Çinli iş insanlarının bir anda Avrupa kulüplerine milyar dolarlar akıtmasının arkasında, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in 2015 yılında ilan ettiği "Çin'i 2050'ye kadar dünya futbol süper gücü yapma" vizyonu vardı. Çin’deki milyarderler, Pekin yönetiminin gözüne girmek, siyasi elitlerle bağlarını güçlendirmek ve devlet destekli kredilerden yararlanmak için sırayla Avrupa kulüplerini satın almaya başladılar.
Zhang Jindong (Suning Group): Çin'in en büyük perakende devlerinden biriydi. 2016 yılında İtalyan devi Inter Milan’ın %70 hissesini satın aldı ve kulübü Serie A şampiyonluğuna kadar taşıdı.
Wang Jianlin (Wanda Group): Dönemin en zengin Çinlilerinden olan bu gayrimenkul baronu, Atlético Madrid’in %20 hissesini aldı (Hatta Atletico'nun eski stadyumunun adı Wanda Metropolitano idi).
Guo Guangchang (Fosun International): 2016'da İngiliz Wolverhampton Wanderers (Wolves) kulübünü satın aldı ve ünlü menajer Jorge Mendes ile ortaklık kurarak kulübü Premier League'in köklü ekiplerinden biri haline getirdi.
Diğerleri: AC Milan bir dönem Çinli konsorsiyumlara satıldı. İngiltere'de Aston Villa, West Bromwich Albion, Southampton ve Reading gibi kulüplerin çoğunluk hisseleri Çinli milyarderlerin eline geçti.
Rus oligarklar paralarını Putin’den kaçırmak için Batı’ya yatırıyordu; Çinli milyarderler ise tam tersine, Pekin ne derse onu yapmak zorundaydı. 2017'nin sonunda Çin Komünist Partisi rüzgarı tersine döndürdü. Hükümet, bu devasa yatırımları "mantıksız sermaye kaçışı" ve "kültürel olarak Çin'e fayda sağlamayan lüks harcamalar" olarak nitelendirdi.
Pekin yönetimi, Çin dışına para çıkarılmasını aniden yasakladı ve bu milyarderlerin kredi musluklarını kıstı. Sonuç tam bir çöküş oldu. Suning Group, Çin'deki ekonomik baskılar ve borçlar nedeniyle Inter'e nakit akışı sağlayamaz hale