Atatürk; İslam’ın temel kaynaklarını Türkçeye çevirtmekle kalmamış, bunları bastırarak geniş halk kitlelerine ulaştırılmasını da sağlamıştır. O, Türkiye’de bir bakıma dinsel aydınlanma başlatmıştır. İslam’ın temel kaynakları üzerinde yaptırdığı çalışmalarla Türk-İslam dünyasında uzun zamandır ihmal edilmiş bir konu üzerine eğilme ihtiyacı duymuştur.
Çok sayıda dinî kitap bastırarak, halkın kulaktan dolma, yanlış ve eksik İslam bilgilerini, kitabi bilgilerle düzeltip, din konusuna daha bilinçli yaklaşmasına çalışmıştır. 1924 yılından 1950 yılına kadar, 352.000 (üç yüz elli iki bin) takım dinî kitap bastırılmış ve bunlar Atatürk döneminden başlayarak yurdun en ücra köşesine kadar dağıtılmıştır.
Bu Kitapların Dağılımı Şöyledir:
1- 45.000 (kırk beş bin) adet Kur’an-ı Kerim tercüme ve tefsiri (on dokuzar cilt).
2- 60.000 adet Buhari Hadisleri tercüme ve izahı (on ikişer cilt).
3- 247.000 adet (iki yüz kırk yedi bin) din kültürü eserleri.
Bütün bu rakamlar, Atatürk döneminde Türkiye Cumhuriyeti’nin dine karşı kayıtsız kaldığını, “negatif” yaklaşımlar sergilediğini ileri sürenlere, anlamlı bir cevap niteliğindedir.
Atatürk Türkiye’sinin “dinsel aydınlanmayı” bu icraatlarını görmezlikten gelen zihniyet sahipleri, Osmanlı Devleti’nde 15. yüzyıldan itibaren basılan dinî eserlerin sayısını merak edip araştırma ihtiyacı duymuş olsalardı, genç Türkiye Cumhuriyeti’ni ve Atatürk’ü daha iyi anlayacaklar ve takdir edeceklerdi.
Osmanlı Devleti’nde, 1400 ila 1730 yılları arasında; yani yaklaşık 300 yıllık bir dönemde, telif olarak 14 tefsir, 48 fıkıh, 25 akaid ve kelam, 11 ahlak ve sadece 1 tane de hadisle ilgili, yani kısaca dinî içerikli olmak üzere toplam 99 eser yazılmıştı.
“Fünun-i Aliye” ibaresinden dinî nitelikli oldukları bilinen 30 ve sayıları