Mevsimlerden yaz, tarih 1980'lerin başı, lokasyon Kuzey İtalya. Tribünler tıklım tıklım, zemin romantizme son derece müsait. Adınla Çağır Beni, yaz döneminde Oliver adlı genç ve umut vaadeden bir akademisyenin, Pearlman ailesinin evinde geçirdiği altı haftayı ve bu altı hafta içinde Pearlman ailesinin oğlu olan Elio ile arasında filizlenen yüksek tempolu duyguları konu alıyor.
Konu alıyor almasına da, kitabın bunu anlatış tarzının beni çok yorduğunu söylemem lazım. Bunun iki nedeni var:
Birincisi karmakarışık diyalog paragrafları. Bunu en net biçimde örnek vererek anlatabilirim size. Buna istinaden kitabın 217. sayfasında yer alan bir bölüm paylaşmak istiyorum:
-Senin odandan bir şey aldım, dedi. Nedir? Hayatta tahmin edemezsin. Nedir?-
Bu, anlatmak istediğim durumun çok kısa bir örneği. Yan yana yazılan, farklı satırlara ayrılmayan, tırnak işaretinin asla kullanılmadığı diyalog bölümleri... bunlardan çok fazla var ve bir noktada hangi cümleyi kimin söylediğini tamamen unuttum.
Yukarıda verdiğim örneğin bir farklı versiyonu da kitabın içinde sık sık karşıma çıktı. Bunları da tırnak işaretleri kullanılan ancak karmaşıklık seviyesinde birinci örnekle yarışabilecek derecede olanlar, olarak adlandırabilirim. Örnek olarak kitabın 224. sayfasından bir bölümü paylaşmak istiyorum:
-"Bu bahar evleneceğim herhalde," dedi. Şaşkına dönmüştüm. "Ama hiçbir şey söylememiştin." "Ee, bu iş kesintili bir şekilde, iki yıldan fazladır vardı." "Bence harika bir haber bu," dedim.-
İlk örnekte olduğu gibi burada da ne bir satır ayrımı, ne bir paragraf ayrımı... Kimin ne dediği bir noktadan sonra asla anlaşılmıyor, cümlelerin sahipleri karışıyor. Kitabın tümü böyle karman çorman bölümlerle dolu.
Bir de yukarıdakilerin yanına çilek niyetine eklenecek ancak kimilerinin de hoşuna