10/10
·560 syf.··
Beğendi
·
2026 20. kitabı
·
36 saatte okudu
·
Okunma: 28 Şubat 2026 21:10
Hayran olduğum ilk şey, kitabın entelektüel doluluğu oldu. Bilmediğim bir çok şey öğrendim. Aslında fantastik gibi görünen bir roman ama alt metinde ciddi eleştirilerle dolu. Başarı kültürü, akademik hırs, rekabet ve ahlak bu sorgulamalardan bazıları. Sırf bilgi ve güç elde etmek için cehenneme gider miydiniz? Çok güzel bir kitap. Matematiksel terimlerin kullanılması da, alanım olduğu için, bana ayrı bir zevk yaşattı. Babil kitabını da okuyacağım.
Alıntı
KatabasisR. F. Kuang · İthaki Yayınları · 2025674 okunma
Unutamadıklarımdan
Puan vermedi·192 syf.··
2026 6. kitabı
Sol Ayağım yıllar önce okuduğum ama etkisini unutamadığım kitaplardan biri olmuştu. Christy Brown’un yaşam öyküsü beni o dönem oldukça etkilemişti. Doğuştan sahip olduğu fiziksel engellere rağmen hayata tutunma çabası kendini ifade etmek için verdiği mücadele ve vazgeçmemekteki kararlılığı uzun süre aklımda kalmıştı. Kitabı okurken zaman zaman çaresizliğini hissetmiş, zaman zaman da gösterdiği azme hayran kalmıştım. En çok da bunun bir kurgu değil, gerçek bir yaşam hikâyesi olması dikkatimi çekmişti. Yalnızca sol ayağını kullanarak kendine bir dünya kurabilmesi bana insanın sınırlarının sandığımız kadar dar olmadığını düşündürmüştü. Aradan yıllar geçmiş olmasına rağmen kitabın bende bıraktığı hissi hâlâ hatırlıyorum. Sol Ayağım benim için sadece bir yaşam öyküsü değil, aynı zamanda umut, sabır ve kararlılığın ne kadar güçlü olabileceğini gösteren kitaplardan biri olarak kalmıştı.
1000Kitap
Sol AyağımChristy Brown · Nemesis Kitap · 201795bin okunma
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Bu Bizden Değil...
6/10
·464 syf.··
2026 24. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 00:44
"Muhtemelen sen de Aynı şekilde ölecektin, Gerçekte olabileceğinin çeyreği bir adam olarak." Tüm kitabı bu cümle için okudum sanırım, bu cümleye kadar her şey çok 'sıradan'Dı. Bildiğimiz amerikan hayatı, ama bu kez vurdu kırdı değil, inceltmek isteyen, yontmak isteyen bir kitap. Kendi çürümüş toplumunun nasıl kurtarırız endişesini taşıyan düşünceyle yazılmış bir kitap gibi duruyordu. Sade dili, akıcı okuması kolay sayfaları vardı. Markus un en sevdiğim özelliği kelimeleri cümleleri bir insan gibi konuşturması, bu okuduğum ikinci kitabı oldu ama 'kitap hırsızı'nda daha yoğun olan bu yazın biçimini oldukça beğendim. Gelelim kitaba, spoiler değil ama içerik biraz nesebi genişlik arz etmesi, eğlence alemi içinde alkol, oyun, amaçsız gençlik, kısacası amerikan emperyalist düzeni içinde savrulan genç hayatların nasıl düzenleriz eviririz düşüncesiyle markus tarafından kaleme alınmış bir kitap. Amerikan filmlerinde empoze edilen kültürel 'iyilik(!)' formlarının bir senaryosu. Okunur mu? Okumaya Ara vermişseniz bire bir diyebilirim. Ama bir cümle için okuyacağınız kitaplardan birisi. O da bu incelemeye başladığım cümle. Tam da okuduğum zaman beni sarsan, yerimden kaldıran, silkinmemi sağlayan bir cümleydi. 16 gün önce canım babamı kaybettim, dünyanın boşluğu üzerine oldukça kafam karışıktı, idealist çalışmaya çalışan bir eğitimci olarak ayağım sürtüyordu son zamanlarda, ama bu cümle beni tekrar kalkmam gerektiğini hatırlattı.. Teşekkürler Markus.
Hiç Kimse Sıradan DeğildirMarkus Zusak · Martı Yayınları · 20206,3bin okunma
Canım Seher
10/10
·504 syf.·
2026 7. kitabı
Ev! Hani bazı romanlar vardır ya sizi alır hayat verdiği karakterin hayatına misafir eder. Onunla gezdirir. Evine konuk eder, arkadaşlarıyla tanıştırır. Gece vakti bir mutfak masasında sırlarını , acılarını dinlerken bulursunuz karakterin. Yormaz tam aksine daha fazla onunla olmak daha fazla okumak istersiniz… Tam böyle hissettiğim bir romandı. Seher’ in evini arayışına , acılarına , çocukluğuna , arkadaşlarına , yaşadıklarına yaşattıklarına yaşamak istediklerine Seher’ in hayatına misafir oldum. “ Ayağım acıyordu ama en çok acıyan yerim ayağım değildi. Ne var ki en çok acıyan yerlerden bahsetmek öyle kolay olmuyor” Ah Seher kalbin bu kadar acırken tüm ruhunla bedeninle bu acının hesabını kendine sorman neden ? Çocukken annesi tarafından terkedilmiş babası tarafından sahip çıkılmamış ve ömrü boyunca akarabaları tarafından ev ev gezdirilmiş bir çocuk, genç ve hala o evsizliği ile yanan yetişkin Seher.. “Ev dediğiniz dört duvar değil ki, orada sizi sevecek, saracak biri...” cümlesi ile kaç eviniz olduğunu ya da gerçekten evimiz olup olmadığını roman boyunca düşünüyorsunuz. Ogo ise onun yakın arkadaşı Seher ile Ogo İspanya’daki, Camino de Santiago’ya yürüyüşü ile başlıyor roman bu yürüyüş hristiyanların haccı olarak tanımlanıyor. Aslında bu yolculukta amaç bir şehirden diğerine varmak değil. Kişinin kendi iç dünyasına yaptığı yolculuk. Romanda da seherin çocukluğuna, evini arayışına , terapilerine yer vermiş Nermin Yıldırım. Ve bunu öyle güzel yapmış ki Seher’i , yolculukta karşılaştığı insanları ve onların hikayelerini topulumun içinden almış ve tüm çıplaklığıyla okuyucunun gözleri önüne sermiş.Yer yer güldüğüm, gözlerimin dolduğu. Nefesimi tuttuğum , hayal kırıklığı yaşadım , bol bol altını çizdiğim; Çok içten çok samimi çok derin çok sürükleyici bir kitaptı. Kesinlikle
EvNermin Yıldırım · Everest Yayınları · 20256,9bin okunma
Best Seller kitapları alırken iki kez düşünün
5/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2026 32. kitabı
İçimdeki Müzik, doğuştan ağır bir fiziksel engelle dünyaya gelen Melodi isimli bir kız çocuğunun duygu dünyasını, düşüncelerini ve hayata tutunma mücadelesini konu alan etkileyici bir romandır. Doğuştan serebral palsi nedeniyle konuşamayan ve hareket kabiliyeti oldukça sınırlı olan Melodi, çevresindeki insanların kendisi hakkındaki önyargılarıyla mücadele ederken, özel eğitim desteği sayesinde yazı yoluyla iletişim kurmayı öğrenir. Bu gelişme, onun hem eğitim hayatına katılmasını hem de iç dünyasını çevresindekilere ifade edebilmesini mümkün kılar. Farklılıklarına rağmen son derece zeki ve başarılı bir öğrenci olan Melodi, katıldığı bilgi yarışmasında okulu adına önemli bir rol üstlenir. Kitap boyunca Melodi’nin hayata bakışı, ailesinin ona yaklaşımı, arkadaşlarıyla ve öğretmenleriyle kurduğu ilişkiler üzerinden engelli bireylerin gündelik hayatta karşılaştıkları zorluklar ele alınır. Duygusal yönü güçlü olan eser, özellikle ortaokul düzeyindeki okurlar için empati duygusunu geliştirebilecek nitelikte bir anlatı sunmaktadır. Gelelim kitabın oluşturduğu etkiye ve yayımlanış sürecindeki başarısına. Eserin dünya çapında çok satan (48 New York Times Best Seller Ödülü Almış) kitaplar arasında yer alması, okuyucuda doğal olarak “Bu kitabı bu kadar özel kılan nedir?” sorusunu uyandırıyor. Zira kitap birçok best seller kitaplar gibi acıklı bir hikâye ile başlayıp okuyucu duygusal olarak yakalıyor, hatta kitap Atomik Alışkanlıklar ve sol ayağım kitabının ilk bölümüyle duygusal olarak nerdeyse aynı… Son yıllarda yayıncılık sektöründe duygusal etkisi yüksek, kolay okunan ve geniş kitlelere hitap eden eserlerin daha fazla öne çıkarıldığı görülmektedir. Bu sebeple çok satanlar listelerinde yer alan kitapları tercih ederken yalnızca popülerlik ölçütünü esas almak yerine, eserin
1000Kitap
İçimdeki MüzikSharon M. Draper · Timaş Genç Yayınları · 202139,9bin okunma
10/10
·312 syf.··
2026 10. kitabı
Normalde benim güvenli alanım soft romantik kitaplardır. Gerilim ve korku dalındaki filmleri dahi sevmem. Bu kitap, “gerilim” adı altında pazarlansa da ben açıkçası çok gerilmedim. Belki de gerilim kelimesine yüklediğim anlam kitap söz konusu olduğunda farklı bir karşılık buluyordur. O yüzden ilk “gerilim” kitabım. Şans vermek istedim ve şimdiye kadar bu alandan uzak durduğum için ÇOK PİŞMANIM. Not konusunda gönlü bol biri olduğum söylenebilir, bu kitaba 10/10 versem bile yeterli olmayacak bana yaşattığı duyguları ve şaşkınlığımı yansıtmak için. Normalde ortalamanın üstünde bir zekam olduğuna inanırdım ama bu kitabı okurken tam bir APTAL gibi hissettim. Siz de kendinizi çok zeki sanıyorsanız poponuzu yere indirmek için bu kitabı okuyun. Ve inanılmaz keyif almak için. xoxo Vera
Taş Kâğıt MakasAlice Feeney · Yabancı Yayınları · 20238,6bin okunma