Kadraj mastürbasyonunda; her beğeni bir azize gibi ilgi görür. Modern ve postmodern homolikeus’u olan fordist bir tutumla “üretkenlik” adı altında kendi ifşalamayı bir özgürlük ve hürriyet hüviyetine büründürerek “anlam ve mana” açısından acziyet ve zaafiyet içeren çağı beğeni dürtüsü ve güdüsü etrafında şekillendirmeyi kendi öz kimliği savına tutunur. Çünkü birey elinde teknolojinin sunmuş olduğu hız, iletişim, anda kalmak gibi kavram ve yanıtlamalarını bedensel ve biyolojik sonu olan ölümün ötesine sanallıkla geçmeye çalışır. Ve bu sanallığın sunduğu ritüeller, ayinler ve mitik olgular bir inanç misali bireyin ruhuna işlediğinde her davranış ve eylem ahlaksızlığı barındırsa dahi meşru görülebilecek yan taşır. Çünkü kodların yasalar karşında gerçelliği ve sorumluluğu tek bir “delete” tuşuna mahkumdur. Kısacası insan hala Platon’un mağara alegorisindeki zincire vurulmuş bir biçimde güneşin duvarda yansıttığı yanılsamayı hakikat sanmaktadır!