Ezgi

Ezgi
@aysezgi_
12 okur puanı
Nisan 2021 tarihinde katıldı
“Zamanı Durdurmanın Yolları” Üzerine Bir Değerlendirme
10/10
·320 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
İnsanı, insani duyguları ustalıkla işleyen bir yazar Matt Haig. Zamanı Durdurmanın Yolları’nı okuduğumda kalbimde 439 yıllık bir hüzün hissettim. Yaşanmışların ve yaşanmamışlıkların toplamı 439 koca yıl. Sadece anlatmak ile bunca yılın içinde olanı biteni hissettirerek anlatmak bambaşka şeyler ve yazar bu ikiliği ustaca harmanlayarak bizi insanî duygular içinde uçtan uca gezdiriyor; geçmişi, geleceği, zamanı, insanı, umudu, umutsuzluğu, korkuyu, cesareti, boşluk hissini, anlam arayışını, kendini kaybedişi, kendini buluşu, kendini bulurken ödenen bedelleri, kayıpları, acıları… Baş karakterimiz Tom Hazard, çok yavaş yaşlanan bir albadır. 15 senede bir yaş almaktadır. Toplumların gelişmişlik seviyesi düşünüldüğünde, bu geç yaşlanma durumu günümüzde gelişmiş plastik cerrahi yöntemlerle çok kolay saklanabilecekken 1500’lerde bir cadı avına çok kolay yem edilebilirdiniz. Bu açıdan bakılınca kurgu, tek seferlik yaşama şansı olan insan için cehaletin nelere mâl olabileceğini ustalıkla yansıtmaktadır. Herkesin ölümsüzlük aradığı çağımızda bu durum,Tom’un eşi Rose’un da söylediği gibi, bizi zamanın merhametine bırakmaktadır. “Ama hepimiz zamanın merhametine kalmışız. (S135)” “Sonsuzluk, demiş Emily Dickinson, şimdilerden oluşur. Peki, insan yaşadığı anda olmayı nasıl başarabilir? Öteki şimdilerin hayaletlerinin araya girmesini nasıl önler? Kısacası, nasıl yaşayabilir? (S18)” Kitabı bitirdiğimizde bu sorunun cevabı sanki hep bizde varmış gibi bir içgüdü geliştiriyoruz. Tıpkı albaların yüzyıllar boyu yaşadıktan sonra geçmiş ve geleceği aynı anda görebilmesi gibi artık biz okurlar da zamana karşı aynı kalamayız; kalamıyoruz da. Zaman bizim için de birden romandaki canlı dokusuna kavuşuyor ve her şey bir bütün olarak gözükmeye başlıyor. Her bir anın her bir insanın birbirine olan
İnsan ve Hayat
Zamanı Durdurmanın YollarıMatt Haig · Domingo Yayınevi · 202215,1bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
7/10
·216 syf.··
2021 7. kitabı
·
30 günde okudu
·
Okunma: 30 Ağustos 2021 12:11
1915 yılında tefrika olarak yayınlanmaya başlayıp 1979 yılında kitap haline getirilen bu eser feminist ve ekofeminist ütopyanın ilk örneklerindendir. Ataerkil bir toplumdan bu ülkeye keşfe gelen Van, Terry ve Jeff’in bu ülkede geçirdikleri süre boyunca ön yargılarının kırılışı ve fikirlerinin değişimi, kadınlara atfedilen kalıp yargıların sorgulanması incelikle işlenmiştir. Özellikle ataerkilliğin kabul gördüğü bir dünya düzeninde cinsiyetsiz bir toplumun ve bu toplumda kurulabilecek en işlek düzenin kuruluşu, toplumdaki birlik duygusunun aktarılışı, her şeyin pragmatist bir bakışla yapılması son derece başarılı aktarılmıştır. Kurgu olarak birkaç noktada zayıflıklar olsa da dönemi için cesur ve başyapıt olan bir eserdir.
Ütopya
Kadınlar ÜlkesiCharlotte Perkins Gilman · İthaki Yayınları · 201819,7bin okunma
Hayattaki Anlam Arayışı: Mutluluk
9/10
·392 syf.··
Beğendi
·
2021 4. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 30 Mart 2021 01:00
“Mutluluk” romanı ile Livaneli, 2007’de, her yıl İngilizce kitaplara verilen Barnes and Noble ödülünü alan ilk yabancı yazar olmuştur. İçeriğinde, Türkiye’de kadın olmak, töre, tecavüz, farklı kültürler, üst sınıfların yüzeyselliği, ölüm korkusu, kimlik bunalımı, farklı sınıflarda cinsiyet kültürü, milliyetçilik, hayatta anlam arayışı gibi birçok konuya ustalıkla değinilmiştir. Özellikle yukarıda saydığım tüm bu konuların etrafında kurgulanan kişisel mutluluk ve hayattaki anlam arayışı, bireyin kendini arama ve bulma yolculuğunu çok güzel tasvir etmektedir. Sürükleyici anlatımı ile hayattaki mutluluk ve anlam anlayışını sorgulatan bir eser olarak okuyucusunu düşündürecek niteliktedir. Okumanızı kesinlikle tavsiye ederim.
İnsan ve Toplum
MutlulukZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 202043,6bin okunma
Hafızasını Yitirmiş Bir Dünya: Fahrenheit 451
10/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2021 3. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 30 Mart 2021 00:05
Distopya edebiyatı içerisinde sayılan Fahrenheit 451 spekülatif bir kurgudur. Bir “Bu böyle sürerse...” öyküsüdür. Ray Bradbury, 1950’lerde 2. Dünya Savaşı sonrası dünyada Birleşik Devletler’deki siyaset hayatının çok zor bir dönemden geçtiği bir çağda, toplumdaki değişimleri, baskıyı ve teknolojik gelişmelerin insanlar üzerindeki olumsuz etkisini görüp tüm bu karmaşa, kaos, baskı ve teknolojik değişimlerin ortasında “Bu böyle sürerse... artık kimse kitap okumayacak,” diye düşünür ve böylece Fahrenheit 451’in yolculuğu başlar. İlk olarak “Yaya” isimli bir öykü yazar. Zamanla bu öyküsü Bradbury’nin kurmaya çalıştığı dünyanın bir parçası olur. “Yaya” zamanla “İtfaiyeci” adlı bir romana dönüşür. Yazarın içinde bulunduğu dönem, siyasal olarak o kadar çalkantılıdır ki yazar, içindeki öfkeye sadık kalıp olabildiğince kendi olarak ne düşündüğünü keşfedip onu görmek ister. Bu sebeple yazmaya devam eder ve “İtfaiyeci” ters köşe bir mantıkla Fahrenheit 451’e dönüşür. “Ya şöyle olsa... itfaiyeciler evleri kurtarmak yerine onları yaksa?” ve “Keşke... kitaplar kurtarılabilse” diye düşünerek konunun kilit noktalarını oluşturur. Artık karşımızda evleri ve kitapları kurtarmak yerine onları yakan bir sistem vardır. Aydınlanma karşıtı bir sistem, adeta orta çağa dönüş niteliğinde... Bu sistemin karşısında durmaya çalışan herkesin zamanla yok olduğu hafızasız ve acınası bir yalanlar dünyasında, kendi içsel uyanışını yaşayan bir itfaiyecinin hayatındaki değişimi baz alan bir süreçtir Fahrenheit 451. Nitekim “Ölülerin arasından geri geldin, hoş geldin.” cümlesi, bu aydınlanmanın sancılı ve dehşetli sürecini bizlere yansıtmaktadır. Peki kitabın adı neden Fahrenheit 451’dir? Çünkü kitabını adlandırmak için uğraşırken yazarın aklına Los Angeles itfaiye teşkilatını arayıp bir kağıdın yanma
Distopya
Fahrenheit 451Ray Bradbury · İthaki Yayınları · 2022108,2bin okunma
Ruh-Beden-Eylem Üçgeninde Dorian Gray’in Portresi
Puan vermedi·279 syf.··
Beğendi
·
2021 2. kitabı
·
36 günde okudu
·
Okunma: 25 Ocak 2021 16:02
Dorian Gray’in Portresi “Tanımlamak, sınırlamaktır.” diye kitaptan bir alıntı ile başlamak istiyorum. Kesinlikle okunması gereken bir eser. Her ne kadar bu eseri tanımlayıp sınırlamak istemesem de üzerine konuşulması gereken o kadar çok konuya değiniyor ki; özellikle insan ruhuna... İçerikte bulacaklarınız: İnsanın güzellik uğruna ruhunu şeytana satması (Goethe’nin “Faust”u ile benzer yanları vardır) ve bunun insandaki narsizmi nasıl yansıttığı, annesizlik temasının çocuğun kişiliğinin evrimine etkileri, ruh-duygu-eylem üçgeni, görünenin ardındaki görünmeyen derin taraflar, kişinin içindeki ahlaki yozlaşmanın yarattığı kısır döngü, gençlik arzuları (id) ile toplumsal ahlak (süperego) arasındaki çatışma. Vakit kaybetmeden okumanızı, ardından da narsizm ile olan ilişkisini araştıran makalelere göz atmanızı tavsiye ederim.
Roman
Dorian Gray'in PortresiOscar Wilde · Can Yayınları · 201899bin okunma