Puan vermedi·416 syf.··
2026 8. kitabı
·
33 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 15:04
Kalabalıkların içinde yalnız kalmak değil, kendi içindeki 'Azize'yi bulmak... Film tadında , bitti ama aklım hala kitapta...Bittikten sonra ne güzeldi yaa dediğim uzaklara daldığım canım kitap... Elif Veske
AzizeElif Veske · Timaş Yayınları · 202663 okunma
10/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2026 181. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 03:22
"FERDENGEÇTİ ÇİÇEKLERİ" "Ferdengeçti çiçeği rüzgârda salınan eteklerindeki mor haleleri görebilmek için başını eğmek istedi. Ama alt tarafı bir çiçekti. Yapamadı. Eteklerindeki renkleri göremiyorsan, çiçek olmanın ne anlamı var?" Babam hiç bana vurmadı ama her vuruşunda kanayan bir yara gibiydi ruhum. Çocukluk yıllarında en güvende olmamız gereken yerdir ailemiz. Ama ya güvende hissettiğimiz liman, fırtınanın merkeziyse? Küçükken tanık olduğumuz ya da hedefi olduğumuz baba şiddeti, sandığımızdan çok daha derin yaralar bırakıyor. Peki, bu yaralar üzerine kalın yorganlar çekip "hiç yaşanmamış" gibi devam mı ediyor hayat? Sanmıyorum. Küçük bir kız çocuğu için babası, ilk kahraman, ilk koruyucu, ilk erkek ve ilk sınırları koyan figürdür. Onun sevgisi, güveni, sınırları hepsi bir dünya kurar o çocuğun zihninde. Ama baba şiddet varsa, bu dünya sarsılır. Ve o çocuk büyüdüğünde, o sarsıntı izleriyle hayata devam eder. Aile içi şiddet denilince akla pek çok başlık gelir ama yazar, belki de en çok göz ardı edileni, en çok "mahrem" sayılanı ele alıyor: Baba şiddeti ve babanın işlevi. Ne yazık ki toplumumuzda "baba" denildiğinde akla ilk gelen güç, otorite ve disiplin oluyor. Peki ya şefkat, güven, koruma ve sevgi? Eserde bu eksik kalan parçaya odaklanıyoruz. Ve bunu yaparken de yalnızca kuru bilgilerle değil; bilimsel verilerin ve yapılan araştırmaların ışığında hazırlanmış. Gerçek hayattan izler taşıyan kurgusal hikâyelerle, kadınların kalplerinde o günlerden kalan izleri de gördüğümüz dört hikâye; baba şiddetine uğrayan kadınlarla yapılan görüşmeler neticesinde şekillenmiş ve tamamen kurgusaldır. Ama bu kurgusallık, onları etkisiz kılmıyor. Aksine, her bir hikâye o kadar gerçekçi ve samimi ki, okurken "Bu benim komşum, bu benim arkadaşım, belki bu benim" demeden edemiyoruz.
Edebiyat
Ferdengeçti Çiçekleri - Baba Şiddeti ve SonrasıAzize Nilgün Canel · Pinhan Yayıncılık · 095 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
10/10
·344 syf.··
Beğendi
·
2026 80. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 17:55
Kitabın en özel yanlarından biri,Türkan Saylan’ın ölümüne yakın bir zamanda bizzat Ayşe Kulin’i çağırarak bu kitabı yazmasını vasiyet etmesidir.Kulin,bu vasiyete sadık kalarak,elimizdeki kuru bir biyografi değil; mektuplarla,iç döküşlerle zenginleşmiş, adeta Türkan Hanım'la karşılıklı dertleşiyormuş hissi veren çok güçlü bir edebi eser çıkarmış.Ayşe Kulin, kronolojik bir hayat hikayesi anlatmak yerine anlatımı mektuplarla zenginleştiriyor. Türkan Saylan’ın ortaokul yıllarından beri en yakın dostu olan Gökşin ile yazışmaları, okuyucuya onun en yalın,en maskesiz ve insani halini gösteriyor.Yazarın dili son derece sade, akıcı ve ajitasyondan uzak. Kulin,Türkan Saylan’ı hatasız bir azize gibi kutsallaştırmak yerine;hayal kırıklıkları, evliliklerindeki sancılar,bir anne olarak duyduğu özlemler ve içsel yalnızlıklarıyla, yani tüm kırılganlıklarıyla etten kemikten bir insan olarak resmediyor.Bu da karakterle kurduğumuz bağı çok daha güçlü kılıyor.Kitabın en çarpıcı bölümlerinden biri,Türkan Saylan’ın toplum dışına itilmiş,adeta ölüme terk edilmiş cüzzam hastaları için verdiği mücadeledir.Dönemin Türkiye'sinde kimsenin dokunmaya bile cesaret edemediği bu insanlara sadece tıbbi değil,muazzam bir insani şefkatle yaklaşmıştır.Anadolu'yu köy köy gezerek önyargı duvarlarını yıkışını okurken,bir hekimin ideallerine nasıl âşık olabileceğine şahit oluyoruz.
TürkanAyşe Kulin · Everest Yayınları · 20186bin okunma
Puan vermedi·48 syf.··
2026 25. kitabı
Görünmeyen Döngü serisinin yayınlanmış ilk kitabı: Milerapa. Seri birbirinden bağımsız 8 kitaptan oluşmakla birlikte, kitaplar "anlam arayışı" temasıyla birbirine bağlanır. Genel olarak arayışların başlangıç noktası yas, ölüm, kötülük gibi olumsuz bir yaşanmışlıktır. Farklı karakterlerin, aydınlanma ve anlama kavuşma serüveninde yollarının kesişmesi de döngünün ortak bir özelliği. Kitabımız gerçek bir karakter üzerine inşa edilmiş kurgu öykü. Milarepa 1100'lerde yaşamış Tibetli ünlü budist ve şair olarak tarihin sayfalarına yerini almış biri. Yaşadığı kötülükler kendisini de kötü biri yapmış, kara büyü öğrenerek kendisine kötülük yapan akrabalarından intikam almıştır. Kötülüğün ağırlığını taşıyamadığı için Ustası Marpa'nın zorlu eğitimlerinden geçerek herşeyi geride bırakmış bir azize dönüşür. Öykümüze dönecek olursak, herşey Milarepa ve amcası Svastika'dan yüzyıllar sonra yaşayan Simon'un rüyalarıyla başlıyor. Sürekli olarak aynı rüyayı gören Simon, intikam alma isteğiyle dağlarda dolaştığını ve Milarepayı arayan Svastika olduğunu görür, yani onun reenkarnasyon ile yeniden dünyaya gelmiş hali olduğunu farkeder. Yüzlerce yıldır devam eden bu intikam ve nefret duygusunu bitirmek ve ruhları huzura kavuşturmak için onların öyküsünü yeniden anlatması gerektirğini anlar. Nefretten, herşeye sahip olma hırsından başlayan yolculuğun hiçlikle, kötülüğün ağırlığıyla yaşanan sıkıntının huzurun hafifliğiyle son bulduğu bir döngü öyküsüydü. Yazarın kalemini beğeniyorum, kitabı okurken başlarda bir huzursuzluk hali geldi bana bunu da yazarın ustalığına bağlıyorum.
MilarepaEric Emmanuel Schmitt · Doğan Kitap · 2026360 okunma
Puan vermedi·284 syf.··
2026 10. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 16:20
Zeynonun oğlu kitabından önce okunması gereken eser.Romantik ilişkilerin bol olduğu , akıcı bir roman .Her karakterin kendince kusurları var .Özellikle Azize tam bir Barbie bebek .Hayatının iplerini en baştan eline alması gerekirdi .Zeyno bana gerçek hayattaki şanslı ama itici karakterleri hatırlattı.Hasan ise başlı başına bir sıkıntı .Bencil ve küstah .Saffet karakteri de umarım hikayenin sonunda mutlu olacağı bir hayata sahip olmuştur .
Kalp AğrısıHalide Edib Adıvar · Özgür Yayınları · 20003,087 okunma
Puan vermedi·116 syf.··
2026 21. kitabı
Judith, Alman oyun yazarı Friedrich Hebbel'in 1840 tarihli tragedyası. Oyunda özet olarak Holofernes katı ve zalim bir fatih olarak Bethulia şehrini ele geçirmek üzeredir. Şehir teslim olmaz ancak açlık ve susuzlukla sınanmaktadır. Halkın kahramanı rolünü üstlenmeleri gereken erkekleri de bir şey yapamaz, şehir perişan haldedir. Judith ise şehrini kurtarmak adına Holofernes'i öldürmek için yola çıkar. Planı Holofernes'in huzuruna çıkınca onu öldürmektir. Bu yolda çeşitli oyunlar çevirir. Judit, Holofernes'in çadırına girdiğinde bu toksik maskülenliğin karşısında sadece nefret değil, cinsel bir çekim de hisseder. Ancak Holofernes tarafından tecavüze uğradığında artık bu mesele kişisel bir hesaplaşmaya dönüşür ve Holofernes uyurken onun kafasını keser, ardından elinde Holofernes'in başıyla ülkesine döner. Judith, Eski Ahit'ten bir metindir. Eski Ahit'te Judith halkını (Bethulia şehrini) Asur komutanı Holofernes’in zulmünden kurtarmak için Tanrı’nın bir enstrümanı olarak hareket eden, kusursuz, dindar ve vatansever bir figürdür. Hebbel ise bu "kusursuz azize" imajını yıkar, Hebbel'in Judith'i toplumsal cinsiyet rolleri ve kendi cinselliğiyle çatışma halindedir. Böylelikle Hebbel kadını pasif bir kurtarıcı veya ilahi bir araç olmaktan çıkarıp, kendi arzuları ve psikolojisi olan gri bir özneye dönüştürür. Dönemsel olarak bakıldığında da 19. yüzyılın ilk yarısında Alman toplumlarda kadının yeri küche, kirsche, kinder (mutfak, kilise, çocuk) formülüyle sınırlı, kadının varoluşu da aile, ev işleri, annelik ve eş olma rolü ile sınırlandırılmıştı. O dönemde kaleme alınan çoğu eserde kadın ya korunmaya muhtaç, saf ve itaatkar "melek(!)" veya tehlikeli ve günahkar "cadı(!)" olarak iki uç noktada karakterize ediliyordu. O dönemin kadın kahramanları genellikle kurban rolündeydi.
JudithChristian Friedrich Hebbel · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2019267 okunma