından aşkın olduğu bir gün masasındaki sayısız jurnal ve mektuplar arasında bir tanesi dikkatini çeker. Üzerinde ‘‘hususi’’ ibaresi yazılı bu zarfın içinden çıkan mektup hayatını da değiştirecektir. Mektup, Gazanfer Paşa’ya tıpatıp benzeyen Ahmet Şevki Efendi tarafından yazılmıştır. Paşa’ya bu benzerliği arz etmek, onunla yüz yüze görüşmek ister. Bu benzerliği faydalı bir şekilde kullanmak, Paşa’nın başından aşkın işlerinde ona bir dublör olmak teklifiyle Paşa’nın kafasını karıştırır. Ahmet Şevki, bu yolla kendi yoksul hayatını da düzeltmek, anasına daha iyi bakmak, Paşa’nın nüfuzunu da bu vesileyle kullanıp gururlanmak niyetindedir. Paşa ise bu fırsattan istifade ile işlerden başını kaldırmak, biraz olsun dinlenmek ve yaşamak niyetindedir. Paşa’nın bu teklif karşısında aklı karışır, Paşa ne diyeceğini bilemez. Başlarda teklife soğuk baksa da sonradan aklına yatar ve asıl macera bundan sonra başlar. Bu ikili, hiç açık vermeden bu işi nasıl yapabileceklerini adım adım tasarlar. Ahmet Şevki sadece dış görünüş olarak değil, tavır ve davranışlarıyla da Paşa’yla hemen hemen aynıdır. Detaylar için çalışılır, ufak tefek
Gazanfer Paşa'nın Bir İkincisiSelim Nüzhet Gerçek · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2026100 okunma
GÖZLE DEĞİL RUHLA OKUNAN BİR ŞİİR KİTABI
Puan vermedi
Aşk Tek Kişiliktir. Kitabın başlığı dahi aslında Yılmaz Odabaşı'nın hayata karşı tavrını gösteren, duruşundaki o dimdik, onurlu, devrimci duruş ama bir yandan da o romantik kırgınlıkla yanmış ruhun dilinden yazılan şiirlerin bu kitabın içinde olduğunu bize ayan beyan hissettiriyor. Yılmaz Odabaşı ki bir devrimci, Anadolu bağrından kopmuş, taşranın büyük şehirlerinde, çok dilli, çok acılı, çok onurlu günlerin yaşanmışlığını yazan kişidir. Hem Diyarbekirdir hem de Diyarbekir'in anlamadığı şahsiyettir malumunuz. Kitap da tam da bu tatta. Kırılgan bir devrimci duruş ama onurundan da taviz vermeyen o kararlı adımların olduğu şiirlerin olduğu bir kitap. Çok tanıdık yaşamlar, çok tanıdık şiirler ve çok ama çok tanıdık birçok şeyinizi bulacaksınız. Ruhunuzla okuyacaksınız
Aşk Tek KişiliktirYılmaz Odabaşı · Nemesis Kitap · 2012294 okunma
Semerkant ve "İyi Niyet Timsali" Amerika
7/10
·320 syf.··
Beğendi
·
2026 28. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 14 Mayıs 2026 22:27
Okumak istediğim ama yıllarca ertelediğim Semerkant’ı sonunda okuma fırsatı bulabildim. Kitap dört bölümden oluşuyor ve kurgusu hiç de fena değil. Ömer Hayyam’ın yazdığı, rubailerinden oluşan el yazması bir kitabın peşine düşen Fransız kökenli bir Amerikalının 20. yüzyılda Doğu’da yaşadıkları oryantalist bir bakış açısıyla verilirken; 11. yüzyılda yaşayan (fakat aynı tarihlerde bir araya gelip gelmedikleri tarihsel olarak kesin olmayan) Hayyam, Nizamülmülk ve Hasan Sabbah’ın yaşamları da tarihsel bir perspektifle sunulmuş. Doğu’nun kayıp tarihinin peşine düşen bir ağıt olarak da değerlendirilebilecek bu tarihi romanı okumuş olmaktan keyif aldım. Tarihi romanları sevdiğim ve daha önce de Bartol’un Alamut Kalesi’ni okuduğum için karakterler yabancı gelmedi; ayrıca Hayyam ve Cihan’ın aşklarıyla romantize edilmiş bu yapıtla ilgili eleştirilerim de var elbette… Doğu’yu egzotik, gizemli ve gerici bir yer olarak yapılandıran oryantalist bakış açısının hâkim olduğu kitapta; Avrupa ve Rusya’nın İran üzerindeki siyasi emellerini gerçekleştirmek için her yola başvurduğu anlatılırken, Amerika’nın bir "demokrasi kahramanı" gibi sunulması, tek derdinin özgürlük mücadelesine destek olmak gibi gösterilmesi bana gülünç gelmenin de ötesinde trajik geldi. Özellikle gündemimizin İran-Amerika (İsrail) gerilimiyle meşgul olduğu, kirli çıkarların ayan beyan ortada bulunduğu bugünlerde; 20. yüzyılın başlarındaki o "genç demokrasi" Amerika’nın güzellenmesi ve bir kurtarıcı rolüyle sunulması tam anlamıyla manipülasyondur. Bu bağlamda, yapıtın bir romandan ziyade siyasi bir propaganda metnine yaklaştığını söylemek yanlış olmaz. Not: Hasan Sabbah ile ilgili kısımda, genel kanının aksine Sabbah’ın askerlerini afyonla uyuşturarak ya da onlara sahte cennet bahçeleri tasarlayarak emrine amade
SemerkantAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 202574,7bin okunma
Reklam
Reklam