Tahsiliniz bugün sona eriyor, değil mi? Ellerinize tutuşturulan diplomanın en büyük yalanı budur. Tahsiliniz bugün bitmiyor, bilâkis, bugün başlıyor. On altı, on yedi seneden beri size öğretilen şeylerin çoğu ihtisas bakımından lüzumsuzdur; bütün dünyada hâlâ yıkılmamış kötü bir öğretim sisteminin kurduğu an’aneye göre hafızalarınıza istif edilmiş, unutulmaktan başka hiç bir şansları olmayan ölü bilgilerdir. Zekânız bu kokmuş malûmat kadavralarını ne kadar çabuk atarsa, hürriyetine o kadar erken kavuşur. Mümkün olsaydı, size bugün diploma yerine bir hafıza müshili verir, ilmin bu molozlarını ruhunuzun bağırsaklarından, dışarıya çabuk defetmenize hizmet ederdim. Ellerinizdeki diploma, öğretim denilen ve yazık ki ilacı henüz keşfedilmemiş müzmin bir hastalığın raporudur.
Yeni Mecmua
20.06.1942
Peyami Safa
Kitap okumayanlara sitem eden kitap okurlar bence bazen dozu kaçırıyorlar. Bu sitem edenler belki de çok bilgili olduklarını, çok okuduklarını göze sokmak istiyorlar ve kendilerini okumayanlardan daha üstün saydıkları için sitem ediyorlardır. Kim bilir. (Sadece bir görüş.)
Ben film nasıl olursa olsun yarısında kapatan tiplerden değilimdir. Bir kitabı elime aldığımda, kitabı bitirmeden ölürüm belki diye ilk önce sonunu okurum. Acaba neler olacak diye merak ederek yaşayamam.
Örneğin, tesettürü demokratik hak diye savunmayı ele alalım. Bilimin şimdiki düzeyine göre, vücudu tamamen güneşten saklamak, biyokimyamızda belirli eksilmelere neden olarak sağlığımıza zarar verir. Kaldı ki, vücudumuzun bazı yerlerinin de havalanması gerekir. Üstelik tesettür dişiyi saklanması gereken bir mal düzeyine indirgeyerek, bireyin ötesinde, toplum yaşamına zarar verir. Özetle tesettür, insana ve topluma zararı faydasından fazla olan bir şeydir.